Tarihi ‘Demokratik İslam Kongresi' başladı

11:40

JINHA


AMED - PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın önerisi üzerine DTK tarafından organize edilen ve iki gün sürecek olan ‘Demokratik İslam Kongresi’, 340 delegenin katılımıyla başladı. Kur'an dinletisiyle başlayan kongre'nin açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Kadri Yıldırım, Kürt, Kürdistan, barış, savaş, gibi kavramları ve İslam'daki yerine ilişkin konuşurken, Kürtlerin İslam'ı kabul etme süreçlerini, İslam'ın kadına ve çocuklara yaklaşımını değerlendirdi.


PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın önerisi üzerine Demokratik Toplum Kongresi (DTK) tarafından düzenlenen "Demokratik İslam Kongresi" 70'i aşkın kadın olmak üzere 300'ün üzerinde delegenin katılımıyla başladı. Diyarbakır Green Park Hotel'de gerçekleştirilen, iki gün sürecek olan ve Mele Evdilaye Timoqî'ye adanan Demokratik İslam Kongresi'ne bölgeden, Rojava'dan Federal Kürdistan Bölgesi'nden, Türkiye'den, Rojhilat'tan ve Avrupa'dan delegeler katılırken, delegeler arasında DTK, HDP, Diyarbakır Büyükşehir Belediye eş başkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı, Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk, aydın, yazar, gazeteci, din alimleri, Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH), ilahiyatçılar ile Alevi, Süryani, Ermeni gözlemciler yer aldı. Kongre, iki gün boyunca İslam dini çerçevesinde adalet, zalim, mazlum gibi kavramlar, Medine Sözleşmesi, Ortadoğu'da barış arayışı ve Kürt Sorunu çözümü, kadının İslam'daki yeri ve günümüzde yaklaşımları konuşularak, masaya yatırılacak. Yoğun ilginin gösterildiği kongreye 180 basın çalışanı da akredite yaptı. Kongre, Kur'an dinletisi ile başladı.


‘Gerçek İslam’da barış var’


Kongrenin ilk açılış konuşmasını, Mardin Artuklu Üniversitesi'nden Prof. Dr. Kadri Yıldırım "Kürt Sorunu ve İslam'ın Hakemliği" başlığıyla yaptı. Konuşmasında, barış sürecine değinen Kadri, güzelliklerin böylesi süreçlerde yaşandığını ifade ederken, barış sürecinin mimarlarına da teşekkür ettiklerini vurguladı. Kürtlerin savaşta da barışta da cesur olduklarını sözlerine ekleyen Kadri, bugün demokratik İslam'ı tartışacaklarını kaydetti. Demokratik İslam'ın gerçek ve Hazreti Muhammed'in İslamı olduğunu kaydeden Kadri, farklı İslamların da yaratıldığını fakat bunları "yapılmış İslam" olarak tanımladıklarını söyledi. "Yapılmış İslam'da kan ve savaş var, gerçek İslam'da barış var" diyen Kadri, gerçek İslam'da kadın ve çocukların öldürülmesinin de yasak olduğunun altını çizdi. Kürt kadın ve çocuklarının öldürülmesine ilişkin verilen fetvalara da dikkat çeken Kadri, Emeviler'den bugüne kadar İslam'ın ezilen halklardan, özellikle de Kürt halkından saklandığını vurguladı. Ayrıca Medine Sözleşmesi'ne de dikkat çeken Kadri, bu sözleşmede herkesin kendi ulusal kimliğiyle, anadiliyle yer aldığını kaydetti. Kadri, yazılı bir anayasa olan Medine Sözleşmesi'nin inkar edilemeyeceğine dikkat çekti.


'Hz. Muhammed'in Kürtler için olumsuz ifadeleri olmadı'


Konuşmasında Hz. Muhammed'in Kürtler için söylediği iddia edilen bir dizi sözlere de işaret eden Kadri, sözlerine şöyle devam etti.


