'İslam dininin doğayla olan bağı istismar edildi'

09:21

Sarya GÖZÜOĞLU - Asiye TEKİN / JINHA


AMED - Ekoloji ve İslâmiyet ilişkisini değerlendiren İlâhiyatçı ve Din Sosyolojisi Yüksek Lisans öğrencisi Rabia Tamer, İslâm dini ilk çıktığı andan itibaren doğayla bağının çok güçlü olduğunu ancak bu yönünün istismar edildiğine dikkat çekerek, "İnsanlar doğanın kendileri için yaratıldığını zannediyorlar. Ancak doğa bizim için yaratılmadı, biz doğadan ancak yararlanabiliriz, doğada bizden yararlanabilir, bu yararlanma karşılıklıdır" dedi.


İslâm dini doğa ve insan ilişkisini bütünlüklü ele alır. İnsan doğadan doğa insandan faydalanır. Biri diğerine tahakküm edemez ikisinde doğa içerisinde birer varlıktır der.  Kuran'da bahsedilen dünya bütündür ve insanın dünyaya karşı sorumlulukları vardır. Buna bağlı olarak insan, sorumluluklarının gereği olarak yeryüzünü imar ve inşa edici faaliyetlerde bulunmalı, buna bağlı olarak bozucu davranışlardan şiddetle sakınması gerektiğini belirtir. Termik santraller, kesilen ağaçlar yok edilen ormanlar ve tahrip edilen doğal yaşam insanın İslâm'a aslında ne kadar yabancı olduğunun kanıtı durumdadır.


'İslam dininin doğayla bağı çok güçlü'


İslamiyet ve doğa arasındaki yaradılışa değinen ilahiyatçı Rabia Tamer, İslamiyetin fıtrat dini olduğunu belirterek, fıtratın bozulmamış öz anlamına geldiğini söyledi. Rabia, İslâm dini ilk çıktığı andan itibaren doğayla bağının çok güçlü olduğunu ancak bu yönünün istismar edildiğini dile getirdi. Kuran-ı Kerim'de geçen ayetlerde Allah'ın "Kendini bilmek isteyen insanlar yüzlerini doğaya dönsünler" sözünü örnek göstererek, İslam dininin dikkatleri doğaya çevirdiğini ifade etti. İnsanların doğa üzerine tahakküm kurarak kendilerini meşrulaştırdığını ifade eden Rabia,  bundan dolayı doğanın önemsenmediğini kaydetti. Hazreti Muhammed'in "Kıyamet günü elinizde bir ağaç varsa onu dikin" dediğine dikkat çeken Rabia, Hazreti Muhammed'in Medine'ye gittiği zaman bölgeyi "sit" alanı olarak ilan ettiğini söyleyerek, "Peygamberimiz, 'burada avlanamazsınız, buradan bir yaprağı bile koparamazsınız' demiştir" sözlerini ifade etti.


'Doğa bizden biz doğadan yararlanırız'


Rabia, insanların doğadaki her şeyin kendileri için yaratıldığını düşünme fikrinin çok büyük bir kırılma noktası olduğuna işaret etti. İnsanların "doğa bizim için yaratıldı" yaklaşımını aşarak doğaya hak ettiği değeri vermeleri gerektiği vurgusunu yapan Rabia, "İnsanlar doğanın kendileri için yaratıldığını zannediyorlar ancak doğa bizim için yaratılmadı, biz doğadan ancak yararlanabiliriz, doğada bizden yararlanabilir, bu yararlanma karşılıklıdır" dedi. Adaletin sadece insanlar arasında olmadığını kaydeden Rabia, "İnsan Allah ve doğayla ilişki içerisindedir bu ilişki devam ettiği sürece yeryüzü 'barış yurduna yani cennete dönebilir" şeklinde konuştu. 


(at-sg/mg)