Emine Esmer: Berivan'ın şahadetiyle hayatım değişti

11:38

Mizgin TABU - Asiye TEKİN / JINHA


AMED – Bölgede yaşanan 30 yıllı aşkın çatışma sürecinde devletin Kürt halkının üzerinde geliştirdiği baskılardan dolayı Kürtler faili meçhul cinayetler, köy yakılmaları ve bununla beraber, zorunlu göçe maruz bırakıldı. 1990'lı yıllarda ana dilinde şarkıların yer aldığı kasetleri bile gizlice dinlemek zorunda kalan Kürt halkı, bugüne kadar birçok bedel ödeyerek her türlü baskıya rağmen direndi. Cizre'de 1992 yılında Newroz Bayramı'nı kutlamak isteyen halka saldıran polise karşı duran Kürt kadınlarının baş kaldırmasına öncülük etmiş olan Berivan'ın yaşamını yitirmesi ile yaşamında değişimin başladığını ifade eden Silopi Belediyesi Eş Başkanı Emine Esmer, hayatına yön veren Kürt kadın mücadelesi içerisinde yaşadıklarını anlattı.


Bölge'de yaşanan 30 yıllık savaş süreciyle birlikte başta Kürt kadını olmak üzere tüm Kürtlerin büyük acılar yaşadı.Bunlardan biri olan Silopi Belediyesi Eş Başkanı Emine Esmer, hayatına yön veren Kürt kadın mücadelesini anlattı. Şırnak'ın Cizre ilçesinde 5 çocuklu bir ailenin en büyük kızı olan Emine, bölgede yaşanan savaş koşullarında geçen çocukluk döneminde Kürt halkının yaşadığı baskılara tanık olduğunu dile getirdi. Kürt toplumunun kültürüne ve kimliğine yönelik baskıların 1990'lı yıllarda Cizre'de yoğun bir şekilde yaşandığını ifade eden Emine,  Cizre'de Kürt halkının verdiği mücadeleye karşı duygusal bir bağlılık ile bağlandığını ifade etti. 1990'lı yıllarda Cizre'de Kürtlerin verdiği mücadeleden etkilendiğini belirten Emine, "1990'larda Kürt hareketi Botan halkı üzerinde ciddi bir etki yaratmıştı.  O zamanlar 11- 12 yaşlarındaydım. Etrafımda olup bitenleri çok fazla anlamıyordum. Berivan'ın şehit düştüğü gün herkesin hastaneye koştuğunu görünce şaşırmıştım" şeklinde konuştu.


'Berivan'ın şehit düşmesiyle bende değişime neden oldu'


Dönemin baskıcı güçlerinin Kürt kadınları ile gençleri üzerinde oluşturduğu politikaları 1990'lı yıllarda tam olarak anlayamadığını söyleyen Emine, Berivan'ın yaşamını yitirmesinin ardından kendisinde bir bilinçlenme döneminin başladığını dile getirdi. Emine, "Berivan'ın şehit olması özellikle kadınlar üzerinde, hem düşüncede, hem katılımda, hem de kölelik zincirini kırmada büyük bir etki yarattı. Berivan'ın şehit olmasının ardından bende bir arayış içerisine girdim" diyerek etrafında gelişen olayları sorgulamaya başladığını söyledi.


'Kadınların mücadelesi Berivan'ın şahsında ortaya çıktı'


Bölge’de farklı nedenlerden dolayı birçok ailede parçalanmalar olduğuna işaret eden Emine, bunun Kürt halkı üzerinde uygulanan politikalardan dolayı meydana geldiğini dile getirdi. Emine, "Kültürel açıdan, sosyal açıdan ve ekonomik açıdan sistemin aile üzerindeki baskısı tarafından burada kendi başına bir parçalanmayı ortaya çıkardı. Baskılara karşı özellikle Berivan şahsında kadınların mücadelesi ortaya çıktı" diyerek kadınların bugünkü mücadelesini 1990'lı yıllarda mücadele eden Kürt kadınlarına borçlu olduğunu dile getirdi. 


