İran'da 'Kadın' olmak (DOSYA 3)

09:30

 


Rohat Emekçi - Gülşen Koçuk / JINHA


İran rejimi ve rejimin Kürt politikaları


HABER MERKEZİ - 2013 Haziran ayında gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile İran'da bir şeylerin değişeceğine inananlar, 2014 yılının başından bugüne kadar İran'da 176 kişinin idam edildiği gerçekliği karşısında hayal kırıklığı yaşadı. Özellikle Kürtlere yönelen İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, birçok Kürdü "Allah'a karşı savaşmak", "bir Kürt partisine üye olmak", "rejime karşı savaşmak" gibi suçlamalarla idam ediyor, hapse atıyor, akıl almaz işkencelerden geçiriyor.


İran İslam Cumhuriyeti, İran cezaevlerinde kötü muamele tüm dünyanın gündeminde olurken, idam cezaları da ülkeyi gündemden düşürmüyor. İran, Çin'den sonra en fazla ölüm cezası veren ülke. Geçen yıl resmi rakamlara göre 369, resmi olmayan rakamlara göre ise 700'e yakın kişinin idam edildiği İran'da son seçimlerde Hasan Ruhani'nin yönetime gelmesinin ardından idam cezaları ikiye katlandı. 2014'ün ilk çeyreğinde idam edilenlerin sayısı en az 188 olarak tespit edildi. Uzmanlara göre, İran'da insan hakları tablosu gittikçe kötüleşirken, kadın haklarına yönelik ihlaller konusunda da eskisine göre daha kötü durumda. İran'da ikinci sınıf konumunda görülen kadınlar gibi, dışlanan 12 milyon Kürt de var. Rejime karşı ulusal mücadelelerini sürdüren Kürtleri ele geçirdiğinde akıl almaz işkencelere tabi tutan İran, bugüne kadar birçok Kürdü asarak idam etti. Birçok Kürt ise, cezaevlerinde rehin tutuluyor ya da idam edileceği günü bekliyor. Ayrıca Hasan Ruhani'nin Cumhurbaşkanı olarak seçilmesiyle İran'ın reforma gideceği umudunu taşıyanlar, 2014 yılının ilk çeyreğinde 176 kişinin idamı gerçekliği karşısında Hasan Ruhani'yi bir "hayal kırıklığı" olarak değerlendiriyor.


Af Örgütü: İran'da Kürtlere çifte zulüm!


Merkezi Londra'da bulunan Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), İran Kürtlerinin "çifte zulüm" altında olduğunu belirterek, İran'ın Kürtlere yönelik politikasını eleştirdi. Merkezi Londra'da bulunan Uluslararası Af Örgütü'nün 2008 yılında yayınladığı "İran: Kürt Azınlığa Karşı İnsan Hakları İhlalleri" başlıklı 57 sayfalık raporda, İran nüfusunun yüzde 15'ini oluşturan 12 milyon Kürt'e karşı dini ve kültürel boyutta uygulanan ayrımcılığa işaret edildi. İran'daki Kürtlerin çifte zülüm altında olduğu kaydedilen raporda, Kürtlerin siyasal, sosyal ve kültürel haklarının çiğnendiği ifade edildi. Raporda, "İran Anayasası tüm İranlıların yasa önünde eşit olduğunu söyler. Ancak raporumuz İran Kürtleri açısından realitenin farklı olduğunu göstermektedir. İran Hükümeti ayrımcılığa son verecek veya kadınlara yönelik şiddet dalgasına son vererek suçluları cezalandıracak yeterli adımlar atmamıştır" denildi.


Kadınlara çifte zorluk


Kadına yönelik şiddetin hem yaygın olduğunu hem de buna müsamaha gösterildiği ifade edilen 2008 yılı raporunda, Kürt kadınları haklarının tanınmasında kapalı ve ataerkil toplum üyeleri olarak çifte zorlukla karşı karşıya oldukları kaydedildi. Raporda, Kürt kadınların zorla evlilik mağduru olduğu, kadın ve kız çocukların aile içi şiddete maruz kaldıkları, Kürt bölgelerinde "namus" ve "töre" adı altında işlenen cinayetler ile intihar girişimlerinin yanı sıra baskılara karşı kadınların kendilerini ateşe verdikleri belirtildi. Suçluların cezalandırılamadığının vurgulandığı raporda, "Kürt kadınları günlük olarak şiddete, devlet yetkilileri, aile fertleri dahil grup veya bireylerin ayrımcılığına maruz kalıyorlar. İran yetkilileri kadınlara yönelik ev ve toplum içindeki şiddete son vermekle yükümlüdür. Ancak bunu yapmıyorlar'' ifadelerine dikkat çekildi.