"Osmanlı tarihçilerinden Hoca Sadeddîn’in 'Tâcu’t-tevârîh' adlı eserinde geçen; 'Şerefname'de değerlendirilen ve Abdüsselâm el-Mardînî’nin 'Tarîhu Mardîn' adlı eserinde de nakledilen asılsız bir rivayetin özü şöyledir: Dünya hükümdarları Hz. Peygamber’in elçiliğini tebrik etmek için heyetler gönderdikleri sırada Türkistan sultanlarından biri olan Oğuzhan da İslâm’a teslim olma ve ona ihlasla hizmet etme bağlamında 'Bağdûz' adında çirkin görünümlü bir adamı gönderir. Kendisini gören Hz. Peygamber çirkin görünümünden nefret eder ve hangi aşiretten olduğunu sorar. Kendisine 'Kürt milletindendir' cevabı verildiğinde şu bedduada bulunur: 'Allah bu milleti kendi aralarında birlik olmaya muvaffak etmesin. Aksi takdirde tüm milletleri yenecek ve dünyayı bozacaklardır. 'İşte bundan dolayıdır ki Kürtler birkaç hanedan ve hükümetten başka büyük devletler kurmaya muvaffak olamamışlardır. Birkaç açıdan bunun asılsız ve uydurma bir söz olduğu açıktır. Şöyle ki: Hiçbir hadis ve tabakat kitabında böyle bir olay ve 'Bağdûz' adında bir şahsın varlığı geçmemektedir. Olayda adı geçen Oğuzhan bu sözde olaydan 5 asır sonra yaşamış bir Türk-Tatar büyüğüdür. Bu olay, Hz. Peygamber’in insanların şekil ve ırklarına bakış açısıyla tamamen ters düşmektedir. Bu olayın, Kürtlerin kendi aralarında birlik kurup büyük bir güç veya devlet haline gelmelerini istemeyen bazı kimseler tarafından uydurulduğu kuvvetle muhtemeldir."


Ardından ise Kadri, Kürt Sorunu'nda Kur'an ve Sünnet hakemliğine, İslam'da savaş, barış ve ateşkes felsefesi ve etiğine ilişkim konuştu. Kadri, Kur'an'da kadın ve çocukların  öldürülmemesine ilişkin yer alan ayetlerden örnekler verirken, konuşmasını "Bu Dünyada ve Kabirde Anadilde Savunma Hakkı", "Toplumsal Mutabakat, Bir Arada Yaşama Ve Yönetime Kolektif Katılmanın Yazılı Anayasası Olarak 47 Maddelik Medine Sözleşmesi"


'Rojava'ya en büyük emeği Abdullah Öcalan verdi'


Cizîre Kantonu Din ve Halklar İşleri Bakanı Nureddin Şakir, Rojava'dan kongreye sıcak selamlar getirdiklerini ve kongreye katılmaktan dolayı mutlu olduklarını kaydetti. Yaptığı konuşmada Rojava'da yaşananları anlatırken delegeler duygusal anlar yaşanırken, Rojava devriminin sınırlar, çemberler ile boğulmak istendiğini söyleyen Nureddin, "Rojava'da oyunlar oynanıyor, insan hakkı kalmıyor, insanların kafaları kesiliyor. Rojava Kürdistan'ının, bu birliğe ihtiyacı var" dedi. PKK Lideri Abdullah Öcalan’ı hala özgürleştiremediklerini belirten Nureddin, "Önderimiz, 15 yıl sonra da seni özgürleştiremedik. Özgürlük zindanlarda başladı, dağlara ovalara yayıldı. Özgürlük, Rojava'da yaratıldı. Seni özgürleştireceğiz Önderimiz. Rojava devrimi Kürdistan'ı özgürleştirecek" şeklinde konuştu. "Rojava devriminin başarısı Kürdistan'ın başarısıdır" diyen Nureddin, Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla gerçekleştirilen kongreye büyük anlam biçtiklerini vurguladı. Rojava halkı için en büyük emeğin Abdullah Öcalan tarafından verildiğini söyleyen Nureddin, Rojava devrimini de demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenlere, PKK Lideri Abdullah Öcalan'a ve tüm Kürt halkına adadıklarının altını çizdi.


