Diyarbakır'da ‘çocuk istismarı'na karşı kitlesel yürüyüş
15:25
JINHA
AMED – Diyarbakır’da DÖKH üyesi yüzlerce kadın ‘çocuk istismarlarına’ karşı kitlesel yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından kadınlar adına konuşan DİKASUM çalışanı Hülya Değirmenci, "Tanık olduğumuz tecavüzlere karşı sessiz kalmak, insanlığa karşı hesap veremeyeceğimiz sonuçları doğuracaktır. Kentimizdeki herkesi, tacize, tecavüze uğrayan çocukları değil, tecavüzcü erkekleri teşhir etmeye çağırıyoruz” dedi.
Diyarbakır DÖKH bileşenleri, Diyarbakır’da yaşları 4, 6 ve 9 olarak değişen 3 kardeşe aralarında polis memurlarının da bulunduğu şahıslar tarafından cinsel istismarda bulunulduğu gerekçesiyle yürüyüş düzenledi. Ofis AZC Plaza önünden Koşuyolu Parkı Yaşam Hakları Anıtı önüne kadar gerçekleştirilen yürüyüşe DÖKH üyeleri, KESK, Belediye Kadın Birimi, Barış Anneleri Meclisi, SES, BDP Kent Meclisi, Pir Sultan Abdal Derneği, DTK, Hebun LGBT ile çok sayıda kadın katıldı. Çok sayıda kadının siyah giyindiği yürüyüşte, kadınlar yanlarında getirdikleri düdüklerle tacizleri protesto etti. Ayrıca zılgıtlar ve ıslıklarla kadınlar çocuk istismarına karşı tepkilerini gösterdi. “Susmadık susmayacağız tecavüze sessiz kalmayacağız” pankartının taşındığı yürüyüşte, “Çocuk gelin yoktur çocuk tecavüzü vardır”, “Devlet destêxwe zarokême bikşîne”, “Tecavüzcü inkarcı asimilasyoncu devlet Kürdistan’dan defol”, “Geleceğimizi karartmayalım”, “Roboskili çocuklar bayram değil adalet istiyor”, “Çocuklar yarınlarımızdır”, “Çocuk katilleri yargılansın”, “Tecavüze çocuk istismarına karşı yürüyoruz”, “Tecavüzcü polis Kürdistan’dan defol”, “TMK mağduru çocuklar özgür bırakılsın”, “Toprağımdan benden çocuğumdan uzak dur”, “Bedenime dokunma” dövizleri taşındı.
‘Tecavüze sessiz kalmak ortak olmaktır’
Kadınlar yürüyüşte “Çocuklara uzanan eller kırılsın”, “Tacizci erkek koruyan devlet”, “Polis lojmanı tecavüz yuvası”, “Zarokême jiyana meye”, “Çocuklara uzanan eller kırılsın”, “Tecavüze susman ortak olmaktır”, “Bizlere değil tecavüze barikat”, “3 çocuk isteme olana sahip çık”, “Erkek vuruyor devlet koruyor”, “Tecavüzcü devlet hesap verecek”, “Devlet bayramını al başına çal”, “Kürdistan faşizme mezar olacak” sloganlarıyla çocuk istismarına ve çocuk katliamlarına olan öfkesini dile getirdi. Polisin kitlenin yürüyüşünü “insanlar rahatsız ediliyor” gerekçesiyle önlemeye çalışması üzerine Selis Kadın Danışmanlık Merkezi aktivisti Elif Kaya, istismara uğrayan 3 küçük çocuk şahsında tüm Kürt çocuklarına uygulanan taciz ve tecavüz politikalara tepki göstermek için yürüyüşte direneceklerini ifade ederek, “Bugün burada tepkimizi göstermezsek bu olayların önüne geçemeyeceğiz. Tecavüze sessiz kalmak ortak olmaktır sesimizi yükseltelim” şeklinde konuştu.
‘Her 5 çocuktan biri cinsel istismara uğruyor’
Ardından kitle polisin tüm müdahalelerine rağmen direnerek kendi istedikleri güzergâhta yürüyüşlerine devam etti. Sık sık polisin sabote etmesiyle yaşanan gerginliklere rağmen kadınlar basın açıklamasını yapmak üzere Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önüne ulaştı. Basının da yoğun ilgi gösterdiği açıklamada kadınlar adına konuşan DİKASUM çalışanı Hülya Değirmenci, “Türkiye’de her 5 çocuktan biri cinsel istismara uğruyor. Kars’ta Mert’in cinsel istismara uğradıktan sonra vahşice katledilmesinin ardından arka arkaya cinsel istismar olayları kamuoyuna yansıyor. Son olarak Diyarbakır’da 7 yaşındaki bir çocuğun cinsel istismara uğradığı olayın ardından içerisinde polis memurlarının da olduğu belirtilen bir başka olay daha ortaya çıkmıştır” dedi.
‘Soruşturmaya takipsizlik kararı verilmiştir’
Diyarbakır’da yaşları 4, 6, 9 olarak değişen 3 kardeşin aralarında polis memurlarının da bulunduğu şahıslar tarafından cinsel istismara uğradığına dikkat çeken Hülya, “9 yaşındaki çocuk savcılıktaki ifadesinde, polis memuru M.A’nın kendisi ve diğer kardeşine sıvı bir şeyler içirdiğini ve daha sonra ellerini kollarını koli bandı ile bantlayıp kendilerine cinsel istismarda bulunduğunu öne sürdü. Çocuğun ifadesinde bu olayın yaklaşık 13 ay boyunca devam ettiği belirtilmiştir” ifadelerinde bulundu. Sosyal medya üzerinden İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya ulaştırılan mesajla birlikte açılan soruşturmanın üzerinden 10 ay geçmesine rağmen herhangi bir ilerleme sağlanamadığına işaret eden Hülya, “Soruşturmaya takipsizlik kararı verilmiştir. Soruşturma sürecinde ve sonrasında çocuklara herhangi bir destek sunulmamıştır” şeklinde konuştu.
‘Çocukları değil tecavüzcü erkekleri teşhir edelim’
Taciz ve tecavüz kültürünün büyük bir tehlike olarak çocukları beklediğini ve sayısını bilinmeyen nice çocuğun sistematik bir şekilde cinsel istismara uğradığını ve bunu kimseye anlatamadığını sözlerine ekleyen Hülya, “Sadece yaşadığımız coğrafyada değil, Türkiye’nin her yerinde, tecavüzcüler elini kolunu sallaya sallaya gezmektedir” dedi. Geçen yıl 23 Nisan törenlerinden sonra Öğretmen Sabır Ceyhan isimli şahsın okulundaki bir öğrencisine cinsel istismarda bulunduğu davanın bir yıldır karara bağlanmadığını dile getiren Hülya, “Tanık olduğumuz tecavüzlere karşı sessiz kalmak, insanlığa karşı hesap veremeyeceğimiz sonuçları doğuracaktır. Kentimizdeki herkesi, tacize, tecavüze uğrayan çocukları değil, tecavüzcü erkekleri teşhir etmeye çağırıyoruz” vurgusunu yaptı. Hülya son olarak, tecavüz kültürünün bir diğer mağduru olan eş ve çocuklarının uğradığı tahribatların giderilmesi için tüm kurumları ve toplumu duyarlı olmaya çağırdıklarını ifade ederek, “Çocuklar uyurken sessiz olunur, ölürken veya tecavüze uğrarken değil” şeklinde belirtti.
(ekip/mg)

