Kadınlar her türlü sömürüye karşı 1 Mayıs'ta alanlarda…
10:58
Derya CEYLAN-Sarya GÖZÜOĞLU/JINHA
AMED - Tüm dünya işçilerinin birlik ve dayanışma günü olarak kutlanan ve yüzyılı aşkın mücadeleci bir geçmişi olan 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı, günümüzde pek çok ülkede resmi tatil olarak kutlanıyor. 1 Mayıs'ın resmi tatil olmasına rağmen özel sektörde çalışmanın devam ettiğine dikkat çeken Diyarbakır'daki işçi kadınlar, emek verilen her alanın 1 Mayıs direnişine dönüşmesi gerektiğini belirterek, "Tatil olmasa da çalışmayı reddederek 1 Mayıs'ta alanlarda olacağız" dedi.
Emeğin sömürüsüne karşı mücadelenin ilk tohumlarının atıldığı Amerika'da 1886 yılında 350 bin işçinin katıldığı grev polisin saldırısı sonucunda çok sayıda işçinin yaşamını yitirmesi ile sonuçlandı. Bu olayın ardından işçiler tarafından oluşturulan Amerika Emek Federasyonu her yıl 1 Mayıs'ta gösteriler düzenlemeye karar verdi. Aynı tarihlerde Fransa ve Belçika'da bulunan işçi sendikaları, 1 Mayıs'la ilgili benzer kararlar aldı. Fransa'nın başkenti Paris'te 1889 tarihinde gerçekleşen 2. Enternasyonal sonucunda 1 Mayıs'ın işçilerin Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü olduğunu ilan etti. Türkiye'de 1900'lü yıllardan beri kutlanan 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı ise 1976 yılında "Kanlı 1 Mayıs" olarak tarihe geçti. İstanbul'da 1976 yılında Taksim Meydanı'nda kutlanan 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı'nda faili hala belli olmayan saldırı sonucunda 37 işçi yaşamını yitirirken, 300'ün üzerinde işçi yaralanmıştı. Bu olayın ardından işçilerin emeğin sömürülmesine, taşeronlaştırmaya ve güvencesiz çalışma koşullarına karşılık her yıl 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı'nda taleplerini daha fazla ve örgütlü bir şekilde dile getirmeye devam etti. Ülkede iş istihdam alanlarında eksiklik hala devam ederken, 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı'nın 22 Nisan 2009 tarihinde TBMM'de resmi tatil olarak yasallaşması ise özel sektörde işçilerin çalıştırılmasının önüne geçilemedi. 1 Mayıs'ta emek verilen her alanın 1 Mayıs direnişine dönüşmesi gerektiğini söyleyen işçi kadınlar, "Tatil olmasa da çalışmayı reddederek 1 Mayıs'ta alanlarda olacağız" dedi.
'İşimizi kaybetme korkusunu yaşıyoruz'
Dokuz yıldır Diyarbakır Devlet Hastanesi'nde taşeron işçi olarak çalışan Güler Gündüz, Diyarbakır'da işçilerin örgütlü bir mücadelesinin olmadığını ifade ederek, "İşçiler burada örgütlü değil, çünkü bu anlamda bir mücadele yok, bizim bağlı olduğumuz bir sendika bile yok, gidebileceğimiz yerler çok sınırlı, bir müdürün yanına gittiğimizde kapılar suratımıza kapanır. Bizler işimizi kaybetme korkusuyla çok fazla bir şey yapamıyoruz. Bizim şu anda çalışma saatlerimizle ilgili bir sorun yok ama genel anlamda işçilerin yaşadığı birçok sorun var" şeklinde konuştu.
'Her şeye rağmen Bijî Yek Gulan'
Güler, 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı'nın işçiler bazında çok önemli bir gün olduğunu belirterek, alanların 1 Mayıs direnişine çevrilmesi gerektiğini ifade etti. İşçilerin daha fazla örgütlenmeleri gerektiğini söyleyen Güler, "Diyarbakır'da işçilerin örgütlenmesi için desteğe ihtiyacı var. Bu yüzden, sendikaların yanı sıra sivil toplum örgütlerinin de bizlere destek olması gerekiyor. Burası İstanbul ya da İzmir gibi değil, buradaki işçilerin sayısını tam bilemiyorum, fakat işçilerin bir araya gelmeleri gerekiyor. Her şeye rağmen, Bijî yek Gulan, herkesin işçi bayramı kutlu olsun" dedi.
