18 yıl önce tecavüze uğrayan kadının hukuk mücadelesi!

08:55

 


Gülşen Koçuk / JINHA


İSTANBUL – Bin yıllardır erkek zihniyetinin kadın bedeni üzerindeki tahakkümün bir örneği de, 18 yıl önce uğradığı tecavüzün travmasını hala atlatamamış olan K. oldu. K., yaşadıklarının üzerinden 11 yıl geçmesinin ardından mücadelesine başladı. Çevresindeki herkes tarafından mücadelesinde yalnız bırakılan K., tüm hukuki yollara başvurması ve bütün kapıların yüzüne kapanmasının ardından AİHM'e başvurmak amacıyla avukat desteği bekliyor.


Erkek egemen sistem, önce kadın bedenine hükmederek sömürgeci geleneğine başladı. Bin yıllardır süren sistem, yine kadın bedeni üzerinden yürütülen köleleştirme politikalarıyla kendini yenileyerek, yineleyerek toplumsal algının en derinlerine işliyor. Kadın üzerinden sürdürülen sömürge politikaları bugün coğrafya, etnisite, kültür farkı gözetmeksizin hemen her an kendisini hissettiriyor. Bin yılların sömürgesini kendisinde somutlaştıran toplum içerisinde ezilen kadın da bastırılarak ruhen ve bedenen öldürülüyor. Bu kadınlardan biri de, 1996 yılında A.O.Y isimli bir erkeğin tecavüzüne uğrayan fakat ancak 11 yıl sonra (2007) mücadele etmeye başladı. Zorlu şekilde geçirdiği 11 yılın ardından hukuki mücadele vermeye kadar veren K. isimli kadın, mücadelesinde yalnızlaştırılarak, sonlandırılması için çevresinin baskısı altında kaldı. Tecavüzün ardından tecavüzcüsü ile evlenmek zorunda bırakılan K., formalite evliliği sürdürmenin kendisi için daha kötü bir durum olduğuna kadar verince boşanıyor. K., "asıl evliliğim" dediği evliliğini ise 2002 yılında gerçekleştiriyor. Fakat, yaşadıklarına karşı verdiği mücadele sürecinde eşinden destek bulamıyor. 21 yaşında tecavüze uğrayan K., 32 yaşında mücadele etmeye başlıyor. Şimdi ise 39 yaşında ve hala mücadele ediyor…


11 yıl sonra başlayan bir mücadele…


İlk başvurusunu Üsküdar Adliyesi'nde yapan K., hem yaşadığı tecavüzü 11 yılın ardından açıkladığı için suçlandı, hem de tecavüze uğradığına dair şahit ve delil istendi. Delil istenmesi üzerine 2008 yılında Adli Tıp Kurumu'ndan tecavüze uğradığına dair rapor alan K.'nin raporu, "üzerinden 11 yıl geçen bir tecavüz olayı için alınan raporun geçersiz olduğu" gerekçesi ile geri çevrildi. K., kendi davasının geri çevrilmesi üzerine, emsal davalar ile birlikte tekrar başvuru yaptı. Hukuki mücadele sürecinde İstanbul Barosu'ndan adli yardım talebinde bulunan K. için verilen avukatlar da, en az yargı sistemi kadar K.'yi mağdur etti. A.O.Y'ye dava açan K.'nin iddialarına göre, K.'nin avukatları da kendisine tecavüz eden kişi tarafından davadan vazgeçti. Buna rağmen K., mücadelesinden vazgeçmedi ve hukuki süreçlerini kendisi takip etmeye karar verdi.


Psikiyatri servislerinde psikolojik şiddet!


