'Tecavüz kültürünün tek suçlusu erkek zihniyetidir!'
09:05
Gülşen Koçuk / JINHA
AMED - Son günlerde özellikle çocuklara dönük cinsel istismar olaylarına ilişkin konuşan LGBTİ aktivisti Ümit Manay, tecavüz kültürünün erkek zihniyetinden geldiğini ve bu kültürün devlet ile iktidar olgusundan beslendiğini dile getirdi. Ümit, ayrıca hak ihlalleri karşısında sessiz kalmanın değil, haykırmanın çözüm getirebileceğine işaret etti.
Hem bölgede hem Türkiye'de hem de dünya genelinde coğrafyaların değişmez ve aynı özelliklerinden birisi savunmasız varlıklara tecavüz! Erkek zihniyetinin yaratımı olan tecavüz kültürü hem doğaya, hayvanlara, hem de çocuk, kadın, eşcinsel ve her türlü savunmasız bireye dönük olarak gerçekleştiriliyor. Bu kültürün sürdürücülerinden birisi de devlet mekanizmasıdır. Her türlü şiddetin, tecavüzün cezamsız kalması, bu zihniyeti biraz daha güçlendirmektedir. Özellikle kendi sisteminin yürütücüsü olan ve sistemin içinde yer alanların "tecavüzcü" kimliği saklanmakta, yaşanan vahşetin üstü örtülmek istenmektedir. İki gün önce Diyarbakır'da yaşanan ve polislerin, üç kardeşe tecavüz etmesine rağmen dosyaya takipsizlik kararı vermesi gibi…
'Yönetimler değişti ama şiddet hep kaldı...'
artan çocuk cinsel istismar olaylarına ilişkin konuşan Hêbûn LGBTİ aktivisti Ümit Manay, tüm taciz, tecavüz ve istismar olaylarının sistematik bir şekilde gerçekleştirildiğini belirtti. Tecavüzün en savunmasız olandan savunması güçlü olan bireye doğru ilerleyen bir çizelge olduğunu söyleyen Ümit, "Bu çizelge hayvanlardan, çocuklardan, yaşlılardan, kadınlara, erkeklere, eşcinsellere, transseksüellere ve en yetişkinlere kadar devam ediyor " dedi. Ümit, tecavüzün ve cinsel istismarın önünü alabilmek için yasaların tekrar değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Özellikle 2002-2014 yılları arasında tecavüzcülerin sayısında ciddi oranlarda artış olduğuna dikkat çeken Ümit, "Ülkemizde yönetimlerde sürekli bir devir daim oluyor zihniyetler açısından. Fakat şiddet hiçbir zaman değişmedi. Medeniyetin ortaya çıkışından bu yana şiddet oranı ve şiddetin boyutu da arttı" sözleriyle dikkat çekti.
'Tecavüz kültürü erkek zihniyetinin ürünüdür'
"Çocuk istismarı sadece Kürdistan'ın, Türkiye'nin değil, birçok ülkenin kanayan yarasıdır" diyen Ümit, çocuk istismarı olaylarının sadece az gelişmiş ülkelerde değil, "gelişmiş" olarak nitelendirilen Avrupa ve Amerika ülkelerinde de sık görüldüğüne değindi. Tecavüz kültürünü bir hastalık olarak ele alan Ümit, "Bir çocuk bir ülkenin, bir şehrin ve bir ailenin geleceğidir. Küçük yaşta açılmış bir yara, ömür boyunca kapanmayacak bir yaranın habercisi oluyor" şeklinde konuştu. Hayvanlara dahi vahşice tecavüz edildiğini hatırlatan Ümit, çocuk yaşta evliliklerin de aynı zihniyetle, savunmasızlara tecavüz etme mantığıyla gerçekleştirildiğinin altını çizdi. Ümit ayrıca çocuk yaşta evlilikler ve tecavüzlerin meşru hale getirilerek sürdürüldüğü Afganistan'dan ... ile Irak'ta meclisten geçen çocuk yaşta evlilik yasasını örnek olarak gösterdi. Tecavüz kültürünün erkek zihniyetinden ve feodal zihniyetten doğduğunu kaydeden Ümit, feodal zihniyet yıkılmadığı sürece tecavüz kültürünün son bulmasının zor olduğuna işaret etti.
Kürt kadını olmanın ve politik kimliğine sahip çıkmanın zor bir durum olduğunu ifade eden Ümit, bu gerçeklik karşısında tecavüz kültürünü besleyenlerin ise iktidar ve devlet olduğuna işaret etti. Günümüz toplumunda herkesin bir travma yaşadığına işaret eden Ümit, bu travmanın ise asla tecavüzün, savunmasız varlıklara tecavüzün bir gerekçesi olamayacağının altını çizdi. Tecavüzler karşısında sessiz kalmanın bir çözüm olmadığını söyleyen Ümit, haksızlıklara karşı ses çıkarıldığı sürece başarının olabileceğini sözlerinde belirtti.
(gk/pk)

