Kimlik tespiti adı altında fişleme!
09:00
Bêrîtan ELYAKUT/ JINHA
AMED- Yıllar önce gördüğü işkenceler nedeniyle ciddi sağlık problemleri yaşayan 65 yaşındaki Makbule Özbek, rahatsızlığı nedeniyle gittiği özel bir hastanede “Kimlik tespiti” nedeniyle alınan parmak izinin ardından gözaltına alınarak, tutuklandı. Kimlik tespiti adı altında insanların fişlendiğine dikkat çeken Makbule Özbek’in eşi Rıfat Özbek, “Parmak izi alma uygulamasının devletin güdümünde işlediğini dün net bir şekilde gördük. Çünkü hastaneden çıktık eve geldiğimiz gibi polisler apartmanın etrafını ablukaya almıştı. Makbule'yi o hasta haliyle elimizden apar topar alıp götürdüler” dedi.
Diyarbakır'ın Bağlar semtinde oturan 65 yaşındaki Makbule Özbek, Dağkapı'da bulunan özel bir hastaneye tedavi amaçlı gittiği sırada hastanede alınan parmak izinin ardından gözaltına alındı. Eşinin tutuklanmasına ilişkin konuşan Makbule Özbek'in eşi Rıfat Özbek eşi Makbule'nin 4 seneden bu yana ciddi rahatsızlıkları olduğunu belirterek, "Eşim nüfusta 65 yaşında gözükse de gerçekte 70 yaşındadır. Şeker hastalığından kaynaklı gözlerinden tedavi görüyor, aynı şekilde yaşadığı işkenceler nedeniyle böbrekleri büyük hasar gördü” dedi.
'Çocuklarının akıbetini öğrenmesi suç sayıldı'
Rıfat, 1993-1994 yılları arasında iki çocuklarının PKK'ye katıldığını ve eşi Makbule’nin çocuklarıyla ilgili haber alabilmek için bazı girişimlerde bulunduğu ve bu nedenle hakkında “Örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla ceza verildiğini söyledi. Eşin Makbule’nin suçlamayı kabul etmediğini belirten Rıfat, "Eşim her ne kadar üzerine atılı bulunan suçlamaları kabul etmese de, çocuklarımızın akıbetini öğrenmek için gittiğini söylese de bir anlam ifade etmedi. Gözaltında tutuldu Bismil’de işkencelere maruz kaldı" dedi. Eşi Makbule'nin “Örgüte üye olmak” iddiasıyla 2,5 yıl ceza aldığını ifade eden Rıfat, "Makbule üzerine atılı suçu hiçbir şekilde kabul etmedi. Gördüğü ağır işkencelere rağmen ifadesi değişmedi ve 2,5 yılın ardından serbest bırakıldı. Ancak bu defa da ‘Örgüte yardım ve yataklık etmek” suçlamasıyla hüküm giydi” diye konuştu.
'Eşim ciddi rahatsızlıklarla baş ediyor'
Rıfat, "Eşim Makbule 60 yaşından sonra bir süre tutuksuz olarak dışarıda kaldı. Ancak yerel mahkeme tekrardan davayı bozup örgüt üyeliğinden ceza verdi. 2012 yılında Yargıtay cezayı onayladı" sözlerini ifade etti. Eşi Makbule'nin 4 seneden bu yana ciddi rahatsızlıklarla baş ettiğine dikkat çeken Rıfat, "Eşim nüfusta 65 yaşında gözükse de gerçekte 70 yaşında bir annedir. Şeker hastalığından kaynaklı gözlerinden tedavi görüyor, aynı şekilde yaşadığı işkenceler nedeniyle böbrekleri büyük hasar gördüğünden tedavisi zor ve zahmetlidir" şeklinde konuştu.
'Kimlik tespiti adı altında fişleme'
22 Nisan tarihinde rahatsızlığı nedeniyle hastaneye eşi Makbule’ye hastaneye götürdüklerini bu sırada hastane görevlisinin “Parmak izi almamız gerekiyor” dediğini aktardı. Alınan parmak izinin ardından eşinin gözaltına alınarak, tutuklandığına işaret eden Rıfat, "Hastane yetkilileri kanunsuz bir şekilde parmak izi tespiti yapıyorlar. Bu durum insanları bir nevi fişleme yöntemidir, devletin yanlış bir uygulamasıdır" dedi. Rıfat, halkın vatandaşların tedavisine bu yöntemle ket vurulmak istediğine dikkat çekerek, "Hastaneler her şeyden önce karşısındaki hastanın siyasi kimliğine bakmaksızın onu tedavi etmek zorundadır. Bu parmak izi alma uygulaması tamamen devletin güdümünde işlediğini dün net bir şekilde gördük. Çünkü hastaneden çıktık eve geldiğimiz gibi polisler apartmanın etrafını ablukaya almıştı. Makbule'yi o hasta haliyle elimizden apar topar alıp götürdüler" ifadelerini kullandı.
'Hastalara göz yummak insanlık suçudur'
Rıfat son olarak, Türkiye'deki tüm hasta tutsakların bir an önce bırakılması gerektiğini, yaşamlarını bir nebzede olsa kendi ailelerinin yanında tedavi görmelerinin gerekliliğine vurgu yaparak,"Bir vatandaş olarak tüm hasta tutsakların bir an önce bırakılmasını talep ediyoruz. Başbakan, Cumhurbaşkanı ve TBMM bu duruma artık göz yummamalıdır. Bu duruma göz yumması demek insanlık suçu işlemek demektir" dedi.
(be-my/mg)