Bu süreç içerisinde A.O.Y ile aralarında tartışma yaşanmasının ardından karakolluk olan K., eşinin, "K.'nin akli dengesi bozuk" suçlamasıyla karşı karşıya kalınca kendisinden sağlık raporu istendi. Önce Haydarpaşa Numune Hastanesi Psikiyatri Servisine giden K., burada kendisine taraflı sorular sorulması, tepkiler gösterilmesi ve "kendi isteğiyle ilişkiye girmesini ima eden" yaklaşımlarla karşı karşıya kaldı. Ardından, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Psikiyatri Servisine giden K., daha ilk başvurusunda dosyasının kaybolması sorunu ile karşılaştı. K.'nin edindiği bilgilere göre onun dosyası, kaybolan ilk dosya değil. K.'nin dosyasının kaybolmasına tepkilenen bölüm başkanının da K.'ya öfkelenmesi ayrı bir sorun. Travma yaşayan bir kadının destek istemek ve rapor almak amacıyla uğradığı psikiyatri servislerinde karşılaştığı yaklaşımlar, üzerinde uzun uzun tartışılması gereken meselelerdir özünde. Çapa'nın ardından ise K., Adli Tıp Kurumu'na başvurdu. Burada ise diğer hastanelerin tam aksine kendisiyle empati kurularak dinlendi. Kendisine sorulan sorular onda ikinci travmaları yaratacak şekilde değil, bulunduğu psikolojik durumdan kurtarmaya dönüktü.


İnsanlık dışı hastane koşulları!


Bütün rapor sürecinin ardından Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne yatırılan K., o güne kadar yaşadığı travmanın kat be kat fazlasını bu hastanede yaşadığını ifade etti. Bit salgını, üzerine hastaların tuvaletlerini yaptığı yataklar ve kanepeler, çöpten odalar, hastalarla ilgilenmeyen hasta bakıcılar, hemşireler, hastalarla sözde görüşme alan fakat bağırıp çağırarak hastaları ağlama krizine sokan doktorlar, zorla en ağır ilaçların içirilmesi, rapor hazırlanması amacıyla alınan görüşmelerde cinsel hayata dönük sorular ve daha birçok şey. Bunların yanı sıra K., psikoterapi kısmına alınması gerekirken ve bu bölümün uygun olmasına rağmen şizofrenlerin olduğu orta bölüme koyuldu. K.'nin anlatmakla bitiremem orada yaşadıklarımı" dediği Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden aldığı rapor ise tam bir skandal. Hastanede yattığı süreç boyunca kendisine her seferinde yaşadığı tecavüze ve geçmişine ilişkin sorular sorulmasına rağmen, raporda K.'nin cinsel hayatına dair yer almaması gereken birçok bilgi yazılmış. K., ayrıca raporda yazılan birçok şeyin kendi anlatımları değil, raporu hazırlayanların tahminleri olduğunu dile getirdi.


K.'nin mücadelesinde son durum ne oldu?


Verdiği mücadele sırasında kadın örgütlerinden de destek isteyen, fakat sadece Mor Çatı'nın kendisine dönerek psikolojik destekte bulunduğunu söyleyen K., kendisine tecavüz eden kişinin ceza alması için çabalarken, kendisi ceza aldı. K., hükmün açıklanmasının ertelendiği 10 ay hapis ve 7 bin 500 TL para cezası alırken; tecavüzcü A.O.Y ise bin 200 TL para cezası ve 2 ay hapis cezası aldı. Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde kendisine ve diğer hastalara karşı yaklaşımlar için suç duyurusunda bulunan K.'nin davasına takipsizlik kararı verildi. Sadece Tabipler Odası Ankara ve İstanbul Şubelerine soruşturma açıldı ve dava İdare Mahkemesi'nde hala devam ediyor. Hastanede kendisine kötü muamelede bulunan memur için K'nin açtığı dava da devam ediyor. Fakat K., davasına bakacak bir avukat bulamadı.


K.'dan notlar…


K., bizim için düştüğü notlarda şu ifadeleri kullanıyor:


"…Psikiyatriye ve hukuk sistemine hak aramak için bir giren pişman, bir de girmeyen. Defalarca geldim gittim Çapa'ya. 'Bugün git yarın gel' denildi. Bu yüzden işimden ayrılmak zorunda kaldım…


"… Tüm hastanelerde onun (A.O.Y) sütten çıkmış ak kaşık muamelesi görmesi ve benim uğradığım tecavüzü ve haksızlıkları ifade etmek için verdiğim mücadele, uzun testler, sorunlar vb. beni son derece yıprattı. İnsana hiç değer verilmediğini görüyorum…"


Ayrıca K.'ya tecavüz ettiği belirtilen A.O.Y'nin başka genç kadınlara da aynı şekilde tecavüzde bulunduğu da iddialar arasında.


Şimdi ise K., Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvuruda bulunmak amacıyla avukat desteği bekliyor.


(gk/mg)