‘Kürtler bütün Ortadoğu'yu birleştirecek güce sahip’

18:30

JINHA


AMED - Demokratik İslam Kongresi’nin birinci gününün "Ortadoğu'da Barış Arayışı ve Kürt Sorunu Çözümü" başlıklı üçüncü ve son oturumunda konuşan Doç. Dr. Veysel Ayhan, Kürtlerin, Avrupa'dan gelen modern yaşamın dışında kaldığını belirterek, "Kürtler, batının modernizminden kendilerini koruyabilmiştir. Bugün çöken şey batının modern felsefesidir. Batı, Kürt toplumunu etkileyememesi nedeniyle Kürtleri yok saymaya çalıştı. Kürtler, bütün Ortadoğu halklarını bir araya getirecek bir güce sahip olduğu için Batı, Kürtlere yöneldi" şeklinde konuştu.


PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın önerisi üzerine DTK tarafından organize edilen ve Mele Evdilayê Timoqî'ye atfedilen "Demokratik İslam Kongresi", 70'i kadın olmak üzere 300'ün üzerinde delege ile "Ortadoğu'da Barış Arayışı ve Kürt Sorunu Çözümü" adlı üçüncü oturumun ardından birinci gününü geride bıraktı. Moderatörlüğünü Yekgirtî İslam Partisi Milletvekili Hewraz Ahmet'in yaptığı üçüncü oturumda Doç. Dr. Veysel Ayhan, eski milletvekili Abdülbaki Erdoğmuş ve İlahiyatçı Dr. Fadıl Bedirhanoğlu konuştu.


'İslam adalet barış ve merhamet dinidir'


"Türkiye'nin Ortadoğu'ya Yönelik Politikası ve Bunun Kürt Sorunu Üzerindeki Etkisi" adıyla sunumunu yapan Doç. Dr. Abdulbaki Erdoğmuş, Allah'ın ilk insandan son peygambere kadar bütün dinleri İslam olarak tanımladığını ifade etti. İslam'ın adalet, barış ve merhamet dini olduğunu söyleyen Abdulbaki, İslam'ın siyasallaştırılmaya çalışıldığını belirtti. İslam'ın yaşamak durumunda olduğu sistemin demokrasi olduğunu kaydeden Abdulbaki, İslam'ın tarih boyunca her türlü emperyalist müdahalelere rağmen en güçlü medeniyetlerden birisi olduğuna işaret etti. Ortadoğu'yu sadece İslamiyet'le ele almanın yanlış olduğunu söyleyen Abdulbaki, Ortadoğu'da İslam dışında birçok medeniyetin de olduğunu ve Ortadoğu kültürünün oluşumunda bütün medeniyetlerin etkisinin olduğunu kaydederken, İslamsız bir barışın da mümkün olmayacağını dile getirdi. Abdulbaki, "Unutulmamalı ki İslam Müslümanlar için bir din, ancak özellikle bu coğrafyanın bütün unsuları için bir medeniyettir. Kongre de buna çok büyük katkı sunacaktır” şeklinde konuştu. Türkiye, Ortadoğu ve Kürt kavramlarının üzerinde özellikle durulması gerektiğini ifade eden Abdulbaki, yaşanan sürecin sancılı ancak, geçici olduğuna değindi. Ortadoğu'nun tarihin ilk döneminden bugüne kadar varlığını sürdüren tek bölge olduğunu ifade eden Abdulbaki, Ortadoğu'nun hala aynı konumunu sürdürdüğünü ve savaşların da Ortadoğu'nun bu öneminden kaynaklandığını vurguladı.


'Kürtler Ortadoğu'nun kadim halklarındandır'


Kürtlerin de Ortadoğu coğrafyasında bütün medeniyetlerin inşasında yer almış kadim bir halk olduğunu ifade eden Abdulbaki, bu yönüne değinmeden Kürtlerden söz etmenin yanlış olacağını söyledi. Kürt sorununun sadece etnik bir sorun olmadığına dikkat çeken Abdulbaki, etnik temelli haklar talep etmenin Kürtlerin sıradan bir halk olduğu izlenimini yaratacağına işaret etti. Kürt sorunun çözümü noktasında sunulacak önerilerin hem Ortadoğu hem de dünya anlayışıyla uyumlu olması gerektiğini dile getiren Abdulbaki, “Devletlerden adil çözüm beklemenin doğru olmadığını hepimiz biliyoruz. Barışın muhatabı sadece Kürtler değildir, bölge hakları, hatta tüm insanlıktır. Kürtler çağın ruhuyla kimlik ve öze dönüş mücadelesini başarıyla verirken, barış ve adalet arayışlarını da bu coğrafyanın ana damalarında on binlerce yıldır akıp gelen köklü, asil medeniyet aidiyeti ve bilinci ile ortaya koymaları gerekir” şeklinde konuştu. Abdulbaki, her türlü inkar ve baskıya rağmen Kürtlerin bir taraftan barış arayışlarını sürdürürken, bir taraftan da mücadelelerini siyasetin içinde ve demokratik kanalları sonuna kadar zorlayarak sürdürmeleri gerektiğini söyledi.


