‘Abdullah Öcalan’ın mektubu tarihi bir manifestodur’

09:18

 


Zehra Doğan-Derya Ceylan/JINHA


AMED - Diyarbakır'da düzenlenen Demokratik İslam Kongresi’nde İslamiyet'in özünün açığa çıktığını dile getiren BDP Grup Başkan Vekili İdris Bakulen, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın kongreye gönderdiği mektubun tarihi bir manifesto değerinde olduğunu belirterek, “Sayın Abdullah Öcalan değerlerinden, özünden uzaklaştırılan bir İslam’ı iktidar aracı olarak kullanılmasının insanlığın başına bela olduğunu tespit ediyor. Bunun en somut yansımasını Ortadoğu'da görüyoruz. Bugün Ortadoğu'nun her tarafında büyük savaşlar var. Her taraf yangına dönüşmüş durumdadır. Bu tabloyu yaratanların hepsi İslam adına hareket ettiğini söylüyor" dedi.


PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın çağrısı üzerine Diyarbakır'da 10-11 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşen  Demokratik İslam Kongresi'ni HDP Bingöl Milletvekili İdris Baluken değerlendirdi. İslamiyet'in ilk çıkış nedenleri ve bugün geldiği noktada halklar üzerindeki etkisinin farklı boyutlarda ele alındığına dikkat çeken İdris, kongrede okuduğu Abdullah Öcalan'ın mektubunun tarihi bir manifesto olduğunu belirterek, "Mektupta, yaşanan savaş süreçlerine karşı güçlü bir çözüm perspektifinin çizildi" dedi.


'İktidar dini araçlaştırıyor'


Abdullah Öcalan'ın mektubunda İslamiyet'in günümüzde özünden uzaklaştırılmaya çalışıldığına vurgu yapıldığını ifade eden İdris, " Sayın Abdullah Öcalan, İslam'ın  değerlerinden ve özünden uzaklaştırılarak  iktidarın aracı olarak kullanıldığını ve bu durumun insanlığın başına bela olduğunu söylüyor.  Bunun en somut yansımasını Ortadoğu'da görüyoruz. Bugün Ortadoğu'nun her tarafında büyük savaşlar var. Her taraf yangına dönüşmüş durumda. Bu tabloyu yaratanların hepsi İslam adına hareket ediyor" diye konuştu.


'Suriye'de din adı altında katliamlar gerçekleşiyor'


İslamiyet'in bir iktidar aracı olmaktan çıkarılması gerektiğini ifade eden İdris, İslamiyet'in özünde olan adalet, hukuku, eşitliği ve demokrasinin hüküm sürmesinden yana olduğunu kaydetti. İdris, Suriye'de yaşanan savaşa işaret ederek, "Suriye'ye baktığımızda yüzlerce selefi grubun din adı altında katliamlara imza attığını görebiliriz. Esat rejimi ve bütün bunlar, İslamiyet adına hareket ettiğini söylüyor, ama amacın Suriye'yi ele geçirmek ve kendi iktidarını sağlamaktır" şeklinde konuştu.


'Din maskesi altında milliyetçilik yapılıyor'


PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın mesajında dikkat çekilen bir diğer hususun da milliyetçilik olgusu olduğunu dile getiren İdris, milliyetçiliğin son zamanlarda arttığını söyledi. İdris, "Son iki yüz yılda bulunduğumuz coğrafyada, bütün sorunlar Arap, Fars ve Türk milliyetçiliğinden dolayı çıkmıştır. Milliyetçilik, bugün İslamiyet ile yoğrulmuş bir şekilde önümüze çıkıyor. Türkiye'de Kürtler, İslam ve Türk milliyetçiliği senteziyle eziliyor. Milliyetçilik din maskesi altında kendini göstererek yıllarca Kürtleri katletti.  Aynı hususu,  Arap ve Fars milliyetçiliği içinde söyleyebiliriz" diyerek, İslamiyet'in milliyetçilik aracı olmaktan çıkarılması gerektiğin söyledi.


'İslam'ın Özü için Medine Sözleşmesi'ne dönmek gerek'


Demokratik İslam Kongresi'nde İslamiyet'in özünün açığa çıktığını dile getiren İdris, İslamiyet'in özüne bakmak için Medine Sözleşmesi'nin maddelerinin incelenmesinin yeterli olduğunu belirtti. Medine Sözleşmesi'nin insanlığa armağan edilmiş bir sözleşme olduğunu belirten İdris, "Medine sözleşmesi , farklı inançların bir arada yaşamasının adete bir anayasal süreç gibi ortaya koyan bir sözleşmedir.  Bunun yanı sıra insanlığa temel dayanağı hak hukuk temelinde ortaya koyan ve zulmü yapan kim olursa olsun ona karşı bir insani duruşu, dinin ve insanlığın gereği olarak ortaya koyan bir sözleşmedir" dedi.


'Rojava demokrasiye bir örnektir'


Halkların dillerinin, kimliklerinin ve inançlarını koruyarak bir arada yaşama kültürlerinin ortadan kaldırıldığını ifade eden İdris, bu yüzden büyük katliamların yaşandığını dile getirdi. Ortadoğu'da bir arada yaşama kültürünün oluşmasının mümkün olabileceğini kaydeden İdris, "Ortadoğu'da çoğulcu demokratik eşit bir yaşamın mümkün olabileceğini Rojava örneğinde görebiliriz. Rojava'nın kanton sistemindeki genel temsiliyete baktığımızda, halkın örgütlenmesinde bölgede yaşayan Arap, Süryani, Ermeniler gibi bir arada yaşamanın mümkün olduğunu bir alternatif yollarla önümüze koymaktadır" sözlerine yer verdi.


'Kongrede kadın rengi güçlü bir şekilde ortaya çıktı'


İslamiyet'te erkek egemenlikçi bir yapının olmadığını söyleyen İdris, günümüzde ise İslamiyet'in bir iktidar aracı olarak kullanıldığını dile getirdi. İdris, İslamiyet'in iktidar aracı olarak kullanılması ile beraber kadın üzerinde de bir tahakküm kurulmaya çalışıldığını söyleyerek, "İslamiyet'te devletçi sistemin ortaya çıkmasıyla beraber kadın özgürlüğü yerle bir edildi. Kız çocukları kaçırılıp köle olarak satıldı. Günümüzde ise kadına yönelik neredeyse her gün onlarca cinayetin, işkencenin ve tecavüz vakasının yaşandığı bir dönemde Demokratik İslam Kongresi'nin yapılması son derece önemlidir. Bu kongrede kadın rengi güçlü bir şekilde ortaya çıktı. Bu kongrenin yüzlerce yıllık yanlışları düzeteceğini düşünüyorum" dedi.


'Ortadoğu siyasetine kadınlar yön veriyor'


Günümüzde Ortadoğu siyasetine yön veren devrimin kadın devrimi olduğunu belirten İdris, bu devrimin Kürt halkı sayesinde gerçekleştiğini dile getirdi. Kadın devriminin bazı kesimleri rahatsız ettiğini ifade eden İdris, "Kadın devrimi bu yönüyle hem devletçi, hem de erkek egemenlik sistemini rahatsız ediyor. Bu nedenle de ortak bir hedef haline getiriliyor. Bu kadar yoğun bir şekilde Kürt hareketinin özgürlük mücadelesinin bastırılmaya çalışılıyor. Demokratik yaşamı istemeyenler Kürt halkının önderliğini izole etmek istediği için tecrit altına alıyor" dedi.


(dc/zd)