Sendikalarda eş başkanlık zamanı…

08:35

 


Nurcan YALÇIN/JINHA


AMED - BDP'den sonra Diyarbakır'da faaliyet yürüten birçok sendika eş başkanlık sistemine geçti. Eş başkanlık sisteminin uygulamasıyla birlikte kadın mücadelesinde büyük bir aşama kaydedildiğini söyleyen Tüm Bel-Sen Diyarbakır Şubesi Eş Başkanı Gülay Tekin Kuzu, "Eş başkanlık toplumun değişip dönüşmesi ve yeni bir yaşam sisteminin oluşması açısından da önemli bir sistemdir" dedi.


PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın "Her yerde eş başkanlık" önerisi üzerine ilk yanıtı veren BDP,  30 Mart yerel seçimlerinde bir ilke imza atarak eş başkanlık sistemiyle seçimlere girdi. Kadınların eş başkanlık sistemiyle siyasetin tüm alanlarında karar mekanizmalarında örgütlü katılırken İkinci adımı da bölgedeki sendikalar attı. Diyarbakır'da eş başkanlık sistemine geçen sendikalar sisteme geçiş nedenlerini değerlendirdi. Tüm Bel-Sen, Eğitim-Sen, SES ve BES gibi sendikaların eş başkanlık sistemine girmesiyle beraber kadın mücadelesinde büyük bir aşama kaydedildiğini söyleyen Tüm Bel-Sen Diyarbakır Şubesi Eş Başkanı Gülay Tekin Kuzu, "Eş başkanlık sistemi kadın mücadelesinin geldiği aşamanın bir sonucudur.  Özelikle bizim toplumumuz açısından bir devrim niteliğindedir" dedi.


'Eşitsizliği bertaraf edecek bir sistem'


Eş başkanlık sisteminin devrim niteliğinde olduğunu belirten Gülay,  "Yaşam içinde iki cins üzerinden yürüyen bir sistem var. Bu kadın ve erkektir. Şimdiye kadar kadın tarafının temsil edilememesi, geri planda olması bir eşitsizliktir. Bu nedenle eş başkanlık sistemi,  toplumdaki eşitsizliği bertaraf edecek bir uygulamadır" ifadesinde bulundu.  Sendikalarda her iki cinsin ortak iradesinin ortaya çıkmasıyla kolektif bir çalışmanın oluşturulabileceğinin altını çizen Gülay, "Eş başkanlık sadece kadının iradesinin ortaya çıkması ve özgürleşmesi değil, aynı zamanda toplumun değişip dönüşmesi ve yeni bir yaşam sisteminin oluşması açısından da önemli bir sistemdir" diye kaydetti.


'Devlet mekanizmalarında eril zihniyet hâkim'


Eş başkanlık sisteminin her türlü sömürüye karşı mücadele anlamında desteklenmesi gerektiğini dile getiren Gülay, "Devlet mekanizmasında ve diğer kurumlarda daha çok eril zihniyet hâkim. İktidar olgusu zaten eril bir sistemdir. Birini ön plana çıkaran ve toplum içerisindeki diğer güçleri de geriye iten ve hiçleştiren bir sistemdir. Bu sistemlerin de değişmesi için ortak güç ortak irade ortak bir yaşam kültürünün de tekrar canlandırılması için sendika olarak toplumsal bir sorumluluğumuz var.  Toplumun bütün hücrelerine işlemesi açısından sendikalarda ileriki süreçler için eş başkanlık  yapılanması  söz konusu oldu" ifadelerini kulandı.


'Eş başkanlık sistemi 40 yıllık kadın mücadelesinin yaratımıdır'


Eş başkanlık sistemine geçme amaçlarının demokratik bir toplumu inşa etmede sistemin çok anlamlı ve önemli olduğunu söyleyen Eğitim-Sen Diyarbakır Şubesi Eş Başkanı Dilek Atsan, "Eş başkanlık sistemi yaklaşık 40 yıldır örgütlü olan kadın mücadelemizin yaratmış olduğu bir kazanımdır. Ortadoğu'da kadının yerinin olmadığı bir yerden,  eş başkanlıkla  açılan bir yola sahip çıkılması gerekiyor. Karar alma mekanizmalarında,  eşit bir şekilde ve iktidar olgusunu törpüleme konusunda eş başkanlık sistemi çok önemlidir" diye konuştu.


"Kürdistan'daki bütün kurumlarımızda ve sendikalarımızda eş başkanlık sistemini hayata geçirmeye çalışıyoruz" diye çağrıda bulunan Dilek, kadın örgütlü mücadelesiyle elde edilen eş başkanlık kazanımını iradeli bir şekilde temsil edilmesi gerektiğinin vurgusunu yaptı.


'Eş başkanlık sistemini fiili olarak yaşama geçirdik'


Sağlık ve Sosyal Hizmetler Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şubesi Eş Başkanı Selma Atabey ise "Emekçi Kürt kadınları, yıllarca emeği görülmeyen sürekli kadın olmasından kaynaklı ötekileşip bu feodal yapının içerisinde yok sayıldı. İlmek, ilmek mücadelesini dokuyan kadınların geldiği bu nokta sevindiricidir. Kadın evde, sokakta, işte hep yönetilen konumdayken şimdi sorumluluk aldığı kurumda kendi fikriyle ve yaratımıyla karar mekanizmalarına dâhil oldu"  dedi. SES yönetiminde 7 kadının yer aldığını ifade eden Selma, "Hedefimiz öncelikle sendikayla bağlı olmayan kadınları bu alanlarda örgütlemek yaşam alanlarını genişleterek sosyal ağlarını oluşturmasını sağlamaya çalışmak olacaktır. Amacımız siyasi, politik, ekonomik, sanatsal olarak daha anlaşılır ve kendini ifade edebileceği ortamı sağlamaktır" diye konuştu. 


'Kadın yaşamın her alanında olmalıdır'


20 yılık sendikal ve siyasi süreçte emekçilerin büyük kayıplarının olduğunu kaydeden Büro Emekçiler Sendikası (BES) Diyarbakır Eş Başkanı Mehmet Karaaslan, "Bu anlamda birinci dereceden sivil kurumların ve siyasetin renginin değişmesi gerektiğini ve çalışanlarının yüzde 50'sinin kadın olduğu bir ortamda, kurumları daha iyi yerlere getireceklerine inanıyoruz. Bu nedenle,  eş başkanlık sisteminin daha doğru olacağını sendikayı ve demokrasiyi daha iyi bir noktaya götüreceğini düşündük. Bazı siyasi çevreler bunu olumlu bulmuyor fakat biz, kadının sivil ve sendikal politikalara katılımının ve daha başarılı olacağından emin olduğumuz için bunu yapacağız. Egemenlerin de kadınların kendilerini iyi ifade etmesini engellemek açısından bu tür değişimlere olumlu bakmama eğilimleri var. Sivil toplum kuruluşlarımızın bu adımı atması çok anlamlıdır. İleriki süreçte bunu daha da geliştirip işyerlerine kadar inmesi için çalışmalarda bulunulacak ve tüzük, yönetmeliklerimizde değişiklik yapacağız. Mayıs ayında Ankara'da genel kurul toplantımız var. Genel kurulda biz bunu tüzüksel bir madde haline getirmek için önergeler verdik" dedi.


(ny/zd/mg)