‘Yoktan bir ülke var eden emekçilere selam olsun!’
15:09
JINHA
AMED – KESK, DİSK, TMMOB, TBB tarafından Dağkapı Meydanı’nda gerçekleştirilen 1 Mayıs kutlamalarında konuşanlardan KESK Dönem Sözcüsü Uğur Yaman, “Biz Taksim’e gönderdiğimiz gibi Rojava’da yoktan bir ülke var eden emekçilere selam olsun” derken, ESP Genel Başkanı Fethiye Ok ise, “Hendekler, kalekollar, yasaklar sizindir; dağlar, sokaklar, alanlar bizimdir. Amed’den Taksim’e direniş köprüleri örerek örgütlülüğümüzü büyüteceğiz” dedi.
Diyarbakır Dağkapı Meydanı’nda KESK, DİSK, TMMOB, TBB tarafından organize edilen ve Rojava’ya adanan 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı programı, binlerce işçinin katılımıyla başladı. Demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına gerçekleştirilen bir dakikalık saygı duruşunun ardından Tertip Komitesi adına konuşan KESK Dönem Sözcüsü Uğur Yaman, “Yaşanılabilir özgür bir gelecek bırakmak isteyen emek, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde şehit düşenleri selamlıyoruz” ifadeleriyle konuşmasına başladı.
‘Amed’den Taksim’e direnenlere selam olsun!’
Yaptığı konuşmada uzun yıllar boyunca Newrozların, 1 Mayısların, 1 Eylüllerin yasaklandığını hatırlatan Uğur, fakat tüm baskılara rağmen bugünlerin halkların, emekçilerin elinden alınamadığını kaydetti. Devletin provoke etmediği sürece hiçbir etkinlikte olay çıkmadığına dikkat çeken Uğur, Diyarbakır’dan Taksim’e direnen emekçilere ve halklara selam gönderdiklerini dile getirdi. 1 Mayıs’ın da Newroz’un da piknik alanlarında kutlanılmasının istendiğini belirten Uğur, “Biz Taksim’e selam gönderdiğimiz gibi, Rojava’da yoktan bir ülke var eden emekçileri ve halkları da selamlıyoruz” dedi. İki yıldır 1 Mayıs’ı diyalog süreci altında kutladıklarını ifade eden Uğur, PKK Lideri Abdullah Öcalan ve devlet arasında başlatılan müzakere sürecinin yasal zemine oturtulmadığı sürece kaygılarının devam edeceğini ve bu talebin tüm Türkiye halklarının talebi olduğuna işaret etti.
‘Kalekollara barajlara direnenlere selam olsun’
Uğur, “İki yıldır kalekol, baraj yapımı devam ediyor. Bu süreç içerisinde tüm direnenlere, özelde de Lice’de direnen kadınları, çocukları, herkesi selamlıyoruz” dedi. Uğur, “Neoliberal politikalar, AKP ile hız kazandı. Kamuda taşeronlaşmaya, kadın emeğinin sömürülmesine hayır diyoruz. Emek, özgürlük ve demokrasi mücadelemizi geçmişte devam ettirdiğimiz gibi, devam ettirmeye devam edeceğiz. Yaşasın 1 Mayıs” şeklinde konuştu.
‘Hiçbir iktidar özgürlük yürüyüşümüzü durduramadı’
Ardından konuşan Türk İş Diyarbakır Şube Başkanı Ali Öncü ise hem Kürtçe hem Türkçe konuşmasını gerçekleştirdi. Konuşmasında 1 Mayıs’ın köleliğe, sömürüye karşı bir başkaldırı olduğunu belirten Ali, tarih boyunca halkları köleleştiren sömürgeci güçlerin Rojava’da olduğu gibi bir bir yenildiğini dile getirdi. Ali, özgürlük umuduyla Rojava’yı selamladıklarını dile getirirken, Rojava’nın, özgürlük yolunu meşale gibi aydınlattığını vurguladı. Hiçbir iktidarın halkların özgürlük yürüyüşünün önünde duramadığını söyleyen Ali, hükümete seslenerek, “Kamusal alanları haramzadelere peşkeş çekmek dışında bir şey yapmadınız. Bu halk gümbür gümbür geliyor. İşgal edilen kamusal alanlar geri alınacaktır. Milyonlarca insan yerinden edildi, oluk oluk kan akıtıldı ama teslim olunmadı. 35 yıldır direnen dağlara selamlar olsun” sözlerine yer verdi. Hala devam eden sorunların kalekol ve barajlarla çözülemeyeceğinin altını çizen Ali, “Bugünü İstasyon Meydanı’nda kardeşçe kutlamamız için bize teklif getirdiler. Halkların kardeşliği pratikleşmediği sürece, sözlerin hiçbir anlamı yoktur” dedi. Ali konuşmasını, cezaevlerinde bulunan emekçileri selamlayarak sonlandırdı.
