'Yasalarda cinsel istismar maddeleri yeniden düzenlenmeli'
08:25
Sarya Gözüoğlu / JINHA
AMED - Çocuklara yönelik cinsel istismar olaylarının görüldüğü davalarda yasaların yetersiz ceza verdiğini, mağdura dava sürecinde defalarca travma yaşatıldığını ifade eden Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Gazal Bayram Koloman, faillerin en üst hadlerden ceza alması ve failin mahkeme huzurunda "pişmanın, mağdur beni teşvik etti" gibi ibarelerinin hiçbir şekilde indirim sebebi olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından cinsel saldırı ve istismar suçlarıyla ilgili kanun maddelerini yeniden düzenleyen bir tasarının gündemde olduğu belirtilmişti. Yaşanan yüzlerce istismar, tecavüz ve erken yaşta zorla evliliklerin yaşandığı Türkiye'de geç kalınmış bu değişikliğin bir an önce hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor. Kanunda sadece çocuklara karşı değil, yetişkinlere karşı da işlenen cinsel suçlara yönelik düzenlemelerin olacağı ve tacize, tecavüze uğramış çocuğun ruh sağlığının bozulup bozulmadığına dair defalarca yapılan muayenelerle ilgili de düzenlemeler yapılması bekleniyor. Ayrıca evlenme yaşına gelmiş olduğu kabul edilen bireylerin zorla evlendirilmesinin de suç olacağı öngörülen yasalara göre 17 yaşını bitirmiş 18 yaşından gün almış kişiler reşit sayılıyor. Bu da çocuk yaşta zorla evlilikleri meşru kılıyor. Konuya ilişkin konuşan Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Gazal Bayram Koluman, ilk olarak mağdurun ruhsal durumunun bozulmuş olduğuna dair rapor aldırılma hususunun kaldırılması gerektiğini vurguladı.
'Mahkeme mağdurlara defalarca travma yaşatıyor'
Son dönemlerde takip ettikleri istismar dosyalarında mağdurun yaşadığı travmaya dair alınan raporlarda ruhsal durumun bozulmadığına ilişkin kararların çıktığını dile getiren Gazal, bu durumun hem tıbben hem de hukuken kabul edilemez olduğunu belirtti. Gazal, ruh sağlığı muayenelerinde bulguya rastlanmammış olsa bile, mağdurun ileriki dönemlerde travmaların derin yaralarını yaşayacağını belirterek bu maddenin kaldırılması gerektiğini vurguladı. Gazal aynı zamanda mağdurların çocuk izlem merkezlerinde ifadeleri alındıktan sonra psikiyatr ya da psikolog terapisinin başlatılması gerektiğini söyledi. Mağdurların yaşadıkları travmanın üstüne bir de mahkeme tarafından mağdur edildiklerine dikkat çeken Gazal, "Çocuğu daha fazla örselememek adına yargılama safhasında böyle bir rapor aldırılmasını doğru bulmuyoruz. Mevcut tasarı içerisinde bu maddenin değiştirilmesi için çalışma yürütülmektedir" dedi.
'Pişmanım, mağdur beni teşvik etti' gibi ibareler indirim sebebi olmamalı'
Sözlerinde 18 yaşındaki herkesin çocuk olduğunun kabul edildiğini dile getiren Gazal, "Yasalarımızda 15 yaş altı çocukların uğradıkları cinsel saldırılar 'cinsel istismar', 15-18 yaş arasındaki çocuklara dönük olanlar ise 'reşit olmayanla cinsel ilişki' olarak kabul edilmektedir. Biz bu durumun tamamen kaldırılması ya da değiştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz" şeklinde konuştu. Söz konusu madde içerisinde "rıza faktörü" ve "şikâyet" unsurunun da göze çarptığını söyleyen Gazal, "15-18 yaş arasında bir çocuğun cinsel istismara maruz kalması halinde bunun rızayla olması ya da 6 aylık bir süre içerisinde şikâyet edilmemiş olması halinde takipsizlikle sonuçlanmakta. Bu şekilde, bu suçların failleri de serbest kalıyor" ifadelerine dikkat çekti. Gazal, "Faillerin en üst hadlerden ceza alması ve failin mahkeme huzurunda 'Pişmanım', 'Mağdur beni teşvik etti' gibi ibarelerin hiçbir şekilde indirim sebebi olarak görülmemesi gerektiğini düşünüyoruz" dedi.
'Mağdurun beyanı basına yansımamalı'
Gazal, Türkiye genelinde 14 ilde çocuk izlem merkezlerinin bulunduğunu ve şubelerin sayılarının artırılmasının gerektiğini belirtti. Ayrıca yargılama safhasında çocuğun ifadesinin kamera ile alındığını dile getiren Gazal, bu durumun çocuğun yaşadığı travmayı tetikleyeceğine de işaret etti. Adalet Bakanlığının çocuğa yönelik istismar suçlarının istatistiksel verilerini derhal çıkarması gerektiğine vurgu yapan Gazal, "İstatistikler, çocuğa yönelik cinsel istismar olaylarını önlemek için neler yapabileceğimiz, ne kadar önemli olduğu ve ne kadar bütçe ayrılması gerektiği sonucuna ulaşabilmemiz için şarttır" dedi. Gazal basının da çocuk cinsel istismar olaylarında duyarlı olması gerektiğine vurgu yaparak, "Mağdurun beyanı basına yansımamalı. Bu durum mağduru daha da mağdur etmekten öteye gitmez. Failin deşifre edilmesi caydırıcı olabilir, ancak olayın detaylandırılması şiddet eğilimi olan kişileri teşvik edebilir" dedi.
(sg/gk)