'Rojava'da erkekler kaçtı kadınlar savaştı'


Konuşmasında Kürt kadınlarının devrimin öncüsü olduklarını da sözlerine ekleyen Nureddin, "Onlar onurumuzu koruyorlar Rojava'da. Erkekler kaçtı, meleler konuştu, direnmeyi unuttu, kadınlar ise savaştı" dedi. Arap, Türk ve Fars halklarına seslenen Nureddin, demokratik ulus-demokratik ümmet olarak birlikte yaşanabileceğini dile getirdi. Rojava'da İslam adı altında kadınların ve çocukların katledildiğini, tecavüz edildiğini kaydeden Nureddin, "Kendisine insan diyen herkesin Rojava'ya destek vermesi gerekiyor. Elimizi vicdanımıza koyalım. Kardeşlerimizin elleri sınırlar yapıyor, hendekler kazıyor. Bu kutlu toplantıda şehitlerimizin sözüyle YPG'yle, Önder Apo'yla Kürdistan'ı savunacağız. Bizler saldırılara izin vermeyeceğiz. Bu halk, siyaset, birlik, din, askeri güç sahibidir. Bizler küçük kardeşiz. Kürtlerin davasını tüm Ortadoğu'ya, dünyaya anlatmalıyız. Rojava olarak bu kongreyi kutluyoruz" şeklinde konuştu.


'Toplum düzenine ilişkin en çok öneri sunan din İslam'dır'


Kongrenin açılış konuşmalarından sonuncusunu gerçekleştiren Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Fırat Anlı konuşmasında Ortadoğu’dan, Avrupa’dan ve dünyanın dört bir yanından gelerek kongreye katılanları selamladı. Konuşmasında Diyarbakır'ın 8 bin yıllık geçmişini anlatan Fırat, "Kültürler, inançlar, medeniyetler birbirinden beslendiği bu kadim şehir Ortadoğu’nun en büyük Ermeni kilisesine ev sahipliği yapıyor. Bu kadim şehir Anadolu’nun ilk camilerinden biri olan ve İslam dünyasının beşinci Harem-i Şerifi olarak kabul edilen Ulu Cami’ye ev sahipliği yayıyor" dedi. Fırat, Diyarbakır'ın Demokratik İslam Kongresi'ne ev sahipliği yapması nedeniyle mutluluk ve gurur duyduklarını ifade etti. "Dinler, toplumların kriz anlarında, toplumları düzenlemek için ortaya çıkarlar ve her bir din sosyal, siyasal ve toplumsal hayatı düzenler" diyen Fırat, dinler içinde hayatın her alanına ilişkin en fazla öneri ve düzenleme getiren dinin İslam dini olduğunu kaydetti. Kongre süresince güçlü tartışmaların açığa çıkacağına işaret eden Fırat, "İslam’da doğru olarak bilinen yanlışların altı çizilecektir. Barış, birlikte yaşam ve şiddet gibi güncel sorunlarımıza derman olacak sonuçlar çıkarılacaktır" ifadelerine yer verdi. Kongreden çıkacak sonuçların uygulanmasında tüm güçleriyle çalışacaklarının vurgusunu yapan Fırat, "Demokratik İslam Kongresi önermesini yapan Sayın Abdullah Öcalan’a, hazırlık çalışmalarını yapan değerli ekibe, dünyanın dört bir yanından kentimize, kentinize gelen tüm delegelere teşekkür ederim. Kongre’nin İslam alemine hayırlı olmasını dilerim" şeklinde konuştu.


Ardından ise BDP Bingöl Milletvekili İdris Baluken, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın Demokratik İslam Kongresi için gönderdiği mesajını okudu.


(ekip/mg)