BDP Kadın Meclisi’nden tecavüz skandalına tepki

12:47

 


JINHA


ANKARA – Diyarbakır’da üç kardeşin polislerin cinsel istismarına maruz kalmasına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yapan BDP Kadın Meclisi, Bingöl’de yaşanan E.A örneği gibi tecavüzcülerin cezalandırılmaması halinde suçların tekrar edileceğini vurguladı. Kadın Meclisi, tüm delillere rağmen hala görevine devam eden polislere ilişkin yapılan suç duyurusuna takipsizlik kararı verilmesinin “suça ortak olmak” anlamına geldiğinin altını çizdi.


Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Kadın Meclisi, Diyarbakır’ın merkez Yenişehir ve Eğil Polis karakollarında görev yapan üç polisin, üç kardeşe iki yıl boyunca tecavüzlerine ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. Artık 23 Nisan Çocuk Bayramı’nın dahi çocuklara yönelik hak ihlallerini gizleyemediğinin belirtildiği açıklamada, “Türkiye, çocukların bayram ettiği değil kaybedildiği, öldürüldüğü, cinsel istismara uğradığı, her türlü cinsel ve fiziksel şiddetin yanında her yönüyle çocuk haklarının en fazla ihlal edildiği ülkelerden biri konumundadır” ifadeleri yer aldı.


‘Cinsel istismar olayları devletin özel politikalarındandır’


“Kürdistan, çocuk düşmanı politikaların özel olarak devlet eliyle en fazla uygulandığı bölgedir” sözlerine dikkat çekilen açıklamada, çocukların katledilmesinin, taciz, tecavüz, fuhuş ve cinsel istismara uğramasının Kürt halkının mücadelesini kırmak için özel bir savaş yöntemi olarak uygulandığına işaret edildi. Açıklamada, bölgede yaşanan her taciz ve tecavüz olayının doğrudan ya da dolaylı olarak devlet ile ilişkili olarak geliştiği ifade edilirken, “Çocuklara yönelik cinsel istismar olaylarında devlet memurlarının, özellikle de kolluk güçlerinin yer alması ve bunların cezasız bırakılması, bu konudaki mevcut devlet politikasını açıkça ortaya koymaktadır” denildi.


‘Takipsizlik kararı bu suçları desteklemek demektir’


Son olarak Diyarbakır’da örneği yaşanan cinsel istismar olayına dikkat çekilen açıklamada, “Diyarbakır’da yaşları 6 ile 10 arasında değişen 3 kardeş, aylarca O.K ve F.B ve soyadı bilinmeyen A. isimli polis memurları tarafından cinsel istismarına maruz kalmış, şiddet görmüş ve uyuşturucu kullanmaya zorlanmıştır. Olay yargıya intikal etmiş, fakat Adli Tıp raporu ve uzman psikolog raporlarına rağmen Diyarbakır Çocuk Savcılığı failleri korumuş ve takipsizlik kararı vermiştir” sözlerine dikkat çekildi. Açıklamada kadınların “utanç davası” olarak değerlendirdikleri olay karşısında gösterilen büyük tepkiye rağmen devlet yetkilileri tarafından konuya ilişkin bir açıklama yapılmadığı ve bunun da faillerin korunmaya devam ettiğinin ve devletin bu suçlara destek verdiğinin göstergesi olduğuna işaret edildi.


‘Cezasızlık suçların tekrarlanmasına neden olmaktadır’


Diyarbakır’da yaşanan olayın, kolluk güçlerinin karıştığı ilk olay olmadığının belirtildiği açıklamada,, Bingöl’de 8 uzman çavuşun iki yıl boyunca cinsel istismarına maruz kalan E.A dosyasında da tecavüzcülerin cezasız kaldığına vurgu yapıldı. Açıklamada, “Eğer 8 uzman serbest bırakılmayıp cezalandırılsaydı, belki bugün bu vahşet tekrarlanmayabilirdi, ama devletin bu suçları onaylaması ve ortağı haline gelmesi, hiçbir ahlak, vicdan ve aklın kabullenemeyeceği vahşetin sürekli tekrarlanmasına neden olmaktadır” denildi.


BDP Kadın Meclisi tarafından yapılan yazılı açıklamada, çocukların yaşamlarını katleden politikalara karşı bütün yasal zeminlerde mücadele edileceği belirtilirken, “Çocuk istismarcılarını koruyarak bu suça ortak olmaya artık son verilmelidir. Diyarbakır halkını ayağa kaldıran bu vahşet için, hala görev başında olan bu polisler hakkında derhal soruşturma açılması ve faillerin tutuklanıp cezalandırılması gerekmektedir. Asıl önemlisi ise, sömürgeci zihniyetin ataerkil zihniyet ile buluşan ve Kürtlere karşı kültürel asimilasyonun bir parçası olarak işleyen bu vahşet politikalarına bir an evvel son verilmedir” denildi.


(gk)