Şiddete boyun eğmedi azmetti ve başardı
08:24
Seren Sezer/JINHA
WAN- Van'da yaşayan ve verdiği hayat mücadelesiyle birçok kadına örnek olan Sebahat Düşün, şiddet gördüğü eşinden 10 yıl önce ayrıldığını belirterek, "Ölümü göze alarak 7 çocuğumla birlikte evden ayrıldım. Çalıştığım lokantayı basan eşim tarafından bıçaklı saldırıya uğradım. Ancak mücadelemden vazgeçmedim. Birçok işte çalışarak, yaşam mücadelesi verdim. Kimseye muhtaç olmadan bugünlere geldim" dedi.
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de kadına yönelik aile içi şiddet, mücadele edilmesi gereken ciddi bir toplumsal sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Kadına yönelik aile içi şiddet, 21. yüzyılda da tüm dünyada ekonomik, sosyal ve coğrafi sınır tanımıyor. Bunlardan biri de Van'ın Hacıbekir (Xaçort) Mahallesi'nde yaşayan 7 çocuk annesi Sebahat Düşün… Yaklaşık 10 yıldır eşinden ayrı yaşıyor ve 7 çocuğuna tek başına bakıyor. Yıllarca çeşitli işlerde çalışarak hayatını kazanan Sebahat, şu an 5 çocuk okutuyor. Çok küçük yaşta kendinden yaşça büyük bir adamla evlendirilen ve resmi nikâhı olmadan kuma giden Sebahat, yaşadığı zorlu hayatı ve bugünlere hangi zorluklarla geldiğini anlattı.
'Ölümü göze alıp evden çıktım'
Küçük yaşta evlendirilmesinin yanı sıra eşinden çok ağır şiddet gördüğünü belirten Sebahat, gördüğü şiddete ve haksızlığa dayanamayarak, 7 çocuğunu da alarak evden ayrıldığını söyledi. Evden ayrıldıktan sonra bir yıl ölüm korkusuyla yaşadığını ifade eden Sebahat, "Bizde boşanmak yoktur, adettir boşanamazsın, gelinlikle girdiğin evden kefenle çıkarsın. Ben evden çıkarken ölümü göze alıp çıktım. Fark eden bir şey yoktu yaşadığım zaman da ölüydüm zaten" ifadelerini kullandı. Evden ayrıldığı zaman üzerinde sadece kıyafetlerinin bulunduğunu belirten Sebahat, "Eve geri dönmedim ve eşim çok zengin olmasına rağmen hiçbir zaman para yardımı almadım" dedi.
'Eşim tarafından bıçaklı saldırıya uğradım'
"Çocuklarıma iyi bir gelecek sunabilmek için bir lokantada çalıştım. Ancak eşim lokantayı basarak bana bıçakla saldırdı" diyen Sebahat, Van Kadın Derneği'nin desteğiyle ayakta kaldığını dile getirdi. Ailesinin evden ayrılmaması için baskı yaptığını belirten Sebahat, "Annem 'çocuklarınla ortada kalırsın' diye karşı çıkıyordu. Annemin aksine bir tek erkek kardeşim bana destek oldu. Ona yaşadıklarımı anlattım ve bana destek verdi. Ama annem sürekli karşı çıkıyordu. 'Çocuklarını verip gelebilirsin' dedi ama ben çocuklarımdan ayrılamazdım. O adam akıl hastasıydı çocuklarımı öldürebilirdi. Para biriktirip önce bir arsa aldım. Gerektiği kadar para harcayıp tutumlu davrandım. Daha sonra bu oturduğum evi yaptım. En azından bir evim var. Kimseye muhtaç olmadan bugünlere geldim" şeklinde konuştu.
'Kimseye muhtaç olmadan yıllarca çalıştım'
Evden ayrıldıktan sonra çocuklarıyla birlikte tek odalı bir ev kiraladığını ve uzun bir süre burada yaşadığını belirten Sebahat, "Çocuklarım çoğu zaman önlüksüz gidiyorlardı okula. O zaman faaliyet gösteren Van Kadın Derneğine başvurdum, sonra lokantaya girip çalıştım. Aynı zamanda evlere temizliğe gidiyordum ayaklarımın üzerinde durdum kimseye muhtaç olmadan" diye belirtti. Yıllarca çalışıp hem çocuklarını okuttuğunu, hem de arsa alıp ev yaptığını aktaran Sebahat, "Eğer ayaklarımın üzerinde durabileceğimi bilseydim, çok önceden hiç çekinmeden çıkardım o evden. Geçen yıllara acıyorum çok eziyetli geçti, çocuklarım çok hırpalandı şimdi iyiyiz, kimseye muhtaç olmadan yaşadım bunca yıl" dedi.
'Taşeron işçileriz emeğimizin karşılığını alamıyoruz'
Şuan üniversitede kız yurdun da çalıştığını ifade eden Sebahat, çalışma koşullarının da çok zor olduğunu sözlerine ekledi. Taşeron işçisi olduğunu anlatan Sebahat, "Biz taşeron işçilerinin tek isteği taşeronluğun kaldırılması. Maaşımızda kesintiler olmadan daha rahat geçinebilirdik o zaman. Zamlar üst üste gelince her yerden vuruyor bizleri. Akşam uyuyup sabah uyanınca bir bakıyorsun yeni zamlar. Elektrik falan özelleştirildi. Tüm bunlar bir araya gelince ayın başı gelmiyor. Fazla bir şey değil emeğimizin karşılığını almak istiyoruz" dedi.
(bs-ss/mg)

