Eren Keskin: Her kadın cinayeti politik bir cinayettir

14:19

JINHA


HAMBURG – Hamburg’ta Kadın Ağı tarafından düzenlenen ‘İktidar-Kadın-Beden’ konulu panelde konuşan insan hakları savunucusu avukat Eren Keskin, her kadın cinayetini politik bir cinayet olarak değerlendirerek, “Bölgede tecavüz ve cinsel taciz uzun yıllar boyunca kadının iradesini kırmak amacıyla sistematik bir devlet politikası olarak uygulandı. Hem yasalarda hem de toplumsal algıda bir değişimin sağlanabilmesi için tüm kadınlar mücadele etmelidir” dedi.


Almanya’nın Hamburg kentinde Kadın Ağı tarafından “İktidar-Kadın-Beden” konulu panel düzenlendi. Panele, insan hakları savunucusu avukat Eren Keskin ve LGBTİ aktivisti Kıvılcım Arat konuşmacı olarak katıldı. Birçok kadın örgütünün temsilini bulduğu Kadın Ağı kurucu üyesi Hülya Arslan’ın aynı gün şizofreni hastası oğlu tarafından katledilmesi ise panelde derin bir üzüntü yaşattı. Skype üzerinden panele katılan avukat Eren Keskin, her kadın cinayetini politik bir cinayet olarak değerlendirdi. Bölgede tecavüz ve cinsel tacizin uzun yıllar boyunca
kadının iradesini kırmak amacıyla sistematik bir devlet politikası olarak uygulandığına dikkat çeken Eren, hem yasalarda hem de toplumsal algıda bir değişimi sağlayabilmek için tüm kadınların taleplerini ifade ederek mücadele etmelerinin şart olduğunu ifade etti.


‘Tüm hak ihlallerine karşı siyaset üretmeye çalışıyoruz’


İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği temsilcisi Kıvılcım Arat ise, 2007 yılından bu yana LGBTİ ve insan hakları üzerine yürüttükleri çalışmalarını anlattı. Nefret suçu mağdurlarının dava takiplerinden hukuki danışmanlığa, hak ihlallerinden çeşitli eğitim atölyelerine kadar birçok alanda çalışmalarının devam ettiğini belirten Kıvılcım, sadece LGBTİ hakları üzerinde değil, tüm hak ihlallerine karşı siyaset üretmeye çalıştıklarını dile getirdi. Kendini “Kürt, Alevi ve Trans bir kadın” olarak tanıtan Kıvılcım, Roboski katliamından Sivas katliamına, kadın
cinayetlerinden işçi cinayetlerine, azınlıklar, inanç ve kimlik siyasetinden politik gündeme kadar birçok alana dair çalıştıklarını ve tüm ötekilerin eylem birliğini hedeflediklerini belirtti. Şiddet mağduru tüm gruplar gibi LGBTİ’lerin de şiddeti çeşitli boyutlarıyla yaşadıklarını, bunu toplum ve devlet şiddeti olarak ikiye ayırmanın mümkün olduğunu kaydeden Kıvılcım, devlet şiddetinin altında polis şiddetini ayrı olarak değerlendirmek gerektiğini, tecavüzden tutalım kaba işkenceye kadar bu kurum aracılığı ile yaşama geçirildiğini söyledi.


Kadın Ağı kurucusu Hülya Arslan katledildi


Moderatörlüğü Rojbin Kadın Meclisi üyesi Meral Babur tarafından yapılan panelin ikinci bölümünde ise, Hamburg Kadın Ağı bileşimlerinden Avrupa Demokratik Kadın Hareketi (ADKH) ve Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) temsilcileri kendi çalışmaları hakkında bilgi verdiler. ADKH adına konuşan Berivan Upçin, bir süredir “cinsel sömürüye sessiz kalma” şiarıyla yürüttükleri imza kampanyasının amacını anlattı. SKB temsilcisi Hatice Kar ise, geçen yıl Hamburg‘da ilk kez düzenlenen mülteci kadın konferansı konusunda bilgi vererek, ikinci konferansın yazın yapılacağını açıkladı. Kadın katliamları ve nefret cinayetleri üzerine tartışmaların yoğun olduğu panelin sonunda katılımcılar, Kadın Ağı kurucu üyesi Hülya Arslan’ın yaşamını yitirdiği haberini aldı. Uzun yıllardır kadın çalışması yürüten iki çocuk annesi Hülya Arslan’ın şizofreni hastası oğlu tarafından katledildiği bildirildi.


(mg)