Jale'nin rengarenk elbisesi artık direnişin kızılı...

08:30

 


Zehra DOĞAN / JINHA


HABER MERKEZİ - Dünya'nın her yerinde direniş dolu sahnelere tanıklık eden 1 Mayıs'ın, Türkiye'deki 1977 numaralı kanlı tarihi, hala belleklerde ilk günkü tazeliğini koruyor. Faillerin kim oldukları belirlenmeyen kanlı Mayıs'ın kapanan davasında katledilen isimlerden biri de DEV-LİS üyesi Jale Yeşilnil... 1977 yılında ölümleri pahasına Taksim'e direnişi kazıyan kadınlardan biri olan lise öğrencisi Jale'nin rengarenk elbisesiyle ve elinde pankartıyla kanlar içinde yerde yatan cansız bedeninin fotoğrafı hala unutulmadı...


Dünya'nın birçok ülkesinde 1 Mayıs İşçi Bayramı'nın gergin geçtiğini, polis ve işçiler arasında çatışmalara sahne olduğunu görürüz. Ancak Türkiye'de çatışma boyutu daha baskın geçerken aynı zamanda 1 Mayıs İşçi Bayramı'nın tarihinde kaldırım taşları direniş kanlarına bulanan Taksim Meydanı'nın farklı bir yeri var. Bu meydanda, 37 yıl önce açılan ateş sonucu 34 yurttaş yaşamını yitirdi, 136 yurttaş da yaralandı ve olayların ardından 470 yurttaş gözaltına alındı. Ateşi kimin açtığı ise geçen 37 yıla rağmen hala tespit edilemedi ve 1 Mayıs 1977 dosyası böylece kapandı. Ancak direniş yıllar boyu sürdü ve sürmeye de devam ediyor. Her yıl daha kitlesel bir şekilde alanları dolduranlar yaşamını yitiren 34 yurttaşın hesabını soruyor ve taleplerini daha yüksek bir sesle haykırıyor. Peki ya kadınlar...


Taksim'e direnişi kazıyan kadınlar


1 Mayıs 1977 yılının Türkiye tarihine kanlı Mayıs olarak geçerken, kanlı Mayıs'ta katledilen Hacer İpek Saman, Hatice Altun, Hülya Emecan,  Kadriye Duman, Leyla Altıparmak, Meral Cebren Ökol, Nazan Ünaldı, Dilan Nergis, Sibel Açıkalın'ın failleri hala bulunamadı. 1977'nin şiddet dolu Taksim sahnesinde katledilen kadınlardan biri de DEV-LİS üyesi Jale Yeşilnil idi... Şimdiki adı ile 50. Yıl Tahran Lisesi 3'üncü sınıf öğrencisi Jale, 1977 yılının 1 Mayıs'ında Taksim Meydanı'nda 500 bin emekçiyle beraber o günün direniş dolu coşkusunu yaşıyordu.  Türkiye tarihinin kara bir sayfası olarak tarih raflarında yerini alan bu karanlık olay, Jale gibi birçok kadının katledildiği utanç dolu bir yıl olarak kaldı. Oysa 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı, büyük mücadelelerin ardından Fransa'nın başkenti Paris'te daha 1889 tarihinde gerçekleşen 2. Enternasyonal sonucunda 1 Mayıs'ın işçilerin Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü olarak ilan edilmişti. Aradan yıllar geçmesine rağmen Türkiye'nin henüz buna hazır olamadığı gibi, günümüz şiddet dolu 1 Mayıs'larında da olduğu gibi pek hazır olacağa da benzemiyordu. Jale o gün, 1 Mayıs bayram ruhuna uygun rengarenk bayramlıklarını giyerek, elinde hak talep eden pankartıyla alanda yerini almıştı almasına ama, dönemin iktidarını sürenler, henüz bu coşkuya hazır değildi.


Rengarenk kıyafetleriyle kanlar içinde yatan DEV-LİS'li Jale...


Görüntü arşivlerinde, rengarenk kıyafetli kumral saçlı bir kadının kanlar içinde yerde cansız bir şekilde yattığı anlar hala belleklerde ilk tazeliğini koruyor. Tanıklarının da anlattığına göre o gün, Taşkışla yolundan hızla gelen iki panzer alana girdi. Sıkışmış olan kalabalığı, yeniden kürsüye doğru kaçmaya yöneltecek şekilde ucundan tarayarak ve otelin önünden geçerek Atatürk Anıtı'na doğru hareket ettiler. Renkli giysili, kumral saçlı kadın panzer altında kaldı. Bu kadın Jale'ydi… Jale gibi birçok kadınla beraber 34 yurttaşın katledildiği günden sonra Jale'nin okuduğu lisenin tabelası arkadaşları tarafından Jalenin son giydiği elbise gibi rengarenk boyalarla yeniden adlandı. Artık Jale'nin okuduğu okulun adı tüm devrimci liseliler için Jale Yeşilnil Lisesi olarak kaldı.


34 yurttaşı kimler katletti?


Aradan 37 yıl geçmesine rağmen Jale gibi,  34 yurttaşın katledildikleri sahne hala tüm işçilerin belleğinde derin bir yara gibi olarak tazeliğini koruyor. Binlerce işçinin direniş alanına çevirdiği Taksim Meydanı, henüz kim oldukları belli olmayan kişiler tarafından savaş alanına döndü. Taksim Meydanı'nı birden bire savaş alanına çevirenler, Jale'yi de katletti. Peki tüm bunları yapanlar kimlerdi ve neden bulunmuyordu? Yaklaşık 500 bin kişinin katıldığı mitingin sonlarına doğru, meydana hakim konumda bulunan Sular İdaresi'nin duvarları üzerinde ve İntercontinental Oteli'nin çatısında mevzilenmiş kişiler, kalabalığa ateş açarak 34 kişinin ölümüne, 136 kişinin yaralanmasına neden oldular. Tarih sayfalarına "Kanlı 1 Mayıs" olarak geçen bu katliamın faillerinin nerelere mevzilendiği bilinirken bunların kim olduğunun bilinememesi ise Türkiye'de yargının gerçek boyutunu yeniden yüzümüze çarpmasına neden oluyor. Bu nedenle mevzi adreslerinin bilindiği Taksim katliamının failleri bir türlü bulunamadı, bulunamıyor.


(zd/mg)