Bir direniş masalıdır Berfo ananın yaşamı...
10:46
Zehra DOĞAN/JINHA
AMED – Anneler Günü, farklı insanların mecrasıydı, çünkü evladını kaybeden annelerin günü hiçbir zaman kutlu olmazdı. Bunlardan biri de 105 yıllık yaşamının 33 yılını oğlunun kemiklerini aramakla geçiren Berfo anaydı. Kayıp toprakların en başta gelen anne sembolü olan Berfo ana, 21 Şubat 2013 tarihinde hayata gözlerini yumamadan veda etti. Anneler Günü hayatlarını çocuklarına feda eden bütün kadınlara kutlu olsun…
Yarın Anneler Günü... Her nedense anne kelimesinin içimize işlediği yoğun hissiyatlara rağmen, Anneler Günü, bölgede doğan tüm insanlar için soğuk bir ürperti anlamına gelir. Çünkü ne bizim annelerimiz televizyon ekranlarındaki mutlu kibar görünümlü bir anneydi, nede biz annesine mutfak eşyası alan cicili bicili elbiselerin içindeki çocuklardık... Bayramlık kıyafetlerini giyen kırsal çocukların yaşadığı rutin yaşam çelişkisi gibi, bizler de Anneler Günü'nü yabancıl bir şekilde geçirdik. Biz de annelerimize bir hediye almalıydık, çünkü çok seviyorduk ama televizyonlarda reklamı yapılan hiçbir hediyelik eşya annemizin profiline uymuyordu. Ve bu nedenle her hediye merasiminin ardından, oturmayan, başkalarının adetini kendi kültürüne yedirmeye çalışanların oluşturduğu bir manzaraya neden olurduk. Anneler Günü, farklı insanların mecrasıydı, çünkü evladını kaybeden annelerin günü hiçbir zaman kutlu olmazdı. Bu nedenle annelerimiz, ne profilize edilen annelere benziyordu, ne de biz mutlu mesut çocuklara.... Bizim annelerimiz Barış Anneleri, Cumartesi anneleriydi, yani Berfo anaydı... Şimdi hangi hediye, hangi gün Berfo Ananın acısını dindirebilir? Hangi hükümet yetkilisi, ülkesinde annelere atfedilen güne önem naraları atarken, Berfo ananın da acısına merhem sürüp oğlu Cemil'in kemiklerinin yerini gösterir? Yoksa Berfo bu toprakların annelerinden değil miydi?
Oğlunun kemiklerini istiyordu!
Kayıp toprakların en başta gelen anne sembolü olan Berfo ana, 21 Şubat 2013 tarihinde hayata gözlerini yumamadan veda etti... 1990'ların faili meçhul cinayetlerini işleyenler, Berfo'nun oğlu Cemil Kırbayır'ı ondan alarak 105 yıllık yaşamının 33'ü yılını kararttı. İşte böyle başladı Berfo'nun 33 yıllık talihsiz annelik serüveni. O hiçbir zaman, alışılageldik Anneler Günü manzaralarına tanık olmadı. Geçen 33 yıl içinde ger hükümet yetkilisinin sağır kulaklarını patlatırcasına kapılarında "evladımın kemiklerini istiyorum" diye haykırsa da, 33 yıllık mücadele hayatı içinde geçen 33 Anneler Günü ona zehir oldu.
‘Evin rengini değiştirmeyin belki Cemilim gelir’
"Evin rengini değiştirmeyin, olur da Cemil'im gelirse tanımaz geri döner. Yine kaybolur" diyen bir anneydi Berfo. Yıllarca devlet kapılarında yatan Berfo'nun oğlunun nerde olduğu hiç kimseyi ilgilendirmedi. Yıllarca Kürt halkının varlığını, Türk varlığına armağan eden anlayış zaten yine bu hükümet politikaları değil miydi? İşte bu yüzden Kürdün kara gözlü Cemil'ini de Türk varlığına armağan etmişlerdi. "Oğlumu göremeden öleceğim" diyen Berfo, tüm hayal kırıklıklarına rağmen, Berfo'ya ilişkin yaptığı açıklamaları yine bir umut bilip, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın karşısına çıktı. Aslında devletin mahkemesinin 2002'de "takipsizlik" kararı vererek zaten pek takip etmediği oğlunun dosyasını karanlık dehlizlere fırlattığını çok iyi bilen Berfo, içinde "acaba " kuşkularının bir nebze olsun dinmesi için çıkar. Fakat sonuç yine aynı, sevgili ülkenin, sevgili annesinin annelik hediyesi olarak istediği evladının kemikleri yine armağan edilmeden yüzüne kapılar bir defa daha kapanır. Aslında zaten Berfo'yu Berfo yapan 13 Eylül 1980'de evlerinin basılmasıyla, küçük oğlu Cemil Kırbayır'ın gözaltına alınmasıyla başlar. Berfo'nun Cemil'e ilişkin son hatırası şöyle olur: "Son defa ‘Cemil’ dedim, o da ‘Anne’ dedi. Bir daha göremedim yavrumun yüzünü…"
O anneliği en derinlerde yaşıyordu
Cemil'den son kalan "anne" sözlerini dahi yaşamasına izin vermeyen kirli politikalar, onu yıllarca meydanlarda ve devlet kapılarında nöbet tutmaya zorladı. Berfo'nun da anneliği işte böyle bir annelikti. Çünkü çok sevdiği oğlundan geriye kalan sadece anne kelimesiydi ve bu nedenle Berfo annelik mertebesine mücadeleyle ulaşacaktı. Hayat veda ederken de vasiyetinde bu yüzden "oğlumu bulmadan beni gömmeyin, onu bulun ve sonra bizi beraber gömün" demişti. Çünkü Berfo anneliği hiç kimsenin tadamayacağı en derinlerde hissetti ve yıllarca bunun mücadelesini verdi.
(zd/mg)