'Kürtler batının modernizmi dışında kalmayı başardı'


"Ortadoğu'daki Gelişmeler Bağlamında Kürt Sorunu ve Rojava" sunumunu gerçekleştiren Doç. Dr. Veysel Ayhan, modern felsefenin ve modern kurumların çöküşüne tanıklık edildiğini, modern kültürün getirdiği bütün kurumlardan bölgedeki insanların kendisini koruduğunu kaydetti. "Kürtler, Avrupa'dan gelen modern yaşamın dışında kaldı" diyen Veysel, bugün çöken şeyin batının modern felsefesi olduğunu vurguladı. Bütün Mezopotamya ve Ortadoğu'nun yeniden inşa edilebileceğine sözlerinde yer veren Veysel, batının Kürt toplumunu etkileyememesi nedeniyle yok saymaya çalıştığına işaret etti. Kürtlerin, bütün Ortadoğu halklarını bir araya getirecek bir güce sahip olduğunu söyleyen Veysel, bugün yaşanan en büyük sorunun yeni bir "biz" yaratmanın olduğunu kaydetti. Kürtlerin, İslam Kongresi ile birlikte ümmeti birleştirebilecek bir güç olduğunu söyleyen Veysel, Kürtlerin yeni bir medeniyetin kurucu ana unsuru olacağının altını çizdi.


‘Rojava’da İslam sloganları altında saldırılar yapılıyor’


"Abdullah Öcalan'ın 21 Mart 2013 Deklerasyonu ve Çözüm Sürecinde Gelinen Aşama" başlığına ilişkin sunum yapan İlahiyatçı Dr. Fadıl Bedirhanoğlu ise, Abdullah Öcalan'ın mesajında nelerin ön plana çıktığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kürtlerin kamuoyunda "Müslüman değiller" şeklinde gösterildiğini ifade eden Fadıl, Kürtlerin maruz kaldığı katliam ve faili meçhullere karşısında dindar çevrelerin yüksek bir sesle karşı çıkmadığının altını çizdi. Fadıl, “Rojava’da aynı şekilde İslam sloganları altında saldırılar yapılıyor. İslam adına yapılan bu kadar kirli şeyden sonra 'İslam insanlık için gelmemiştir' anlayışı ortaya çıktı. 1993’ten bu yana çeşitli dönemlerde Kürt özgürlük hareketi tek taraflı ateşkesler ilan ederek barış talebini yineledi. Ancak Müslüman olarak kendilerini tanıtanlar bu ateşkesleri fırsat bilerek saldırılarını artırmışlardır” sözlerine dikkat çekti.


‘Kürtler tüm halklar ve inançlarla aynı statüdedir’


PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın 2013 Newroz mesajına dikkat çeken Fadıl, mesajda, üzerinde yaşanan toprakların peygamberlerin yaşadığı topraklar olduğu, Kürtlerin tüm halkların sahip olduğu haklara sahip olduğu, çözüm için alternatiflere açık olunduğu vurgusunun yapıldığını hatırlattı. Ayrıca mesajda tüm halkların, yaşamlarında demokratik moderniteyi inşa etmesinin istendiğini de yineleyen Fadıl, mesajla Kürt halk hareketinin samimiyetinin de ortaya çıktığını ifade etti. Fadıl, Kürtlerin, tüm halklarla ve inançlarla aynı statüde olduğunun da mesajla gösterildiğinin altını çizerken, Mesajda barış ve çözüme yer verildiğinin ve Abdullah Öcalan'ın da güç ve irade sahibi olduğunun vurgusunu yaptı. Mesajın ardından en büyük sorumluluğun egemenlere düştüğünü kaydeden Fadıl, egemenlerin sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini söyledi.


Konuşmacılarının sunum ve değerlendirmelerinin ardından söz hakkı delegelere verilirken, kongrenin birinci günü son buldu.


Kongrenin ikinci gün programı


İki gün sürecek olan Demokratik İslam Kongresi'nin ikinci gününün ana teması "İslam ve Kadın" olacak. İkinci gün açılış konuşmalarını İran'dan Goran Aryend (Dr. Huseyîn Xelikî), Federal Kürdistan Bölgesi'nden Din Alimi Abdulkerim Sarbajari ve ev sahibi olarak da Ahmet Türk gerçekleştirecek. İkinci günün ilk oturumu "İslam'da Savaş Hukuku, Barışın İnşası", ikinci oturumu "Kadının İslam'da Yeri" başlıklarıyla gerçekleştirilecek olup, üçüncü oturumda ise karar tasarısı ve sonuç bildirgesi tartışmalarının gerçekleştirilmesi bekleniyor. Sonuç bildirgesi ve değerlendirmelerinin dördüncü oturumda sunulmasının ardından ise "Demokratik İslam Kongresi Sonuç Bildirgesi" basına deklere edilecek.


(ekip/mg)