Artık tüm cezaevlerinin numarası '5 Nolu...'

09:09

 


Rohat Emekçi / JINHA


AMED - ŞakranT Tipi  Cezaevi sadece işkenceleriyle kalmayıp, farklı bir saldırı aracı olarak seçilen disiplin cezalarıyla mahkûmların infazını yakarak 80 darbesini aratmayan işkencelere imza atıyor. Şakran'da yaşadıkları hak ihalelerini  yazdığı mektupla aktaran PKK davasından hükümlü Edibe Ekmen, "3 yıldır Şakran Cezaevinde hükümlü bulunuyorum. Tahliyeme sayılı günler kala yani cezam bitti bitecekken yönetimin keyfi uygulamasıyla, bir yıl disiplin cezası aldım. 4 ay sonra disiplin cezam bitiyor.  6 aydır burada disiplin cezası sebebiyle tutuluyorum" dedi.


Gözaltında başlayan hukuksal süreç, genelde basından da gözümüze çarptığı üzere, darp, işkence ve insanlık onurunu zedeleyecek her türlü fiziksel ve psikolojik müdahaleyle birlikte adliyede son buluyor. Hafızalara kazınan 12 Eylül Diyarbakır Cezaevi'nde ün kazanan cezaevi işkencelerinin sistematik olarak bir devamı niteliğinde olan 21'inci yüzyıl işkenceleri, farklı boyutlarla tutsakların karşısına çıkmaya devam ediyor. Siyasi tutsaklara yönelik uygulanan 12 Eylül işkence meskenlerinden biri de Şakran T Tipi Cezaevi...Tutsaklara yönelik işkenceci politikanın devam ettirildiği Şakran,  80 darbesini aratmayan baskılarıyla tutsaklara yönelik ve ağır disiplin cezalarıyla mahkûmların İnfazlarının yakıldığı bir cezaevi durumunda. Şakran Cezaevi'ndeki kadın tutuklular yaşadıkları durumu yazdıkları mektupla duyurdu. Kadınların işkenceye dair yazdıkları mektupta işkenceci politikaları bir kez daha gözler önüne serdi.


'Darp raporumuz da mevcut'


DHKP-C davasından yargılanan Gülhan Saltıcı ve Didem Tütenk'in   10 Şubat 2014 tarihinde Bayraklı Adliyesi'ndeki duruşmalarından dönerken jandarmalar tarafından darp edildikleri olaya dikkat çektikleri mektupta, "10 Şubat tarihinde adliyeden dönerken 2 oda ve 1 koridordan oluşan ring aracı içinde kameraların kapatılmasını istedik, ancak talebimiz önce dayak ve daha sonrasında aracın Jandarma Karakolu'nun önüne çekilerek aynı şekilde copla müdahale edilmesiyle cevap buldu. Konuyla ilgili darp raporumuz da mevcut" ifadelerinde bulundu.


'Tahliyeme sayılı günler kala 1 yıl disiplin cezası aldım'


Şakran Cezaevi, sadece işkenceleriyle kalmayıp, farklı bir saldırı aracı olarak seçilen disiplin cezalarıyla mahkûmların infazını yakıyor. Bunun örneğini ise PKK davasından hükümlü Edibe Ekmen, "3 yıldır Şakran Cezaevinde hükümlü bulunuyorum. Tahliyeme sayılı günler kala yani cezam bitti bitecekken yönetimin keyfi uygulamasıyla 1 yıl disiplin cezası aldım. 4 ay sonra disiplin cezam bitiyor. Yani 6 aydır burada disiplin cezası sebebiyle tutuluyorum" dedi. Şakran'da işkencelerin en ağır boyutunun müebbet hükümlülere yönelik uygulandığının altını çizerek, "9 ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü bulunuyor.Ağırlaştırılmış müebbet hükümlülerinin kaldığı hücreler her türlü fizyolojik ve psikolojik rahatsızlıklara zemin hazırlayan, üç kişinin ayakta zor durduğu mekânlar" diye belirtti.


'Hücreler algılama ve konuşmada tahribatı yaratıyor'


Tek kişilik hücrelerde,  kronik rahatsızlıkların yanı sıra, algılama ve konuşmada tahribatın oluştuğunu vurgulayan Edibe, "Müebbetlik tutsaklarda, cezaevi iradesinin belirlediği  yok denecek kadar kısıtlı göstermelik bir iyileştirme programı uygulanıyor. Hükümlünün yine bu iyileştirme programlarından yararlanması için, cezaevi yönetiminin uyguladığı tüm kısıtlamalara boyun eğmesi gerekiyor. Bu kısıtlamalara uyan hükümlü, iyileştirme programı denilen günde 2 saat ve sadece müebbetlik hükümlülerle çıkabileceği  havalandır izni veriliyor. Bu kısıtlamalara uymayan hükümlü, günde sadece 1 saat ve yalnız havalandırmaya çıkabiliyor" ifadelerini kaydetti.


'6 yıldır çay içmiyorum, çünkü görüşçüm yok'


Ağır müebbetlik tutsakların  yaşam koşullarının "diri diri gömmekten" öte bir anlam taşımadığını altını çizen Emine, tek kişilik hücrelerde bütün bir ömrünü geçiren hükümlünün en basit ilişki kurma yollarının bile kesildiğini ifade etti. Emine, "Bir hükümlünün voltaya çıkamaması, ailesi dışında yakın akrabalarla dahi irtibatının olmayışı, arkadaşlarıyla çay içmediği en basit etkinliklerden bile mahrum bırakılması, ufacık bir pencereden giren havayla yetinilmesi, güneş almayan mekânda sürekli küf ve nem sebebiyle bakteri oluşumu ömür boyu işkenceye dönüşen uygulama bütününden başka bir şey değildir" dedi.  6 yıldır görüşçüsü dahi olmayan adli ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü kadın tutsak ise mektubunda, "6 yıldır çay içmiyorum, çünkü görüşçüm yok ve param olmadığı için kantini kullanamıyorum" ifadesinde bulundu.


'Tutuklular ne avukatlarıyla ne de aileleriyle görüşemiyor'


Şakran'da sadece bunlar değil, ceza infaz sisteminin işleyişindeki adaletsizliği de görmek mümkün. Bölgeden sürgün edilen  tutuklular, ne avukatlarıyla ne de aileleriyle görüşemiyor. Bir tutuklunun el değmez haklarından olan avukatıyla görüşme hakkı dahi olmayan Şakran'da  çok açık bir şekilde hak ihlalleri yaşanmaya devam ediyor. Sistematik işkence, tutuklu ve hükümlülere yönelik insan onurunu yerle bir eden uygulamalar sadece Şakran Cezaevi'yle sınırlı değil...


(sg/zd/mg)