'İşçi kadınlar daha fazla sömürülüyor'
Diyarbakır Devlet Hastanesi'nde 12 yıldır taşeron işçi olarak çalışan Gamze Çiçek de, çalıştığı birçok yerde haksızlığa maruz kaldığını ifade ederek, "Şu anda çalıştığım yerde daha önce çalıştığım yerlere nazaran, bazı haklara sahibim. Diyarbakır'da birçok yerde işçiler haklarından mahrum bırakılıyor. Hem ücret anlamında hem de çalışma saatleri anlamında işçiler haklarını tam olarak kazanmış durumda değil" diye konuştu. Gamze, kadın işçilerin erkek işçilere oranla daha fazla sömürüldüğüne işaret ederek, "Özellikle kadınlar hem evde hem işte daha çok sömürülüyor. Bu anlamda daha çok sıkıntı yaşıyoruz" dedi. 1 Mayıs'ın işçiler için önemine dikkat çeken Gamze, "Dünyada, Türkiye'de ve Diyarbakır'da kadınların ve tüm işçilerin 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı'nı kutluyorum. Umarım gelecek günlerde daha güzel haklara sahip oluruz" ifadesinde bulundu.
'Hakkımızı aramak için sömürülmeyi beklememeliyiz'
Diyarbakır'da Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan kablo fabrikasında çalışan işçi kadınların da iş istihdam alanlarının daha uygun şartlara getirilmesi konusundaki talepleri aynı… 4 yıldır montaj bölümünde çalışan Ayten Meşe, bugüne kadar bir işçi olarak hakkını savunmak için her türlü etkinliğe katıldığını ifade ederek, hakkını arayamayan işçilerin teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. Ayten, "İşçilerin haklarını aramak için onlarla konuşmak, hatta onlarla beraber haklarını aramaları durumunda yanlarında olmak isterim. Hakkımızı aramak için sömürülmeyi beklememeliyiz. Bütün işçilerin birlik olması ve taleplerini dile getirmesi için 1 Mayıs'ta alanlarda olması gerekiyor" diye konuşarak, tüm işçi ve emekçilerin 1 Mayıs'ını kutladı.
'Kadınlar birlik olmalı'
Emek sömürüsüne karşı örgütlü bir şekilde alanlarda taleplerin dillendirilmesi gerektiğini söyleyen fabrika işçisi Sabiha Özer, özel sektörde 1 Mayıs'ın tatil olmaması durumunda dahi çalışmayı reddederek, alanlarda haykıracağını vurguladı. Sabiha, "Başta işçi kadınlar olmak üzere bütün işçilerin haklarını elde edebilmeleri için toplu halde mücadele etmeleri gerekiyor. Grev ya da çeşitli eylemler her defasında yapılarak talepler dillendirilmeli. Bir kadın yalnız başına işverenden hakkını talep ettiğinde işveren, 'çalışıyorsan çalış, çalışmıyorsan çalışma. Bana eleman çok, sana da iş çok' gibi sözlerle karşılaşır. Fakat örgütlü bir kadına böyle bir cevap vermek çok zor olur. Bu nedenle tüm işçilerin örgütlü olması gerekir" şeklinde konuştu. Sabiha, işçi kadınların birlik olmaları halinde taleplerinin karşılık bulabileceğini ifade etti.
'İşçilerin hakları tam olarak verilmiyor'
İki yıldır Organize Sanayi Bölgesi'nde kozmetik fabrikasında çalışan Öznur Ceylan ise, fabrikanın üretim bölümünde kutu ambalajı yaptığını söyledi. İşçilerin haklarının tam olarak verilmediğini kaydeden Öznur, 1 Mayıs'ta işçilerin çoğununun çalıştığını dile getirdi. İşçilerin haklarını talep etmeleri için 1 Mayıs'ta alanlarda olması gerektiğinin altını çizen Öznur, "Başta tüm kadınlar olmak üzere bütün işçilerin ve emekçilerin 1 Mayıs Bayramı'nı kutluyorum" şeklinde konuştu.
'Kadınlar bütün işlerin üstesinden gelir'
Yapı ısı ve yalıtım fabrikasında tek kadın olarak iki yıldır çalışan Newroz Demir de, fabrikada birçok erkeğin yanaşamadığı püskürtme işinde çalıştığını ifade ederek, yaptığı işin çok zor bir iş olduğunu dile getirdi. Kadınların bütün işlerin üstesinden gelebileceğine işaret eden Newroz, kadınların yaptığı her işi önemsediğini belirtti. Newroz, işçilerin hakları için mücadele etmeleri gerektiğini vurgulayarak, "İşçiler hakları için baş kaldırmalı, çünkü bizler mücadele ederek, haklarımızı kazanabiliriz" dedi.
(dc-sg /zd/mg)

