‘İslam zalimlere karşı bir başkaldırıdır'

14:49

JINHA


AMED - Diyarbakır'da gerçekleşen Demokratik İslam Kongresi'ni değerlendiren kongre delegelerinden Antikapitalist Müslüman Zeynep Duygun Ağbayır, "Bundan sonra, farklı inançlara mensup din insanlarının bir araya gelmesini ve alimlik egosundan çıkarak dinin güzelliklerini tartışmalarını bir kadın olarak talep ediyorum. İslam dininde namaza baktığımızda, aslında namaz, iktidara karşı bir dik duruş, bir sivil itaatsizliktir. Bu nedenle dini iyi okumak gerekiyor. İslam'ı iyi okuyan kişiler, mazlumun yanında olup, iktidara karşı gelmenin gerekli olduğunu zaten anlayacaktır" dedi.


Diyarbakır'da düzenlenen Demokratik İslam Kongresi’ni değerlendiren Antikapitalist Müslüman Zeynep Duygun Ağbayır, kongreyi JINHA'ya değerlendirdi. PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından yapılan çağrı üzerine gerçekleşen Demokratik İslam Kongresi'nin tüm Müslümanlar açısından çok önemli olduğunu söyleyen Zeynep, kongreyle beraber, Kürt hareketinin yeterince Müslüman muhafazakar kesime hitap etmediği algısının kırıldığını belirtti. Toplumlara geleneksel İslamcılığın dayatılmasından dolayı halkların kendi dinine uzaklaştığını dile getiren Zeynep, "Geleneksel İslamcılar şu ana kadar İslam kadını ötekileştirirken aynı zamanda ekolojik bakış açısını köreltti ve baskıcı bir politika sürdürdü. Bu kongre, klasik geleneksel tabandan evrilmeye bir ışık olacak. Çünkü din, afyonlaştırmanın yanı sıra isyanı oluşturan bir faktördür" dedi. Egemenler tarafından dinin her zaman bir afyon gibi kullanıldığını ifade eden Zeynep, "Diyarbakır’da gerçekleşen Demokratik İslam Kongresi, devlet eliyle yapılan kongrelerin karşısında sivil bir yapılanma olarak gerçekleşti. Bu çok önemlidir. Çünkü devletler her zaman dini afyon olarak kullandı ve gerçek anlamda İslam dininin güzellikleri yok edilmeye çalışıldı" diye konuştu. Zeynep, bölgede yoğun bir şekilde tekrar örgütlenmeye başlayan Hizbullah yapılanmasına işaret ederek, Demokratik İslam Kongresi ile beraber bu tür güçlere karşı bir araya gelmenin İslami ve insani bir devrim niteliğini taşıdığını kaydetti.


'Baskıcı din uygulamasından dolayı gençler uzaklaştı'


Bölge'de 1990'larda Hizbullah eliyle gerçekleşen katliamlara dikkat çeken Zeynep, "İnsanları, eğitimleri ve inançları üzerinden çok rahat bir şekilde asimile edebilirsiniz. Bunu çok iyi bilen Hizbullah, dini afyon olarak kullanarak insanları katletti ve Kürt halkını kontrol altına aldı" dedi. Dönemin Hizbullah baskısına karşı çıkan Gonca Kuriş'in bir mesaj niteliği taşıyan başörtülü domuz bağı ile katledildiği olayı hatırlatan Zeynep, "Din, devlet ve tarikatlar eliyle ne yazık ki bu hale geldi. Bu nedenle şu an gençlerin çoğu dine karşı bir soğukluk yaşıyor. Ben onlara hak veriyorum çünkü egemenler bizim güzel dinimizi bu hale getirdi. Buna karşı çıkan ve dini gerçek anlamda halka duyurmaya çalışanları da katletti. Baskıcı ve tahakkümcü din anlayışı artık genç nesli karşılamıyor. İşte bu nedenle kongre, dinin tekrar konuşularak değerlendirilmesi anlamında çok önemli bir görev aldı" diye belitti.


