'Biz 'Gül' istemiyoruz çocuklarımızın kemiklerini istiyoruz'
08:44
Sarya Gözüoğlu - Bêrîtan Elyakût/ JINHA
AMED - Bölge'de yıllarca yaşanan çatışmalı süreçte, her kurşun bir acıya ve her acı bir travmanın yürek yakan gerçeği oldu. Yıllardır toplu mezar coğrafyasının kentlerini karış karış gezerek yitirdiklerini arayan gözü yaşlı anneler, bir mezar taşına bile hasret kaldı. Kürt coğrafyasında her yıl olduğu gibi bu yılda anneler, günlerini buruk karşılıyor. Kendilerine verilecek en güzel hediyenin çocuklarının kemiklerine kavuşmak olacağını belirten anneler, "Çocuklarımızın bir mezarının olması bile bizim için bir hediyedir. Biz bu acıyı bile hediye olarak kabul ediyoruz" dedi.
Türkiye'de Anneler Günü nedeniyle çeşitli kutlamalar yapılırken, bölgede ise buruk karşılanıyor. Kürt kadınları yaşadıkları onca baskı zulüm ve şiddete rağmen her fırsatta barışı haykırıyor. Dünyanın tüm anneleri için evlat acısı cehenneme eşdeğer iken Kürt anneleri cehennemin içinde bile cennet umudunu yitirmiyor. Çok şey değil, acısını iliklerine kadar yaşadıkları evlat acısının bir nebze telafi edilmesi için suçsuz yere katledilen çocuklarının katillerini ya da kayıp çocuklarını kemiklerini istiyor. Anneler kendilerine bu acıyı yaşatanların dahi bu acıyı yaşamamalarını dileyecek kadar yüce gönüllü bir duruş sergiliyor. Anneler gününe ilişkin duygularını aktaran Diyarbakır Barış Annesi Meclisi'nden Emine Deniz, çocuklarının anneler gününde kendilerine bir gül vermesine hasret kaldıklarını ifade ederek, anneler gününde yaptıkları tek şeyin çocukları için gözyaşı dökmek olduğunu belirtti.
'Kürt anneleri çocuklarının kemiklerine hasret'
Türkiye'de çocukların annelerine hediyeler alarak anneler gününü kutladıklarını, annelerin çocuklarını kucakladıklarını ifade eden Emine, "Biz Kürt anneleri ise dağlarda çocuklarımızın kemikleri peşine düşüyoruz. O gün de yılın diğer günleri gibi çocuklarımızın ve katillerinin nerede olduğunu soruyoruz. Çocuklarının kemikleri ile anneler mutlu oluyor. Biz çocuklarımızın kemiklerini dahi göremediğimiz halde yine de barışı istiyoruz. Ne Kürt ne de Türk annelerinin ağlamasını istemiyoruz" ifadelerinde bulundu. Emine Erdoğan'a çağrıda bulunan Emine, "Kendisi çocuklarından hediyeler güller alıyor ama demiyor Kürt anneleri çocuklarının kemiklerine hasret. Roboski annelerinin 34 fidanını parçaladılar. Çocuklarının resimleriyle mezarlık üzerinde gözaltına alındılar kimse bunları görmüyor" şeklinde konuştu.
'Anneler gününü kutlamayacağız'
Kürt annelerinin ve tüm dünya annelerinin anneler gününü kutlayan Emine, "Buradan Türk annelerine çağrıda bulunuyorum. Ellerini bize versinler bu ülkeye barışı birlikte getirelim. Belki bizim cenazelerimiz geldiğinde onlar bize ağlamıyor ama biz onların cenazelerine onlar kadar ağlıyoruz" ifadelerinde bulundu. Rojava'da yaşanan katliamlara da değinen Emine, "O çocukların bir günahı yoktu. İnternette nasıl katlettiklerini görüyoruz. Biz barışı Kürdistan'ın 4 parçası için istiyoruz" vurgusunu yaptı. Bu baskı zulüm ve katliamlar son bulmadığı sürece anneler gününü kutlamak istemediklerini söyleyen Emine, "Anneler günü bizim neyimize. Çocuklarımızdan biri şehit, biri tutsak biri dağda… Böyle bir durumda anneler gününü nasıl kutlayalım" şeklinde konuştu.
