'Kadın mühendislerle kentler daha güzel olacak'

08:28

 


Berivan Sümer/JINHA


AGİRÎ-  Erkek mesleği olarak görülen mühendislik gibi mesleklerde çalışmak isteyen kadınlar, 'yapamazsın' yaklaşımlarıyla dışlanıyor. Bu nedenle kadın mühendisleri genel olarak ürün pazarlama departmanlarında ya da kapalı laboratuar ortamlarında görüyoruz. Ağrı'da İnşaat Mühendisi olan Ajda Demir, "Bu kadar erkek yoğunluğunun olduğu bir meslekte kadınların varlık göstermesi kentlerin geleceği açısından çok daha önemlidir. Kentlerimiz kadınlarla daha yaşanılır bir alana dönüşebilir" dedi.


Çalışma yaşamının cinsiyetçi bir şekillenişi olduğu hem meslek alanlarına göre kadın-erkek dağılımına, hem de meslek içi kademelerde kadın erkek dağılımına bakılarak anlaşılabilir. Mühendislik de cinsiyetçi çalışma dünyasında erkek işi olarak nitelenen mesleklerdendir. Öğretmenlik, hemşirelik, sekreterlik gibi meslek dalları kadınlara yakıştırılırken, mühendislik erkeklere uygun bir alan olarak dayatılmaktadır. Erkek meslektaşlarıyla aynı eğitimi almış, aynı staj deneyimlerini geçirmiş olan mühendis kadınlar, mesleklerini icra ederken erkek meslektaşlarına uygulanmayan bir profesyonellik sorgulamasına maruz kalmakta, kadın olmaktan gelen kimi niteliklerin 'objektif, mantıklı, inisiyatif almaya ve iş yürütmeye uygun' olmadığı önyargılarıyla cinsiyet ayrımcılığına uğramakta ve kendilerine uygun görülen alanlarda çalışmaya yönlendirilmektedir.


'Kadınlar çalışma hayatında özne olmalı'


Bu kadar erkek yoğunluğunun olduğu bir meslekte kadınların varlık göstermesi kentlerin geleceği açısından çok daha önemli. Kentlerin kadınlarla daha yaşanılır bir alana dönüştürülebileceğine dikkat çeken İnşaat Mühendisi Ajda Demir,  Ağrı'nın feodal yapısından dolayı kadınların çalışma hayatında belli zorluklar yaşadığını belirtti. Feodal yapıyı kırmaya dönük mücadele verdiğini dile getiren Ajda, "Toplumun tüm sınırlarını bir kadın olarak zorladım, kendi sınırlarımı da zorlayarak yasakların kapısına dayandım birey olma hakkımı aldım" diye belirtti. Erkek egemen sistemin kadının başarısını hazmedemediğine vurgu yapan Ajda, kadınların erkekten medet ummadan kendi mücadelesini vermesi gerektiğini kaydetti. Kadınların var olan erkek egemen sistemi değiştirmek için örgütlenmesi gerektiğinin altını çizen Ajda, "Kadınlar bulundukları her yerde kendi kimlikleriyle ve öz varlıklarıyla çalışma hayatına katılmalıdır" şeklinde konuştu.


'Dünya'nın en iyi mimarları kadınlardır'


İnşaat mühendisliğinin ofis ve şantiye olmak üzere iki şekilde yürütüldüğünü belirten Ajda, Ofis'te takip tablosu yapıldığını daha sonra şantiyelerde işçilerle ortak çalışıldığını ve program yapıldığını söyledi. Ajda "İnşaat işi erkek işi olarak bilinir, inşaatın güce dayalı olduğu zannedilir. 'Sen ofiste otur, sen ofis süsü ol, sen mi alet taşıyacaksın, sen mi araziye çıkacaksın, işçilerle sen ne konuşabilirsin ki' şeklinde yaklaşılmaktadır" dedi.  Ajda bir kadın olarak mühendislik işini daha iyi yaptığını belirterek, "Erkek kadının güçsüz olduğunu söyler. Ona bakılırsa, erkek mühendislerde gidip çalışmaz. Sadece direktif verir ve olayı yönetir. Ve bunu kadının yapamayacağını iddia eder. Dünya'da örnekleri vardır. Dünya'nın en iyi mimarları yine kadınlardır. Çok iyi yöneticilikte yaparlar, direktifte verirler, çözümde sunabilirler" ifadelerine yer verdi.


'Kadın isterse başarabilir'


Ağrı'nın muhafazakâr yapısından dolayı kadınların sosyal yaşama katılmaları yönünde engeller olduğunu söyleyen Ajda, "Muhafazakâr yapıyı aşmış bir ailede kadın gelip sosyo-ekonomik sıkıntılara takılıyor. Bir kadının toplumda rahat yaşayabilmesi için bir ekonomik rahatlığının olması lazım. Maalesef toplumda bir işsizlik sorunu var, kadınlarınsa ayrı bir işsizlik sorunu var. O yüzden kadınlara öncelikle kendilerini rahatlıkla ifade edebilecekleri, erkeklerin yanında sıkılıp, sinmeyecekleri bir iş alanı bulunması gerekiyor" ifadelerine yer verdi. Devletin yüzyıldır bu topraklarda tankıyla, topuyla, tüfeğiyle, asimilâsyon okullarıyla, zor kullanarak toplumu soykırımdan geçirdiğini dile getiren Ajda, "Kadınlar buna karşı, direnişin, Kürt kültürünün yaşayan simgesi oldular. Demek ki kadın isterse her şeyi başarabilir" dedi.


(bs/mt/mg)