Kadın hakları savunucusuna hapis cezası


Rojhilat'ın Sine kentinde yaşayan kadın hakları savunucusu 21 yaşındaki Hana Abdi, 4 Kasım 2007'de istihbarat güçleri tarafından büyükannesinin evine yapılan baskında tutuklanarak, istihbarat merkezine götürüldü. Burada 3 ay tutuldu. Haziran ayında, sürgünde Azarbaycan vilayetinde bulunan Germi Cezaevi'nde kalmak üzere 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hana Abdi'ye Sine mahkemesi tarafından ulusal güvenliğe karşı suçtan ceza verildi. Hana Abdi, İran'da kadınlara karşı ayrımcılığa son verilmesi için yürütülen "Eşitlik Kampanyası"nın üyesidir. Af Örgütü Hana Abdi'yi çalışmalarından ötürü düşünce suçlusu olarak tanır, kendisine karşı suçlamaları ise "siyasal motifli" olarak tanımlar.


Hasan Ruhani hayal kırıklığı oldu…


Rojhilat'ın Kirmanşan kentindeki Dizilabad Cezaevinde bulunan Simko Xurşîdî "Allah'a karşı savaş" ve "rejim karşıtı siyasi bir Kürt partisine üye olmak" suçlamasıyla 17 Nisan 2014'te idam edilmişti. Doğu Kürdistan İnsan Hakları Örgütü, yayınladığı bir bildiri ile Kürt siyasi mahkumların İran'da idam edilmelerinin devam ettiğini belirterek, 59 Kürt siyasi mahkumun da idam edilmeyi beklediğine dikkat çekti. Bildiride, Simko Xurşîdî'nin idam edilmesi ile birlikte üç Kürt siyasi mahkum Hasan Ruhani'nin cumhurbaşkanlığı görevine gelmesinin ardından idam edilmişlerdi. Siyasi aktivistler ve insan hakları örgütleri Hasan Ruhani'yi cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce verdiği sözleri tutmamakla suçlayarak, Ruhani'nin seçim propagandaları döneminde İran'daki diğer halkların haklarına önem vereceği, insan haklarının durumu ve siyasi mahkumların durumunu iyileştireceği sözlerine karşın Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından, siyasi mahkumların idamının ve mahkemeler tarafından siyasi mahkumlara idam cezası verilmesinin devam ettiğini dile getiriyor.


Yaralı halde idam edildi


İran rejimi Doğu Kürdistan'ın Sine kentinde tutuklu olan insan hakları savunucusu Ahmed Kelec'i, 2008 yılı Temmuz ayında asarak idam etti. Rejim Ahmed'i, çoğu siyasi tutukluyu idam etmek için ortaya attığı uyuşturucu trafiği iddiasıyla mahkum etti. Ahmed'in kaç yıl tutuklu kaldığı konusunda net bilgi yok, ancak idam edilmeden önce Ahmed'in intihar girişiminde bulunduğu ve ağır yaralandığı bildirildi. Rejimin Ahmed'i yaralı halde idam ettiği kaydedildi.


PJAK üyesi olduğu gerekçesiyle idam edildi


İran'daki Sanandaj Cezaevi'nde tutuklu bulunan İhsan İsmail Fetahyan ise, 11 Kasım 2009 ayında idam edildi. İran güvenlik güçlerince geçen sene Merivan, Kirmaşan ve Piranşehir kentlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan 5 Kürt siyasetçiden biri olan İhsan, İran Devrim Mahkemesi'nde görülen davada "Terör örgütü PKK/PJAK adına bombalı eylemler gerçekleştirmek, cinayet, silahlı gasp ve teröre başvurmak, adam kaçırmak, bölge halkını tehdit etmek, İran'ın ulusal güvenliğini tehdit etmek ve terör örgütüne finansman sağlamak amacıyla uyuşturucu ticareti yapmak" suçlarından idam cezasına çarptırılmıştı.