'Bizi ayakta tutan irademiz arkadaşlık ve fedakarlıktı'


1990'lı yıllarda bölgede çok zor bir çatışma sürecinin başladığını ifade eden Emine, koşulların zor olmasına rağmen, Kürtlerin mücadelesinin giderek arttığını söyledi. Emine, "Bizi ayakta tutan, güçlü irademiz, arkadaşlık, coşku ve fedakarlıktı. Eğer irademiz zayıf olsaydı, o koşullar altında hemen düşer yok olurduk. 1990'larda çocuklar olarak biz de çok mücadele verdik. Bu nedenle genç yetişkin devrimciler bize, 'partinin portatif çocukları' diyordu. Bizde onları devrimin içinde annemiz, babamız gibi görüyorduk" dedi.


'Sağlık sorunlarımdan dolayı bir süre ara verdim'


Kürt kadın mücadelesinde yoldaşlığın et ve tırnak gibi birbirine bağlı olduğunu dile getiren Emine, çocuk yaşta Cizre'de yaşadığı mücadele anlayışını PKK saflarına katılarak devam ettirdiğini söyledi. PKK saflarında iki yıl kaldıktan sonra sağlık nedenlerinden dolayı dönmek zorunda kaldığını ifade eden Emine, Kürt kadın mücadelesinde bir süre yer almamanın kendisinde büyük bir boşluk yarattığını kaydetti. Emine "Çok kısa bir süre olsa da ailemden kopmuş gibiydim. Mücadele içerisinde bulunmadığım için her şeyimi kaybetmiş bir ruh haline sahiptim" dedi.


'Cezaevinde her türlü şiddete maruz kaldım'


Döndükten altı ay sonra, tutuklandığını belirten Emine, cezaevinde her türlü şiddete maruz kaldığını dile getirdi. Cezaevlerinde şiddetin ve işkencenin sınırının olmadığını dile getiren Emine cezaevi sürecini şöyle anlattı: "Gözaltına alındığımda bir ay boyunca işkencede kaldım. Ayaklarım hem şişmiş hem de morarmıştı. Beni mahkemeye çıkarmadan ayaklarımı jiletle keserek, şişkinliğin inmesini sağladılar. Ben o zamanlar doktor raporu verilip verilmediğini bilmiyordum. Cezaevinde dört duvar arasına küçücük bir havalandırma vardı, baktığımda gökyüzü kare şeklinde görünüyordu. Bir an tünel kazıp cezaevinden kaçmayı bile içimden geçirdim, fakat daha sonra alıştım."


'Yaşadıklarım bir roman gibi'


Yaşadıklarının bir roman niteliğinde olduğunu belirten Emine, "Biz halk olarak yazma konusunda biraz zayıf durumdayız. Bunun içinde tarihimin çoğu kayıp durumdadır. Eğer bizimde tarihimiz yazılırsa, dünya klasiklerinden daha fazla etki yaratacağına inanıyorum” şeklinde konuştu. Cezaevinden çıktıktan sonra kadın çalışmalarında yer aldığını kaydeden Emine, kadınların yaşadığı acıları ve çektiği zorlukları şimdi daha iyi anladığını söyledi.


'DÖKH kadın kimliğinin çatısıdır'


Bölgedeki bütün kadın kurumlarının Demokratik Özgür Kadın Hareketi'ne bağlı olduğunu ifade eden Emine, DÖKH'ü kadın kimliğinin çatısı olarak gördüğünü söyledi. Üç yıl boyunca DÖKH'ün çalışmalarında yer aldığını ifade eden Emine, "DÖKH'te çalışmak bana heyecan veriyordu. DÖKH'e bağlı olan kadın kurumlarından Diyarbakır Kadın Akademisinde çalışmalar yürüttüm. Akademi çalışması farklıydı. Felsefe, sanat, kültür, paradigma, tarih ve kadın tarihi açısından aydınlatıcı bir kurumdur" şeklinde konuştu. Kadın Akademisi'nin kadınların gelişebilmesi için her türlü olanağa sahip olduğunu dile getiren Emine, kadınların kendilerini en iyi eğitebilecekleri yerin Kadın Akademisi olduğunu sözlerine ekledi.


'Kadınlar bugün zincirlerini kırmış durumda'


"Her insanımız kendi başına bir romandır" diyen Emine, kadınların düşünceleri ve yaşam tarzları ile farklı bir manevi dünyasının olduğunu dile getirdi. Kadınların 1990'lı yıllarda toplumun bakış açısı ile zincirlenmiş bir durumda olduğunu belirten Emine, günümüzde kadınların yaşamın her alanında baş kaldırarak,  zincirlerini kırdığını söyledi.


(dc/zd/mg)