İzmir Barosu çocuk evliliklerini konuştu

17:55

 


JINHA


İZMİR – İzmir Barosu tarafından düzenlenen “Çocuk Evlilikleri Çalıştayı”nda konuşan Prof. Dr. Eda Şeyda Aksel, erken evliliklerin çocuk istismarlarının yolunu açtığını dile getirirken, Prof. Dr. Yıldız Ecevit ise erken yaşta evliliklerin bir hak ihlali olduğuna dikkat çekti.


İzmir Barosu Kadın Hakları Danışma ve Hukuk Araştırmaları Merkezi, “Çocuk Evlilikleri Çalıştayı” gerçekleştirdi. İzmir Barosu’nda gerçekleştirilen çalıştay kapsamında düzenlenen panele ODTÜ Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yıldız Ecevit, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eda Şeyda Aksel ve İzmir Cumhuriyet Savcısı Nihal Fındık konuşmacı olarak katıldı. Panel, yoğun ilgi ile karşılandı.


Erken evliliğe yönelik sağlıklı istatistik yok


Ege Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eda, evliliklerin, fizyolojik, psikolojik ve toplumsal gelişimi tamamlamadan yapılmasının çok büyük sorunlara sebep olduğunu dile getirirken, erken evliliğin çocuk istismarının yolunu açtığına da dikkat çekti. Erken evlilik konusunda sağlıklı istatistiki verilerin olmadığını kaydeden Eda, “Nasıl ki sokak çocuklarının net bir sayısı yoksa ve bizler bunu milyonlarla ifade ediyorsak, çocuk evliliklerini de en yüksek oranda ele alıyoruz” şeklinde konuştu.


Prof. Dr. Yıldız Ecevit, Uçan Süpürge’nin çocuk gelinlerle ilgili projeye yönelmesini, “Süpürge, patikalardan yollara gibi çalışmalarla Anadolu’yu sürekli gezerek halk toplantıları düzenliyordu. O toplantılarda kadınlar kendi sorunlarını anlatırken dönüp dolaşıp kendi evliliklerinden örnekler veriyorlardı. ‘Ben küçük yaşta evlendim, erken anne olduğum için bunları yaşadım’ diyen çok kadınla karşılaştık. Bütün hayatlarında yaşadıkları sıkıntıları erken evliliklere bağladıklarını fark ettik ve 2006’da bu konu üzerine çalışmaya karar verdik” sözleriyle anlattı.


‘Erken evlilikler hak ihlalidir’


Erken yaşta evliliklere çok boyutlu yaklaşılması ve önemsenmesi gerektiğine vurgu yapan Yıldız, “Erken yapılan evlilikler toplumsal cinsiyet eşitsizliğini pekiştiriyor, kadınlar evlilik hayatına eşitsiz başlıyorlar ve bu eşitsizlik tüm evlilik boyunca devam ediyor” dedi.  Kadınların toplumda zaten düşük olan statüsünün erken evliliklerle daha da düştüğüne işaret eden Yıldız, toplumun evli kadınlara biçtiği rolün kişisel gelişimi de kısıtladığına işaret etti. Konuşmasında erken yaşta evliliklerin bir hak ihlali olduğuna da değinen Yıldız, “Çocuk evlilikleri uluslararası olarak çocuk hakları ihlali ve çocuk kız çocuklarına doğrudan ayrımcılık olarak tanımlanmıştır. Çocuk yaşta evlenen kız çocukları sağlık, eğitim gibi temel haklarından mahrum kalırlar. 18 yaş altı çocukların evliliği yasal değildir” dedi.


İzmir’de günde 3 çocuk istismarı yaşanıyor


Panelde konuşan İzmir Cumhuriyet Savcısı Nihal ise, 2012 yılında kurulan Çocuk İzlem Merkezleri hakkında bilgi verdi. İzmir’de günde ortalama 3 çocuğun bu merkezde dinlendiğini kaydeden Nihal, geçen yıl 900 çocuğun Çocuk İzlem Merkezi’ne başvurduğunu belirtti. Kurulan merkezin cinsel istismara uğrayan çocukların, soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcıları tarafından ifadelerinin uygun koşullarda, başka mağduriyetlere uğramadan adli işlemlerinin yapılması ve sağlık ile barınma koşullarının sağlanması amacıyla kurulduğunu ifade eden Nihal şöyle dedi:


“Çocuk İzlem Merkezi’ne gelen mağdur çocuklar öncelikle psikolog veya sosyal hizmet uzmanı ile özel görüşmeye alınıyorlar. Bu arada istismar ailelerinden gelmemişse ya da ailelerin orada olmasında sakınca yoksa, aile ile de görüşmeler yapılıyor, bu görüşmeler de psikologlar aracılığıyla yapılıyor. Aynalı oda diye tabir edilen bir bölüm var çocuğumuz yine adli görüşmeci ile avukatı da hazır oluyor. Barodan temin edilen avukat, Cumhuriyet Savcısı, aile görüşçüsü, çocuk psikiyatrı, Aspim temsilcisi,  hep birlikte aynanın arkasında çocuğu dinliyoruz, sorguda gerekli olan sorular ekrandan soruluyor.  En azından çocuk herkesin içinde bunu anlatmak zorunda kalmıyor. Sorgu öncesi adli görüşmeci ile aralarında zaten çok büyük bir travma ile gelen çocuklar sıcak bir bağ oluşuyor. Oraya suçlu gibi gelen çocuklar, oradan gülerek ayrılıyor. En azından ailelerin bilinçlendirilmesi sağlanıyor. Biz orada ‘Ben bu çocuğu artık istemiyorum’ diyen ebeveynlerin çocuklarına sarılıp çıktıklarını görüyoruz.”


‘Çocuğun ruh sağlığının bozulmaması anormaldir’


Çocukların uğradığı cinsel istismardan ruh sağlıklarının etkilendiğini belirten Nihal,, “Zorla veya 15 yaş altında cinsel istismara maruz kalmış çocuğun ruh sağlığının bozulmaması anormaldir. Bazıları daha çok, bazıları ise daha az etkileniyor” dedi. “Cinsel istismar suçlarında asla uzlaşma olmamalı, cezalar kesinlikle devam etmeli” diyen Nihal, “Rıza ile olan cinsel birlikteliklerde mağdur çocuğun daha fazla mağdur edilmesini önlemek için, infaz yasasında bu suçlara ilişkin değişiklikler yapılabilir. Yargılama biter ancak, şartlı erteleme olur,  kötü muamele yasağı getirebilir” açıklamalarında bulundu. Ayrıca Nihal, ensest vakalara dair bir yasa olmadığını da kaydetti.


(pi/gk)