İran'da 'Kadın' olmak… (DOSYA 1)
08:40
Rohat Emekçi - Gülşen Koçuk / JINHA
İran hukukunda kadınlar nerede duruyor?
HABER MERKEZİ - İran'da kadının yeri oldukça karmaşık, bir o kadar da açık. İran'da kadının okur yazarlık oranı yüzde 68,8 iken bu oranın ardına gizlenen bir kadın gerçekliği olduğunu söylemek yanlış olmaz. İran'da bir kadının zina yapması, birini öldürmekten daha kötü görülürken, zina yaptığı gerekçesiyle kadınlar idam ediliyor, erkekler ise dört evlilik yapabildiği gibi, istediği kadar imam nikahı ile evlenebilir. Kadınlar, çocuklarının velisi sayılmaz, Başbakanın izni olmadan yabancı biriyle evlenemez, boşanmak isterse her şekilde bu talebi nedeniyle "pişman ettirilir". İran'da yaşam ve hak mücadelesinde tüm kapılar kadının yüzüne kapatılır.
Hasan Ruhani'nin Cumhurbaşkanlığı ile birlikte İran'da bir takım reformlara gidildiği gibi bir yanılgı ortaya çıksa da, bu durum, İran'ı Çin'den sonra insanların özellikle kadınların canına okuyan ikinci ülke olma gerçeğini değiştirmiyor. İslam Cumhuriyeti olarak bilinen İran'da uygulanan ceza sistemi, erkeklerden çok kadınları vuruyor. Her fırsatta hem devlet eliyle hem de bizzat erkek cinsinin eliyle "mağdur" edilen ve canına kast edilen kadınlar İran'da, statüsü en karmaşık olan kesimi oluşturuyor. Çünkü İran'da üniversitelerde dahi kadın öğretim üyelerinin sayısı erkeklerden çok daha fazla. Ülkede okur yazarlık oranı ise 75 civarında. Bu oran erkeklerde yüzde 78,4 iken, kadınlarda ise yüzde 65,8. İran'da bir taraftan kadın bu konumdayken, diğer taraftan da recm, asılma gibi idam cezaları, kırbaçlanma, hapis cezalarıyla en çok yüz yüze kalan kesim. İran'da örtüsüz gezmenin cezası 12 ay hapis ve kırbaçlanmaktır. Eğer kırbaç cezası para cezasına çevrilmek istenirse bunun para değeri bir çalışanın ortalama 6 aylık kazancına eşit. Örtüsünü atarak cezalandırılmak istemeyen İranlı kadınlar şimdi ise, örtülerini atarak rejime isyan ediyor. İran'da kadınlar da, ezilen kesimler de özgürlük ve iradeleri için mücadeleye başladıkları an, rejimin hedefi haline geliyor.
Dilara çocuk olduğu için suçu üstlendi ama...
2002 yılında 16 yaşındaki Dilara Derabi, 19 yaşındaki erkek arkadaşı Amir ile birlikte soygun için bir akrabasının evine girmiş, yakalanacaklarını anladıklarında da kadını öldürmüşlerdi. İlk sorgusunda cinayeti itiraf eden Dilara, ölüm cezasına çarptırılınca, ifadesini değiştirmişti. Dilara, o günden beri cinayeti aslında erkek arkadaşının işlediğini, 18 yaşından küçük olduğu ve daha az bir ceza ile kurtulacağını düşünerek suçu üstüne aldığını söylüyor. Dilara'nın hatası daha az ceza alırım diye suçu üstlenmesi. Nereden bilsin kız çocuklarının 9, erkeklerin ise 15 yaşını doldurduktan sonra işledikleri suçlardan sorumlu tutulduklarını...
Cezai ehliyet kızlarda 9 erkeklerde 15 yaştan başlıyor'
Neden kızlar 9 yaşını bitirdikten sonra ceza alıyor da, erkek çocukları 15 yaşını bitirdikten sonra ceza alıyor? Burada kızlar aleyhine bir durum var. Hadis kitaplarının çoğunda kadınlar ve kız çocukları, aklen ve dinen eksik sayılır. Kuran'a göre ise, kadın ve kız çocukları, mirasta erkeğin aldığının yarısını alıyor, tanıklıkta iki kadının tanıklığı, bir erkeğin tanıklığının yerine tutuyor ve "kadın kısmı" yönetici olamıyor… Fakat konu ceza almak olunca, kız çocukları 9 yaşından sonra ceza almaya tam yetkin sayılıyor.