‘Kadınlara önemli roller düşüyor’


Demokratik İslam Kongresi'nde dahi erkek katılımcıların daha yoğun olduğuna dikkat çeken Zeynep, "Çünkü Ortadoğu'da yüzyıllardır ataerkil bir sistem söz konusuydu. Kadını eve kapatan ve 'dıştaki tehlikelerden koruma' adı altında onu ötekileştiren islamcı erkek duyarlılığı gösterdiler. Aslında bu anlayış, islamcı erkek tahakkümüydü. Böyle bir anlayış baskındı. Fakat İslam tarihine baktığımızda, peygamber eşlerinin tüccar, tıpçı ve birçok işle meşgul olduklarını görebiliriz. Kadınların bu özellikleri hiç bir zaman dillendirilmedi. Kadınları eve kapatmak için din alimleri her zaman, peygamberlerin eşleriyle konuşurken dahi paravana kullandıkları söyler. Bu algıyı yeni yeni kırmaya çalışıyoruz. Bu nedenle kongrede erkek sayısı daha fazlaydı" sözlerini ifade etti. Erkek tahakkümünün kırılması için, kadınlara önemli bir rol düştüğünün altını çizen Zeynep, "Kadınların erkeklerin bu tahakkümünü kabul etme gibi bir hatası var.  Kadınlar her İslam’ı namaz, şehadet getirme ve başörtüsü takmaktan öteye götüremedi. Bu bir zulümdür. Erkekleri bu şekliyle kabul ettikçe, kadınlar daha çok ötekileştirilecek. Kadınların özgür olmadığı toplumların demokratikleşmesinden söz edemediğimiz gibi, İslam'da kadınların gerçek rollerini tekrar ortaya çıkarmadığımız müddetçe demokratikleşmeden söz etmek mümkün olamayacak" diye konuştu.


'Rojava devrimine sahip çıkmalıyız'


"Rojava'da gerekleşen kadın direnişi tüm kadınlara bir ışık olsun" sözleriyle Rojava'da gerçekleşen kadın devrimine işaret eden Zeynep, renk, dil ve ırk ayırt etmeden tüm Müslümanların Rojava mazlumlarından yana olması gerektiğini söyledi. Halkların iktidar baskısına boyun eğmeyi alışkanlık haline getirdiğini ifade eden Zeynep, "Tahakkümü seven bir halk olduğumuz için, Rojava'da din adı altında gerçekleşen zulme ses çıkarmıyoruz. Bir başörtülü kadın olarak Müslümanlığın gerekliliği olan mazlumun yanında durduğum için birçok arkadaşlarım tarafından dahi baskı görüyorum. Rojava’nın yanı sıra Türkiye'de çok ciddi bir şekilde ötekileştirilen LGBTİ hareketinin de yanında olmak gerek. Fakat birçok Müslüman arkadaşım bu konulara dahi girmek istemiyor. Bu anlayışı kırmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.


'İktidarın başörtü özgürlüğü bir yemdir'


28 Şubat sürecinden önce dahi kadınların başörtülü kadınların sürekli bastırılarak ötekileştirildiğini söyleyen Zeynep, birçok kadında ego ve hırs oluştuğunu kaydetti. Zeynep, "Bu yüzden kadınlar, iktidarın attığı başörtü yemine tav oldu. Bu anlayışı benimseyen arkadaşlarımız, 'kötünün iyisi' anlayışıyla iktidarı desteklerken aynı zamanda, katledilen ve ötekileştiren birçok mazlum halkı göremiyor” ifadelerine yer verdi.


'Kongre İslam'ın tartışılmaz tabusunu yıktı'


Tartışılmaz İslam tabusunun Demokratik İslam Kongresi ile beraber kırıldığını ifade eden Zenep, "Bu  kongrenin ardından insanların rahat bir şekilde dini tartışarak doğruyu arama özgürlüğüne kavuşacağını şimdiden görüyorum. Bu kongre inançlı olmak ile inançsız olmak arasında kalan insanlara bir kapı olacak. Bu nedenle bu hareketin benimsenmesi gerekiyor" diye konuştu. Zeynep son olarak, Demokratik İslam Kongresi'nin ardından farklı inançlara mensup din insanlarının bir araya gelerek karşılıklı platform şeklide bir araya gelmesi gerektiğini söyleyerek, "Bundan sonra, farklı inançlara mensup din insanlarının bir araya gelmesini ve alimlik egosundan çıkarak dinin güzelliklerini tartışmalarını bir kadın olarak talep ediyorum. İslam dininde namaza baktığımızda, aslında namaz, iktidara karşı bir dik duruş, bir sivil itaatsizliktir. Bu nedenle dini iyi okumak gerekiyor. İslam'ı iyi okuyan kişiler, mazlumun yanında olup, iktidara karşı gelmenin gerekli olduğunu zaten anlayacaktır" dedi.


(ekip/mg)