İran'da 4 Kürt siyasetçi daha idam edildi


Şirin Elemhuli, İran rejiminin idam ettiği onlarca Kürt siyasetçiden biri… Şirin, 1984 yılında Rojhilat'ın Maku kentine bağlı Demkişlak Köyü'nde dünyaya geldi. 2008 yılında İran pastarları tarafından tutuklanan Şirin, ilk 25 gün bilinmeyen bir yerde fiziki ve psikolojik işkenceden geçti. Bu 25 günlük sürecin ardından Evin Cezaevi'ne gönderilen Şirin, burada da 6 ay kaldıktan sonra Nesvan bölümüne gönderildi. Bir yıl sonra ise Tahran şehrinin devrim mahkemesine gönderildi. Mahkeme Şirin'in, sınır dışına kanunsuz çıkışı nedeniyle iki yıl hapis yatmasına, PJAK ile olan ilişkisinden dolayı ise idam hükmüne karar verdi. Bu hüküm, 2009 yılı Ocak ayında avukatlar tarafından ilan edilirken, hükmün yasal olmaması nedeniyle avukatlar yeniden yargılama talebinde bulundu. Fakat hiçbir girişim, idam kararını geri çevirmedi. Ferzad Kemanger, Ferhad Wekili, Eli Hayderiyan ile birlikte 9 Mayıs 2010 günü idam edilen kadın aktivist Şirin, Kürt ulusal mücadelesinde Leyla Qasim'dan sonra idam edilen ikinci Kürt kadın oldu.


Hüseyin idam edilen 8'inci Kürt siyasetçi oldu


PJAK üyesi olduğu ve altı yıl önce bir sınır muhafızını öldürmekten mahkum olduğu iddia edilen Hüseyin Xizrî, 2011 Ocak ayında İran rejimi tarafından idam edildi. En son 5 Ocak günü Urmiye mer-kezi cezaevinde kardeşi ile görüştürüldükten sonra haber alınamayan Hüseyin'in, cezasının infazı için 12 Ocak günü Tahran'daki bir cezaevine götürüldüğü belirtilmiş, bu bilgi avukatı ve ailesi tarafından doğrulanmıştı. Xizri, İran rejimi tarafından 2007 yılından bu yana idam edilen 8'inci Kürt siyasi tutsak oldu. Hasan Himet Demir 2007 yılında ilk idam edilen PJAK militanı olurken, 11 Kasım 2009'da İhsan Fetahiyan, 6 Ocak 2010'da Fesih Yasemini, 9 Mayıs 2010 günü ise Kürt öğretmenler Ferzad Kemanger, Ferhad Wekili, Eli Heyderiyan ve Şirin Elem Hulu idam edildi.


Ağır sağlık sorunları yaşayan Zeynep tedavi edilmiyor


Kirmaşan'ın Dizêl Abad Cezaevi'nde tutuklu bulunan Zeynep Celaliyan, ailesinin yaşadığı Mako'ya nakil talebinde bulunmuştu, fakat talep İran rejimi makamları tarafından reddedildi. Yerel kaynaklara göre Zeynep Celaliyan üzerindeki baskılar da giderek artıyor. Kadın aktivistin sağlık durumundan dolayı hastaneye sevkine de izin verilmediği belirtiliyor. Kadın aktivistin gözaltında ve cezaevinde gördüğü işkenceler ve başına aldığı darbeler nedeniyle görme kaybı yaşadığı belirtiliyor. Zeynep'in hastanede tedavi edilmesi talebi daha önce de bir çok kez reddedilmişti.


1982 Mako doğumlu Zeyneb Celaliyan, 2008 yılı ortalarında Kirmaşan kentinde PJAK üyesi olduğu iddiasıyla tutuklandı. 14 Ocak 2009'da çıkarıldığı Devrim Mahkemesi'nde idam cezasına çarptırıldı.


Zeynep Devrim Mahkemesi'nde avukatı olmadan sadece 7 dakikalık bir duruşma sonucunda idam cezası almıştı. Daha sonra dosyası ceza infaz kurumuna gönderilmişti. Aralık 2011?de Zeynep hakkındaki idam cezasının kaldırıldığı bildirildi. Kürt kadın örgütleri organizasyonları ve Af Örgütü gibi uluslararası insan hakları örgütleri Zeynep hakkındaki idamın iptal edilmesi ve serbest bırakılması için kampanyalar yürütmüştü.


Halen 16 tutsak İran'da ölüm koridorlarında bekliyor: Zeyneb Celaliyan, Şêrko Me'arifî, Hebîbûlla Letîfî, Samî Husênî, Cemal Mihemedî, Rustem Erkiya, Mistefa Selîmî, Enwer Rostemî, Îrec Mihe-medî, Mihemed Emîn Agûşî, Ehmed Pûladxanî, Hesen Tale'î, Ezîz Mihemedizade, Hebibulla Gul-perîpûr, Ebdûlah Sirurî, Reşîd Axkendî.


BİTTİ…


(gk-re/mg)