'Biz anneler özgürlük ateşiyiz'
Kürt annelerinin yıllardan bu yana mücadele ettiklerini belirten Nevriye Kaçan, zulüm, zorbalık, baskı, şiddet ve evlat acısı çektiklerini her şeye rağmen barışa ve özgürlüğe el uzattıklarını ifade etti. Nevriye, "Eğer devlet özgürlüğün ve barışın ne demek olduğunu bilmiyorsa bizim verdiğimiz mücadeleyi örnek alsın. Biz özgürlüğümüzün peşinden koşuyoruz ve biz anneler özgürlük ateşiyiz" dedi. Başta PKK Lideri Abdullah Öcalan olmak üzere zindanda bulunan tüm çocuklarının özgürlüklerini dilediğini belirten Nevriye, "Zindandaki çocuklarımız sıradan insanlar değil hepsi bilinçli eğitimli kişiler. Biz onların özgürlüklerini ve sürekli bir barış ortamının yaratılmasını talep ediyoruz" ifadelerinde bulundu. Dağlarda bulunan PKK'lilerin de birer anne evladı olduğunu hatırlatan Nevriye, "Gerillalarında barış ortamıyla birlikte evlerine annelerinin yanına dönmelerini umut ediyoruz" şeklinde konuştu.
'Hükümet barış için hiçbir adım atmadı'
Hükümet'in barış için hiç adım atmadığını dile getiren Nevriye, "Barış sürecinde bile Kürdistan'ın tüm dağlarında karakollar yapılmaya devam ediliyor. Devlet Allah'tan korkmuyor mu? Artık yeter" dedi. Binlerce insanın kaybedildiğini binlercesinin katledildiğini ve zindanlara atıldığını sözlerine ekleyen Nevriye, "Hem bizim çocuklarımıza bunları yaşattı hem de Türk çocuklarına. Ben Türk annelerine de sesleniyorum Devlet bu yaptıklarıyla ne kazandı. Eğer bir şey kazandıysa bizde alkışlayalım, zılgıt çekelim. Ama yok eline hiçbir şey geçmedi çocuklarımız boş yere katledildi" ifadelerinde bulundu. Suriye ve Rojava halklarına IŞİD güçleri tarafından gerçekleştirilen katliamların Türkiye destekli yaşandığına dikkat çeken Nevriye, "Hepimiz insanız. Biz İstanbul'u, İzmir'i, Ankara'yı istemiyoruz. Kürdistan'ın dağları bizimdir. Kürdistan bizimdir. Kürt dili bizimdir. Erdoğan bizim başbakanımız değildir. Bizim önderimizde başkanımızda Abdullah Öcalan'dır" ifadelerine yer verdi.
'Berfo ana çocuğunun hasretiyle öldü'
Nevriye, "Kanımızın son damlasına kadar şehitlerimizin çocuklarımızın ve önderimizin arkasında olacağız" diyerek, artık durmayacaklarını ve mücadelelerine hız vereceklerini dile getirdi. Bu mücadelede binlerce can yitirdiklerini ifade eden Nevriye, mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerinin altını çizdi. Anneler gününde çocuklarının özgürlüğünü haykıran Nevriye, "Hasta ve tüm siyasi tutsakların özgürlüklerini istiyoruz. Binlerce annenin çocukları yıllardan bu yana kayıp. Anneler çocuklarının kemiklerine hasret yaşıyor. Berfo ana çocuğunun hasretiyle öldü. Berfo ana yalnız değil. Berfo ana gibi çocuklarının kemiklerini ve katillerini isteyen anneler var. Tek istekleri başında ağlayacakları, bayramlarda ziyaret edecekleri bir mezarın olmasıdır. Anneler çocuklarını katleden katillerin devlet tarafından ortaya çıkarılmasını istiyor" vurgusunu yaptı.
'Çocuklarımızın mezarının olması bizim için bir hediyedir'
Her Cumartesi günü "Kayıplar bulusun failler yargılansın" eyleminde yakınlarını arayan Dilber Bulut'un da anneler günü temennisi aynıydı. 1994 yılında yaşadıkları köyde yapılan operasyonda eşini, amcasını ve kuzenini kaybettiğini dile getiren Dilber, "20 yıldır kayıplarımızı arıyoruz. Ne katilleri ne de kemiklerini bulamadık" dedi. Kayıplarıyla ilgili kimsenin kesin bir bilgi vermediğine işaret eden Dilber, "Öldürdüklerini de kabul etmiyorlar kaybettiklerini de. Kayıplarımızı nasıl bulacağız bizde bilmiyoruz" şeklinde konuştu. Kayıp acısının bütün acılardan daha zor olduğunu ifade eden Dilber, "Kapı her çaldığında kayıplarımızın geldiğini zannediyoruz" şeklinde konuştu. Özelde bölgede olmak üzere dünyanın her yerinde annelerin büyük acılar yaşadığını ifade eden Dilber, "Biz Kürt anneleri yaşadığımız acıların son bulmasını istiyoruz. Bizim çektiğimiz acıları hiçbir annenin çekmesini istemiyoruz, bu yüzden barışın duacısıyız" sözlerine yer verdi.
Dilber ayrıca anneler gününde kendilerine verilecek en güzel hediyenin çocuklarının kemiklerine kavuşmak olduğunu ifade ederek, "Çocuklarımızın bir mezarının olması bile bizim için bir hediyedir. Biz bu acıyı bile hediye olarak kabul ediyoruz" şeklinde konuştu.
(sg/mg)

