‘HES’ler ve barajlar hem doğayı hem de insanı asimile ediyor’

13:47

 


JINHA


AMED – 4. Amed Uluslararası İşçi Filmleri Festivali açılış konseri için Diyarbakır’da bulunan müzik grubu Marsis’in vokalisti Korhan, HES, baraj ve nükleer santrallerin inşasına dikkat çekti. Korhan, “Bir yanda yükselen gökdelenler, diğer yanda da doğasını korumak isteyen ve kapitalist sisteme dahil olmak istemeyen insanlar var. HES’ler, barajlar ve nükleer santraller hem doğa hem de insan üzerinde gerçekleştirilen bir asimilasyondur” dedi.


Marsis, 2006 yılında Kadıköy’de Korhan Özyıldız ve Ceyhun Demir tarafından kuruldu. Grubun yapısındaki çeşitli değişikliklerden sonra grup 2008 yılında şimdiki halini aldı. İsmini Kaçkar Dağlarının yedinci büyük zirvesi olan “Marsis Dağı”ndan alan grup, Karadeniz’e özgün etnik müzik ve enstrümanlarını Rock müzik ile birleştirerek Karadeniz Rock tarzında ezgiler seslendiriyor. Grubun 2006 yılında Çernobil Faciasının yıl dönümü olan 26 Nisan tarihinde kurulduğunu belirten grubun vokalisti Korhan Özyıldız, “Biz çocuk yaşlardan beri duyduğumuz Karadeniz ezgilerini Rock müzikle birleştirip Karadeniz Rock adlı bir müzik yapıyoruz” dedi. Korhan, beş kişiden oluşan grubun Lazca, Hemşince, Gürcüce ve Rumca gibi birden fazla dilde müzik yaptığını, tulum, kemençe, elektrogitar, basgitar ve davul gibi enstrümanlarla da bu müziği renklendirdiğini ifade etti.


‘Doğasını korumak isteyen insanlar var’


Türkiye’nin birçok bölgesinde HES, baraj ve nükleer santrallerin kuruduğuna dikkat çeken Korhan, “Sürekli büyüyen ve durmak bilmeyen bir kapitalist sistem içerisinde bulunuyoruz maalesef. Bir yanda yükselen gökdelenler, diğer yanda da doğasını korumak isteyen ve bu sisteme dahil olmak istemeyen insanlar var. Sürekli tekrarlanan bir cümle var: ‘Enerji lazım, ülkenin kalkınması lazım.’ Bu cümle çok büyük bir yalan. Çünkü sürekli büyüyen bu kapitalist sistem karşısında ülkenin her yerine HES, baraj ve nükleer santral yapsanız da yetmeyecek ve öyle bir duruma gelinecek ki enerji üretmek uğruna insanlar köleleştirilecek. İstanbul’da, Ankara’da ya da bir büyükşehirde bir gökdelenin ışıklanması yapılacak diye bir köyün deresi veya bir şehrin nehri gidiyor, bütün ekoloji bozuluyor. Bu hem doğa hem de insan üzerinde gerçekleştirilen bir asimilasyondur” şeklinde konuştu.


‘Bu coğrafyada yaşayan insanların doğayla bağları var’


Bölgede yaşayan bütün insanların doğayla bir bağ oluşturduğunu ve bunu müziğe de yansıttığını söyleyen Korhan, bütün bölgelere ait şarkılarda bile mutlaka bir dere, nehir, ağaç ya da doğa vurgusunun olduğuna işaret etti. Korhan, “Bunlar elimizden alındıktan sonra biz de başkalaşırız. Bizim yaşam alanımıza müdahale ediliyorsa bunun karşısında durmak, her zaman için bizim ilk görevimiz olacak” ifadelerine yer verdi.


‘Bir sanatçının söylemesi gereken sözler olmalı’


Müzik yapmanın bir tepki oluşturmak için avantaj olduğunu belirten Korhan, bir müzisyen ya da sanatçının toplumsal konularda söylemesi gereken sözleri olması gerektiğine işaret etti. Bir müzisyenin karşısında onu dinlemek amacıyla gelen insanların bir fikri paylaşmak için uygun olduğunu söyleyen Korhan, “Çünkü sizin anlatmak istediklerinizi anlayacak ve destek verecek insanları kazanabilirsiniz. Bu yüzden grubumuzla beraber bu mücadelenin içinde yer alıyoruz” dedi.


‘Yaşasın halkların kardeşliği’


İşçi filmleri festivali kapsamında Diyarbakır’da bulunduklarını belirten Korhan, “Burası bize çok tanıdık. Hem çok farklı hem de çok yakın kültürlere sahibiz” sözlerinin ardından son olarak “Yaşasın halkların kardeşliği” dedi.


(my-sh/gk)