Vanlı kadınlardan 'Rojava’ çağrısı

10:51

Mizgin Tabu/JINHA


WAN- Rojava'nın Cizîr Kantonu'na bağlı Serêkaniye kentinde 11 yurttaşın yaşamını yitirdiği patlamaya ilişkin konuşan Vanlı kadınlar, Rojava’yı sahiplenme çağrısında bulundu. Rojava’daki katliamları kabul etmeyeceklerini belirten kadınlar, “Ben insanım diyen herkesin bu konuda duyarlı olması gerekiyor.  İnsan haklarını önemseyen herkesin, sivil toplum örgütlerinin, yazarların bu katliamlara dur demesi gerekiyor. Bu katliamlar insanlık suçudur bunların biran önce önüne geçilmesi gerekiyor” dedi.


Serêkaniyê’ye yönelik olarak İŞID’e bağlı çeteler tarafından dün düzenlenen intihar saldırısında meydana patlamalarda 4 asayiş üyesi, 1 YPG savaşçısı ile aralarında 2 kadın ve çocuğun da bulunduğu 11 kişi yaşamını yitirdi. Aylardır KDP'nin Federal Kürdistan Bölgesi ile Rojava sınırına kazdığı hendeklerle gündemden düşmeyen Rojava, katliamlara ve ölümlere sahne olmaya devam ediyor. Rojava’da çetelerin saldırılarına dikkat çeken Vanlı kadınlar, tüm Kürt halkına Rojava’ya sahip çıkma çağrısı yaptı.


‘Bunların Rojava’da olması tesadüf değil’


Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Hilal Bir, her ne şekilde olursa olsun insanların öldürülmesine karşı olduğunu belirtti. İnsan hayatının yeryüzündeki en önemli şey olduğunun altını Çizen Hilal, “Elbette Rojava’da bu tür şeylerin yaşanıyor olması tesadüf değildir.  Ama ben inanıyorum ki insanlar el ele verip barışı düşünürse bu ölümlerin önüne geçebiliriz” şeklinde konuştu. Artık ölüm haberleri almak istemediğini söyleyen Hilal, “Güne artık sadece güneşle uyanmak istiyoruz ölüm haberleriyle değil. Kim olursa olsun nereden gelirse gelsin biz artık ölüm haberi almak istemiyoruz” ifadelerine yer verdi.


‘Katliamlara dur denmesi gerekiyor’


Rojava’daki katliamların kabul edilebilir bir durum olmadığını belirten Emine Bozkurt İse, bu katliamların insanlık suçu olduğunu dile getirdi.  İnsanları bu konuda sağduyulu olmaya davet eden Emine, “Ben insanım diyen herkesin bu konuda duyarlı olması gerekiyor.  İnsan haklarını önemseyen herkesin, sivil toplum örgütlerinin, yazarların bu katliamlara dur demesi gerekiyor. Bu katliamlar insanlık suçudur bunların biran önce önüne geçilmesi gerekiyor” dedi.


‘Ölümlere sessiz kalmayalım’


Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencilerinden Rubar Mengeş ise,  Kürtlere yönelik baskı ve zulümün bitmesini istediğini söyledi.  İnsanların bu duruma sessiz kalmaması gerektiğini belirten Rubar, “Dünya da bir yerde insanların ölmesi ve tüm dünyanın buna sessiz kalması içler acısı bir durum, çocuklar ölüyor orada ve hiç kimse yardım etmiyor.  Türkiye savaşa yardım ediyor. Bu savaş devam ederken bizim burada sessiz kalmamız doğru değil aslında, savaşı durdurmak için oradaki insanlara kardeşlerimize yardım elini uzatmak zorundayız” ifadelerini kullandı.


 ‘Rojava’da direniyor’


Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde sanat tarihi bölümünde okuyan Gözde Aslan ise, Rojava’nın yaklaşık bir yıldır direniş gösterdiğini ve Rojava’da devrimin adımlarının atıldığını söyledi. Halkın inanılmaz direnç gösterdiğini söyleyen Gözde, “Orada El Nusra’nın ve diğer güçlerin saldırılarına karşı yerel halk inanılmaz bir direniş sağlıyor. Önceki gün 23 Nisan’dı ve bugün Rojava’da çocuklar öldürülüyor” dedi. İnsanların vicdansız olmamaları gerektiğini söyleyen Gözde, herkesin Rojava’ya destek sunması gerektiğini belirtti.


‘Fiziki engeller Kürtlerin birliğini bozamaz’


Patlamalar karşısında çok üzgün olduğunu belirten Zübeyde Ürgün ise, hükümetin oraya gönderilen tırlara, silahlara Cihat için giden insanlara engel olması gerektiğini vurguladı. Hendeklerin açılmasını da değerlendiren Zübeyde, “Hendekler Kürtleri ayırmak için fiziki bir girişimdir. Ama çok başarılı olacaklarını düşünmüyorum bu süreçte artık fiziki engeller Kürtlerin birliğini engelleyemez” şeklinde konuştu.


Rojava’ya duyarlılık çağrısı


Son olarak Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde Coğrafya bölümünü okuyan Özlem Altın, Rojava’da olanlara herkesin duyarlı olması gerektiğini söyledi.  Bu durumun tekrar yaşanmaması için insanların nerede olursa olsun empati kurması gerektiğinin altını çizen Özlem, “Ben Nusaybin’de kalıyorum. Qamişlo sınırında yakın bir zamanda yapılan duvarlar da buna tekabül ediyor. Bunun önüne geçilmesi için halkın duyarlı olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.


(ekip/mg)