'Hz. İbrahim demokratik modernitenin temelini attı'
15:55
JINHA
AMED - DTK tarafından organize edilen "Demokratik İslam Kongresi"nin "İslam'da Zalim, Mazlum ve Adalet Kavramları" başlıklı ikinci oturumunda konuşan aktivist Güler Özavcı, ezilenlerin mücadelesi konusuna ilişkin peygamberler tarihinden örnekler verirken, Hz. İbrahim'in putperestliği kırarak demokratik modernitenin temelini oluşturduğunu dile getirdi. Güler, Hz. Musa ve Firavun örneğinde de Musa'nın, Mısır halkını Firavun'dan kurtarmasını politik mücadeleye örnek olduğunu kaydetti.
PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın önerisi üzerine Demokratik Toplum Kongresi'nin (DTK) tarafından düzenlenen ve Mele Evdilayê Timoqî'ye adanan "Demokratik İslam Kongresi" 70'i kadın olmak üzere 300'ün üzerinde delegenin katılımıyla devam ediyor. Diyarbakır Green Park Hotel'de gerçekleştirilen Demokratik İslam Kongresi'nde "Medine Sözleşmesi" başlıklı birinci oturumunun ardından "İslam'da Zalim, Mazlum ve Adalet Kavramları" konulu ikinci oturum başladı. Seher Akçınar moderatörlüğünde gerçekleştirilen ikinci oturumda Aktivist Güler Özavcı, Yazar Yavuz Delal, Doç. Dr. Ali Yaman ve Aktivist Sinan Dayan konuştu.
'Kürt Sorunu'nu anlamak için Kur'an'a bakılmalı'
İlk olarak sunumunu gerçekleştiren Yazar Yavuz Delal, "İslam'da Zalim ve Mazlum Diyalektiği" konusunu ele aldı. Yavuz, insanın bütün değerleri yeri geldiğinde kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını ifade etti. Yavuz, Türkiye’de yaşanan sürecin savaşarak bir yere varılamayacağı düşüncesini ortaya koyduğunu söylerken, “Zalim kelimesi bağlamında Kürt sorununu iyi anlamak için Kuran’ın hangi zeminde inşa edildiğine dikkat etmek gerekir. Kuran hak kelimesi üzerine inşa edilmiştir. Bir şeyin doğasına aykırı davranmak zulüm ise o Cenab-ı Allah bütün durumlarda aynı davranacaktır” ifadelerini kullandı. Yavuz, fikir ve inancın tabiatına aykırı bir durumun yaşandığı dönemlerde Allah tarafından müdahale amacıyla peygamberlerin gönderildiğini belirtti. Yine biyolojik, sosyolojik ahlaki ve ekonomik mutasyon dönemlerinde de peygamberlerin yaşananlara müdahale amacıyla gönderildiğini ifade eden Yavuz, “Hakkın olmadığı yerden zulüm olur” diyerek, “Tevhit kelimesi, doğal biçimde hak kelimesi olarak da bilinir. Tevhit kelimesinin zıttı olan şirk koşmanın zulüm olması da bunu gösterir” dedi.
'Hz. Musa'nın mücadelesi politik mücadele örneğidir'
Ardından sunum yapan aktivist Güler Özavcı ise, "Ezen Devlet Ezilen Toplum Olgusu ve Günümüze Kadar Hakikat ve Adalet Mücadelesi" konusunu işledi. Güler, kongrenin gerçekleşmesi yönünde öneri sunan PKK Lideri Abdullah Öcalan'a teşekkür ederek sunumuna başladı. Hz. İbrahim döneminden Nemrut örneğini veren Güler, Hz. İbrahim'in putperestliği kırarak demokratik modernitenin temelini oluşturduğunu dile getirdi. Güler, Hz. Musa ve Firavun örneğinde de Musa'nın, Mısır halkını Firavun'dan kurtarmasını politik mücadeleye örnek olduğunu dile getirdi. Hz. Muhammed döneminde de Arap kavmiyetçiliğiyle sınıfsal ayrımların olduğu bir toplumun varlığının söz konusu olduğunu belirten Güler, Muhammed'in bütün halkları kapsayan bir tutum içerisine girdiğini işaret etti. Hz. Muhammed'e ilk inananların ezilen kesimleri temsil eden sembol isimler olduğunun altını çizen Güler, Hz. Muhammed döneminin en iyi örneğinin, herkesin hakkını savunabildiği Mekke Camii olduğunu ifade etti. Peygamberler dönemi için eşitlik, adalet, tevhid, insani üstünlük gibi değerlerin dönemin temel değerleri olduğunu kaydeden Güler, dört halife döneminden sonra Abbasiler ve Emevilerin İslamiyet'e vurucu darbeler geliştirdiğini vurguladı. Güler, Emeviler ve Abbasiler döneminde İslamiyet'in kullanılarak, darbe vurulduğunu belirtti.