‘Hendekler sizin özgür dağlar bizimdir’
Genel İş Sendikası Diyarbakır Şube Başkanı Salih Doğru da işçi ve emekçilerin bayramını kutlayarak başladığı konuşmasında, kapitalist modernitenin her taraftan işçileri sardığını ve kabul etmediğini vurguladı. Salih, KCK operasyonlarında tutuklanan ve hala cezaevlerinde bulunan tutukluların da serbest bırakılmasını talep ettiklerini kaydetti. Sonrasında konuşan ESP Genel Başkanı Fethiye Ok da, konuşmasında Taksim yasağına değinerek, “Taksim’de AKP yasakları paçavraya çevriliyor” dedi. “Rojava’ya, Taksim’e, kalekollara karşı direnenlere selam olsun” diyen Fethiye, 1 Mayısları Newrozlaştıracaklarının vurgusunu yaptı. Fethiye, “Hendekler, kalekollar, yasaklar sizindir; dağlar, sokaklar, alanlar bizimdir. Amed’den Taksim’e direniş köprüleri örerek örgütlülüğümüzü büyüteceğiz” açıklamalarında bulundu.
‘Çocukların umutları ve yaşamları yok edilmek isteniyor’
Etkinlikte sokak çocukları ve çocuk işçiler adına da Mehmet Akyüz konuştu. Konuşmasında toplumun şiddet sarmalı içerisine hapsedildiğini dile getiren Mehmet, bunlara karşı emek güçlerinin mücadele ettiğini kaydetti. Toplumlar var olduğu sürece mücadeleye devam edeceklerinin altını çizen Mehmet, bölgede süren şiddete de işaret etti. “Kürdistan’da yaşatılan şiddetin en çok çocuklar üzerinde derin tahribatlar yarattığını söyleyen Mehmet, “Kürdistan’da çocukların katledilmeleri, istismara uğramaları, cezaevlerine atılmaları, işçi olarak sokaklarda çalışmaları, Kürdistan’a yönelik uygulanan politikaların bir sonucudur” dedi. Çocuk yaşamların ve umutların Türkiye ve bölge metropollerinde yok edilmek istendiğini söyleyen Mehmet, bu şekilde sağlıklı bir neslin de yok edilmek istendiğine değindi. Çocukların çocukluğun olanaklarından yararlanamadıklarını ifade eden Mehmet, “Tüm devrimci, demokrat ve duyarlı kesimleri çocuk işçiliğine karşı çocuk eksenli politikalar geliştirmeye çağırıyorum” dedi.
‘Umudumuz büyük, yürüyüş başladı’
Ardından HDP adına tüm işçilerin bayramını kutlayan HDP Muş Milletvekili Demir Çelik, “1 Mayıs nedeniyle alanları dolduran, yüreği özgürlük için çarpanlara, Kobanê’ye, Cizre’ye, Qamişlo’ya, Mahabad’a selam olsun” şeklinde konuştu. 1 Mayıs’ın sistem mağdurlarının direniş günü olduğunu belirten Demir, “Demokratik Özerk Kürdistan’a, ardından ise demokratik Cumhuriyete yürüyoruz” sözlerini ifade etti. Demir, PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından başlatılan çözüm sürecinin, direnen halklar ve Kürt ulusal mücadelesi sayesinde çözüm ve barışa evrilmeye başladığını kaydetti. Rojava’da halkların, inançların kapitalist moderniteye karşı demokratik özerkliği inşa ettiğine işaret eden Demir, “Umudumuz büyük, yürüyüş başladı” dedi. Konuşmasında hasta tutsakları da unutmayan Demir, “Mücadelemizde yanımızda olması gereken tutsakların 560’ı hasta. Bunlardan 150’si ise kendi başına yaşayamayacak kadar ağır hasta ve yatağa mahkum. Ceberut, inkarcı sistem ve AKP iktidarı yoldaşlarımızı bize vermiyor” dedi. Demir Çelik, konuşmasını, “Özgür Kürdistan Dağlarına, Taksim’e, İzmir’e selam gönderiyorum” diyerek sonlandırdı.
