Kürtçe okul 4 Eylül'de eğitime başlayacak

08:46

 


 Nurcan YALÇIN / JINHA


AMED - Lice'nin Yalaza (Kerwas) Köyü'nde yaşayan gençler tüm imkânlarını seferber ederek oluşturdukları komünal bütçeyle yapılan ve resmi olarak Kürtçe eğitimin görüleceği okul 4 Eylül'de eğitime başlayacak. Komün okula ilişkin jandarma tarafından yurttaşlara baskı yapıldığını ifade eden inşaat çalışanlarından Mehmet Arslan, "Okulumuzun komün bir çalışma olduğunu bir türlü algılayamayan jandarmalar her defasında gençlerimizi karakola alarak 'Bu paranın kaynağı nereden geliyor' diye soruyorlar. Bu yola baş koyduk ve tüm baskılara rağmen okulumuzu 4 Eylül'de açacağız" dedi.


Cumhuriyet tarihinden bu yana "Tek dil, tek millet, tek bayrak" söylemlerini dilinden düşürmeyen iktidarlara karşı Kürtler, kendi alternatif eğitim sistemlerini oluşturmaya başladı. Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı Yalaza (Kerwas) Köyü'nün gençleri 4 ay önce bir ilke imza atarak, resmi olarak Kürtçe eğitimin görüleceği okulun temelini atmıştı. Tamamlanmak üzere olan okul 4 Eylül'de eğitime başlayacak. Anadil Kirmancî ve Zazakî eğitimin verileceği okulda, seçmeli dil ise Türkçe ve İngilizce olarak verilecek. Yurttaşlardan toplanan maliye ile oluşturulan komünal bütçeyle okulun temelini atan Liceli gençler, okulla beraber hedefledikleri başarıya ulaşmak istiyor. Uyuşturucuyla verdikleri mücadelenin başarıyla sonuçlandığını belirten köylülerden Mehmet Emin Aslan, "Uyuşturucunun ekildiği yıllarda her zaman gazeteciler sürekli gelip haber yapıyordu, ama artık gelmiyorlar. Bu da her şeyi açık bir şekilde ortaya koymaya yetiyor" dedi.


'Kendi imkânlarımızla yapıyoruz'


Okulun işçilerinden Mehmet Emin Aslan, yapımı tamamlanmak üzere olan okula ilişkin jandarmanın yoğun baskı uyguladığının altını çizerek, "Bir asırdır Türkiye devletini bekledik, 12 yıldır iktidarda olan AKP Hükümetini bekledik ama hiçbir adım atılmadı. Bu nedenle kendi imkânlarımızla kendi eğitim sistemimizi oluşturmaya başladık. Ama bize, 'Siz bu parayı nerden buldunuz' diye soruyorlar. Karakol burada gönüllü çalışan işçileri çağırıyor, soruşturmaya alıyor. Burada gönüllüğün esas alındığını bir türlü anlayamıyorlar. Bu parayı köy halkı olarak kendi aramızda topladık ve yaptık" şeklinde konuştu. Okulun resmi olması için Milli Eğitim Bakanlığı'na da başvuruda bulunacaklarını belirten Mehmet, "Okulumuzda resmi olarak eğitim vermek istiyoruz. Bu okulda sadece çocuklarımız eğitim görmeyecek, kadınlarımız ve gençlerimiz de bu okulda eğitim görecek ve bütün sorunlarını okulda tartışarak çözüm yolları arayacak" ifadelerine yer verdi.


'Lice'de uyuşturucuyu bitirdik'


Lice'de geliştirilen esrar ekiminin  "devlet" anlayışının kirli bir politikası olduğunu vurgulayan Mehmet, gazetelerde sayfalarca 'Lice'de uyuşturucu var' diye haber yapan gazetecilerin Lice'ye ilişkin sürdürülen kirli politikaların bir maşası olduğunun altını çizerek, "Bu okulun inşaatına başladığımızda, Lice'nin adını bozan esrarı bitireceğiz dedik ve okul bitmeden uyuşturucuyu bitirdik. Şu an Lice'de, yüzde 90 uyuşturucu bitmiştir. Şimdiye kadar 'Lice halkı esrar ekiyor' diye her gün çıkıp yazanlar bu gün neden suskunlar? Neden hiç çıkıp da 'Lice'de artık uyuşturucu yok' diyemiyorlar? Bu sessizlik Lice'nin karalanmak istediğini açıkça ortaya koyuyor. Uyuşturucu mücadelemiz hala sürüyor. Lice'ye artık uyuşturucunun girmesine izin vermeyeceğiz" dedi.


(ny/zd/gk)