'AKP ve cemaatler muhafazakar dindarlık algısı yarattı'
Türkiye'de de küresel güç odaklarıyla işbirliğinden çekinilmediğini söyleyen Güler, AKP ve dini cemaatlerin muhafazakar bir dindarlık algısını geliştirmek istediklerine vurgu yaptı. Aynı zamanda İslam'ın kullanılarak ve şiddet pekiştirilerek çetesel faaliyetlerin de sürdürüldüğünü belirten Güler, "Rojava'da kadınlara ve çocuklara tecavüzlerin, katliamların helal görülmesi, Nijerya'da Boko Haram'ın kız çocuklarını kaçırması gibi İslam adı altında şiddet uygulanıyor. Türkiye'de de PKK gerillaları panzerler altında ezilmesi, Roboskî'de katledilen çocukların katırlarla, traktörlerle taşınması, cenazelerin hırpalanması İslam'la bağdaşan şeyler değil" şeklinde konuştu. Güler, "Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ı, Roboskîli aileleri, Rojava devrimini, tüm direnenleri selamlıyorum" sözlerini ifade etti.
'Mezhepler İslamiyeti geriye götürdü'
İkinci oturumun devamında "İslam Algısında Öteki" konusuna sunumunda yer veren Doç Dr. Ali Yaman ise, kongreye katılan herkesin bir dönem ayrımcılığa uğradığını ifade etti. Sadece teolojik olarak değil, sosyolojik olarak da "Demokratik İslam" konusunun işlenmesi gerektiğini kaydeden Ali, zalim ve mazlum kavramlarının herkes tarafından farklı kullanıldığını söyledi. Her haksızlığa uğrayanın mazlum olduğunu vurgulayan Ali, Ortadoğu'da halkların bir arada yaşayabilmesi için bunun yolunun bulunması gerektiğine işaret etti. Mezheplerin İslam dünyasını gerilere götürdüğünü söyleyen Ali, mezhep çatışmalarını önlemek gerektiğini ifade etti. Ali, din alimlerinin toplumu ayrıştırıcı değil, birleştirici bir söylemi benimsemesi gerektiğini sözlerine ekleyerek, bu şekilde toplumların uzaklaştırıldığına ya da yakınlaştırıldığına değindi.
'Allah katında tek yaşam tarzı barıştır'
"İslam'da Sosyal Adalet ve Kapitalizm" konusuna ilişkin sunum yapan aktivist Sinan Dayan ise, toplumsal bir yaraya çözüm bulmak için "Din hayatın kendisidir" diyenlerin kongreye katıldığını söyledi. "Din, mazlum halkların içli bir çığlığıdır" diyen Sinan, zulmün, mazlumların dininde olmadığına işaret etti. İslamiyet'te sosyal adalet ve kapitalizm algısına ilişkin konuşan Sinan, "Sizlerin renkleri ve dilleri Allah'ın ayetlerindendir” ayetinin, günün ayeti olduğunu belirtti. Farklılıkların, hegemonya için kullanılmaması gerektiğini söyleyen Sinan, Allah katında tek geçerli yaşam tarzının barış içinde yaşamak olduğunu belirtti. Hz. Muhammed'in rüyasından da örnek veren Sinan, "Bir gün gelecek Çin Seddi'nden Kaliforniya'ya kadar zekat vermek için kimseyi bulamayacak, bütün herkes mutlu olarak. Bir gün gelecek Çin Seddi'nden Kaliforniya'ya kadar tek başına dolaşacak, herkesten emin olacak, kimseden korkmayacak. Peygamberimizin bu rüyası, bize bir vizyon olmalıdır, onun için mücadele edilmelidir" şeklinde konuştu. Sinan, toplantının amacına ulaşması için herkesin çabalaması gerektiğini söylerken, kongreye katılan kadınlar gibi herkesin duyarlı olması gerektiğini belirtti.
Ardından ise, delegelerin oturum başlığına ilişkin konuşmaları ve cezaevinde bulunan bir tutsağın İslam Kongresi'ne gönderdiği mektup ile ikinci oturum sonlandı.
(ekip/mg)