Demir Çelik’in ardından PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı mesajı okundu. Mesaj büyük bir coşkuyla karşılandı.
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 1 Mayıs mesajı şöyle:
"Tarihin hiçbir dönemiyle kıyaslanmayacak kadar sosyalizme ihtiyaç duyulmakla birlikte tersine o denli sosyalist ideoloji ve pratikten uzaklık en az kapitalizmin krizi kadar sosyalizmin krizini de ifade etmektedir. Sosyalizmin krizi nesnel nedenlere dayanmamaktadır. Kriz subjektif etkenlerden; tutarlı bilinç, örgüt ve eylem yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Şüphesiz bunda kapitalizmin ideolojik hegemonyası en önemli dış etkendir. Ama belirleyici olan sosyalist ideoloji ve pratikten yoksunluktur. Eklektik yaklaşım ve pratiktir. Finans kapitalizminin hegemonik çağında saldırı sadece emek dünyasına karşı değil, tüm topluma, onun tarihine, ekolojisine ve geleceğine karşıdır. Ya sosyalizm ya barbarlık, ya toplum ya hiçlik anlamına da erişmiştir. Tarihin dehlizlerinde kemirici fareler olarak vücut bulan kapitalizm yeni çağımızda tüm toplumsal bünyeyi saran kanserdir. Şüphesiz bunda bilgi tekelciliği de başat rol oynamıştır. Dolayısıyla toplumsal kurtuluş için bilgi savaşını ahlaki ve politik toplum savaşıyla bütünlük içinde vermek esas olmalıdır. Bunun için de sistemi ayakta tutan üçlü saç ayağına; sermaye tekelciliği, endüstriyalizm ve ulus-devlete karşı komün ekonomisi, ekolojik endüstri ve demokratik ulusa dayalı sosyalizmle yanıt vermeliyiz. Diğer bir deyişle, kapitalist moderniteye karşı demokratik moderniteyle alternatif olmalıyız. Reel-sosyalizmin, sosyal demokrat ve ulusal kurtuluşun karma düzenleri, kapitalist moderniteye karşı tek ayaklı kalkınmacı ekonomizmi aşmayan çıkışları nedeniyle yenildiler. Kapitalizmi azgın canavara dönüştürdüler. Kurtuluşun yolu demokratik modernite ve dayalı olduğu demokratik ulus, ekolojik endüstri ve komünal ekonomidir. Hegemonik sistemin günümüzdeki en zayıf halkası, Ortadoğu coğrafyasında oluşmaktadır. Bir nevi üçüncü dünya savaşı yaşanmaktadır. Kürdistan bu coğrafyanın merkezindedir. Özgürlük hareketi bu coğrafyadaki tüm halkların, ulusların, kültürel tüm grupların anti hegemonik mücadelesine öncülük konumundadır. İşçiler ve işsizler bu mücadeleye öz ideolojik ve pratik silahlarıyla önderlik etmek durumundadır. Geçmiş tarihinden ders çıkararak; bölge halklarının tarihine sahip çıkarak, başta köylülük ve varoşlar olmak üzere tüm topluma önderlik rolünü oynamalıdır. PKK kendi tarihi misyonunu böyle tanımlarken, başta Türkiye işçi sınıfına, tüm emekçi halkına, bölge halklarına karşı enternasyonalist dayanışmasını kararlılıkla ifade etmekte ve pratiğiyle yerine getirmektedir.”
Mektubun ardından ise Eğitim Sen Müzik Grubu, Halim Omerî ve Farqîn’in şarkılarıyla işçiler halaya durdu. Halayların ardından kutlama sona erdi.
(ekip/mg)

