‘Hiçbir baskı bizi gerçekleri yazmaktan alıkoyamayacaktır’
16:12
JINHA
AMED – Dicle Üniversitesi’nde HÜDA-PAR’a yakınlığıyla bilinen Bilge Gençlik Derneği üyelerinin saldırısına uğrayan DİHA muhabirleri Şerife Oruç ve Selman Çiçek olayına ilişkin konuşan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, polisin desteğiyle gerçekleşen bu saldırıyı kabul etmeyeceklerini ve olayın takipçisi olacaklarını belirtti. Polisin gözü önünde darp edilen DİHA muhabirleri Şerife Oruç ile Selman Çiçek’te hiçbir baskının kendilerini gerçekleri yazmaktan alıkoymayacağını ifade etti.
Dicle Üniversitesi Mimarlık Fakültesi önünde 29 Nisan günü yurtsever öğrenciler ile HÜDA-PAR’a yakınlıklarıyla bilenen Bilge Gençlik Derneği üyeleri arasında çıkan olayları görüntülemek isteyen Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabirleri Şerife Oruç ve Selman Çiçek Bilge Gençlik Derneği üyeleri tarafından darp edilmişti. Darp olayına ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Dicle Haber Ajansı (DİHA) basın toplantısı düzenledi. İHD binasında düzenlenen basın toplantısına İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici ile İHD yöneticileri, DİHA çalışanları, Jin Haber Ajansı (JINHA), Özgür Gazeteciler Cemiyeti ve darp edilen DİHA muhabirleri katıldı. Açıklamada konuşan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, basının sadece gerçekleri ortaya çıkarmayı amaçladığını belirterek, “Devlet hem insan hakları savunucularına hem de özgür basın çalışanlarına aynı şekilde baskı ve şiddet politikalarıyla yaklaşıyor” dedi.
‘Saldırı polis çemberinde gerçekleşti’
Polisin desteğiyle gerçekleşen bu saldırıları kabul etmeyeceklerini dile getiren Raci, özgür basın çalışanlarıyla birlikte mücadelelerini sürdüreceklerini ve bu olayın takipçisi olacaklarını dile getirdi. Raci’nin ardından konuşan DİHA muhabiri Selman Çiçek, saldırının polis çemberi arasında gerçekleştiğine dikkat çekerek, “Dicle Üniversitesi’nde kurulan 1 Mayıs standını görüntülemek için üniversitede bulunuyorduk. Üniversite öğrencisi olmayan bir grup saldırgan otobüslerle üniversite dışından gelerek stant kuran yurtsever öğrencilere hakarette bulundu. Yurtsever öğrenciler saldırgan grubu susturmak isterken polisler grubun rektörlükten yürüyüş yapmak üzere izin aldıklarını söyledi. Ve saldırganlara müdahale etmek yerine yurtsever öğrencilere gazlı saldırıda bulundu” dedi.
‘Polisler saldırganların bize ulaşması için yolu açtı’
Kendilerinin de bu sırada polis çemberinin hemen ardında olayları görüntülemeye çalıştıklarını ifade eden Selman, “Bilge Gençlik Derneği üyeleri ile aramızda yaklaşık 30 metre vardı ve aramızda yüzlerce polis TOMA ve akrepler bulunuyordu. Buna rağmen polis yolu açarak grubun bize uylaşmasına izin verdi. Gruptan kişiler kameramı alıkoymak istediler. Bende izin vermeyince daha önceden karşılaşmış olduğum ve yüzünü tanıdığım bir polis beni yere atarak tekmeyle elimdeki kamerayı benden uzaklaştırdı ve grubun kameramı gasp etmesine izin verdi. Ardından ‘siz bunları hak ettiniz. İyi oldu. Sıkıysa gidip kameranızı alın’ gibi sözlerle hakaretler ettiler” şeklinde aktardı.
‘Beni yere atıp tekmelediler’
Bu olayların polis, rektörlük ve HÜDA-PAR’ın ortak politikası olduğunu belirten Selman, “Bu basına yapılan ilk saldırı değil. Ali İsmail Korkmaz’da aynı şekilde polis ve eli sopalı kişiler tarafından katledilmişti. Bugünde bu zihniyetin devam ettiğini görebiliyoruz” şeklinde konuştu. Selman, hiçbir baskının kendilerini gerçekleri yazmaktan alıkoymayacağını ifade etti. Saldırıya uğrayan bir diğer DİHA muhabiri Şerife Oruç ise, kendilerine yapılan saldırının aslında tüm basın çalışanlarına yapılmış olduğunu ifade ederek, polis destekli yaşanan bu olayın basının sesini kısmaya yetmeyeceğine dikkat çekti. Kendisine yapılan saldırıyı aktaran Şerife, “Beni saçımdan tutup yere attılar ve tekmelediler. Bu sırada elimdeki fotoğraf makinasını gasp ederek yürüyüşlerine devam ettiler” sözlerini ifade etti. Şerife, gerçekleşen bu saldırıların ardından polisin kendisine hakaretlerde bulunduğu kaydetti.
‘Özgür basın daha da güçlenecek’
Özgür Gazeteciler Cemiyeti adına konuşan Ozan Kılınç ise özgür basının karşılaştığı şiddet ve baskının yıllardan beri sürdüğüne işaret etti. Polisin ve Bilge Gençlik Derneği üyelerinin gerçekleştirdiği bu saldırının kabul edilir olmadığını dile getiren Ozan, “Basın bu baskılar karşısında ne olursa olsun geri çekilmez. Tam tersi daha da güçlenir. Onların amacı özgür basını susturarak gerçeklerin yazılmasına engel olmaktı. 1990’lı yıllarda yaşananlar şimdi tekrar bu halka yaşatılmak isteniyor” ifadelerinde bulundu. Ozan, basına yönelik gerçekleştirilen çirkin saldırıları kınadıklarını belirterek, “Her zaman basının yanında olacağız ve çalışmalarımızı onlarla birlikte yürüteceğiz” şeklinde konuştu.
(ekip/mg)