Sakine kadın olduğu için idam edileceğini söylemişti
İran'da zina yaptığı gerekçesiyle recm cezasına çarptırılan Sakine Muhammedi Aştiyani, cezaevinden İngiliz Guardian gazetesine ismini gizli tuttuğu bir aracı vasıtasıyla verdiği mülakatta, Tahran yönetiminin kendisini "kadın olduğu için idam edeceğini" söyledi. İran yönetimini kendisi hakkındaki hükümler konusunda "yalan söylemekle" suçlayan Sakine, "Zinadan suçlu bulundum, ama cinayet suçlamasından aklandım. Kocamı öldüren adamsa idama mahkûm edilmedi" dedi. İranlı üst düzey bir yargı yetkilisi, Sakine'nin "iki kez zina yapmaktan ve kocasını öldürmek için komplo kurmaktan suçlu bulunduğunu" söylemişti. Sakine, İranlı yetkililerin bu konuda yalan söyleyerek uluslararası kamuoyunu oyalayıp kendisini gizlice idam etmeyi planladığını belirtti.
'Onlar için zina cinayetten büyük bir suç'
Sakine Aştiyani, cinayetten suçlu bulunan adam cezalandırılmazken, kendisinin idama mahkûm edilmesini şöyle açıkladı: "Nedeni çok basit. Çünkü ben bir kadınım. Bu ülkede kadınlara istedikleri her şeyi yapabileceklerini düşünüyorlar. Onlar için zina cinayetten daha büyük bir suç. Ama zinanın da hepsi bir değil. Bir adam zina işlerse hapse bile atılmayabilir, ama aynı şeyi bir kadın yaparsa bu dünyanın sonu olur. Bu ülkede kadınların kocalarından boşanma hakkı bile yok."
'Beni oğlumun önünde taşlamasınlar'
Sakine, mahkemede cezası açıklandığını "recm" (taşlanarak öldürülmek) kelimesinin anlamını bilmediği için nasıl bir ceza aldığını anlamadığını, cezasını koğuş arkadaşlarından öğrendiğinde ise, bayıldığını söyledi. İranlı kadın, avukatı Muhammed Mustafa'nın Türkiye'ye kaçmasıyla ilgili olarak da, "Bana istediklerini yapabilmek için avukatımdan kurtulmak istediler" dedi. Sakine, dünyaya, "Beni oğlumun önünde taşlamalarına izin vermeyin" diye seslendi.
Üniversitelerin kapıları kadınlara kapatıldı
Dini liderlerin evlilik ve doğum oranlarının azalmasından duydukları rahatsızlığı dile getirmeleriyle, kadınların tek sosyalleşme alanı olan üniversitelerin kapıları da kadınlara kapatıldı. Bilgisayar bilimi, nükleer fizik, elektrik ve endüstri mühendisliğinin de aralarında bulunduğu 77 lisans bölümüne kadın öğrencileri almayan İran, cinsiyetçi politikalarıyla insan hakları savunucularının tepkisini çekmişti. Bunca tepkiye rağmen geri adım atmayan İran'da gerçek anlamda kadın haklarından bahsetmek mümkün mü?
İran'da evlenme yaşı 13
İran'da evlenme yaşı 13 ve evlenmek için baba veya baba soyundan dedenin izni gerekiyor. Eğer bir baba isterse mahkeme izniyle 13 yaşında bile olsa kızını 70 yaşında bir erkeğin nikahına verebilir. Kadın evlendiğinde yaşayacağı yeri seçme, yurtdışına çıkma ve herhangi bir iş kolunda çalışma hakkını kaybeder. Eşinin işyeri neredeyse kadın oraya uyum sağlamak zorundadır, yasalar gereğince. Yine yasaya göre koca ne zaman isterse kadın cinsel ilişkiye girmek zorundadır. Rızası olsa da olmasa da! Bir erkek yasal olarak 4 kadınla, siga (imam nikahı) ile de istediği kadar kadınla evlenebilir. Kadının ikinci bir ilişkisi olması durumunda ise cezası taşlanmak!
20 bin çocuk nüfus cüzdanı alamıyor
İranlı bir kadın Başbakanlık izni olmadan yabancı bir erkekle evlenemez. Yasalar, erkekler için böyle bir izne gerek görmemiş. İranlı kadın, yabancı erkekle evlenirse İran vatandaşlığından çıkarılıyor. Çocuğun uyruğu ise babaya göre belirleniyor. Baba Afgan anne, İranlı ise çocuk İranlı sayılmıyor. Çocuğun İran'da yaşama hakkı yok ve tahminen 20 bin çocuk bu sebeple nüfus cüzdanı alamıyor. Yasaya göre boşanma ise erkeğin hakkıdır, erkek istediği zaman karısını boşayabilir. Boşanmayı kadın isterse kocasının kötü davranışlarını, uyuşturucu kullandığını veya hapiste olduğunu ispat etmek zorundadır. İran'da boşanmak o kadar zor ki, kadınlar boşanabilmek için mehirlerini (çeyiz parası) eşlerine bırakıyorlar. Hatta mahkeme masraflarını bile kadın ödemek zorunda kalıyor.
Anne çocuğunun velisi sayılmıyor
İran'daki medeni kanuna göre anne hiçbir zaman kendi çocuğunun velisi olamaz. Eşinin izni olmadan çocuğunu doktora götüremez. Çocuğunun geleceği ile ilgili kararları veremez, çocuk reşit olana kadar onun mallarını yönetemez. Çocuğu için veya kendisi için bankada yatırım hesabı açamaz. Eşinin imzası olmadan çocuğuna ev alamaz. Şayet eşinin iznini almadan ev alırsa eşi bu evi satabilir, kiraya verebilir, kadının bu konuda hiçbir hakkı yoktur. Çocuklar annelerinin sağlık ve emeklilik sigortalarından yararlanamazlar.
9 yaşındaki bir çocuğu idam cezası verilebilir
Yine yasaya göre kadınlar 9 yaşında reşit olurken, erkekler için reşit olma yaşı 14 buçuktur. 9 yaşında bir kız çocuğu suç işlediğinde idam cezası bile verilebilir. İran kanunlarında kadının canının değeri erkeğinkinin yarısına eşit. Erkek eşini yatakta başka bir erkekle görürse eşini öldürebilir ve kanun bu erkeği yargılamaz. İran'da kadın cinayetlerinin yüzde 20'si namus meselesinden meydana geliyor. Bir araştırmaya göre namus cinayetlerinin yüzde 90'ı ise şüpheye dayanıyor.
Erkek çocukları kızların iki katı miras alıyor
İran'da baba ve anne öldükten sonra erkek çocuklar kızların iki katı miras alıyorlar. Eşin mülkü asla eşine geçmiyor, yasal erkek mirasçı yoksa mallara devlet el koyuyor. Erkek eş öldüğünde kadının çocuğu yoksa eşinin malının dörtte birini, çocuğu varsa malının sekizde birini kadın alıyor. Kadın öldüğünde ise çocuğu varsa erkek eşinin malının dörtte birini, çocuğu yoksa yarısını alıyor. Kısaca erkek kadına göre mirastan 2 kat fazla pay alıyor.
'Kadınların şahitlik hakkı yok'
İran'da kadınların şahitlik hakkı yok. Lezbiyen veya eşcinsel ilişkinin cezası idam, ama bu konuda kadınların şahitliği geçerli değildir. İki kadının şahitliği bir tane erkeğe denk düşüyor. Şahitler içinde en az bir tane erkek olmazsa kadınların şahitliği geçerli olmuyor, ne kadar çok kadın olursa olsun. Anayasa kadını bir birey olarak görmez. İran'da kadınlar cumhurbaşkanı olamaz. İran'da yaşayan, İran'a ziyarete gelen tüm kadınlar kendi dini inançları ne olursa olsun örtünmek zorundadır. Hicabı (örtüsü) olmayan kadınlar yargılanabilir ve hatta hapse girebilir.
İran'da kadınların hak mücadelesi
Tüm bu haksızlıklara dur demek ve eşit haklar talep etmek için kadınlar 2005 yılında büyük bir eylem düzenledi. 2006 yılında yeniden bir araya geldiklerinde, kadınlar polis saldırısına uğramış ve 70 kadın tutuklanmıştı. Bundan sonra kadınlar yasal hakları için "1 Milyon İmza Kampanyası" başlattı. Kampanya yasak ve sansüre rağmen çok ilgi gördü ve 2009 yılında Simone De Beauvoir ödülü aldı. Kadınların kendilerine yasalarla zorla dayatılan "ikinci cins" olmaya rızaları yok. Baskılara rağmen direnişteler ve zor da olsa bu yolu yürümeye kararlılar.
YARIN: İran'da idam edilen kadınlar
(gk-re/mg)

