Kelaynaklar yok olma tehlikesiyle karşı karşıya
08:51
Gülşen Koçuk / JINHA
RIHA - Nesilleri tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan ve 1977 yılında Birecik'te kurulan üreme istasyonunda koruma altına alınan kuşlara ilişkin konuşan Birecikli yurttaş Mahmut Arıkan, kuşların, kontrolsüz kullanılan ilaçlar ve doğal yaşam alanlarının daraltılması sonucu yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Mahmut, tesisin amacının kelaynakların tekrar kendine yetebilir duruma gelmesini sağlamak olduğunu ifade etti.
Mezopotamya coğrafyası, insanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden biri olmakla birlikte, ekolojik yaşamın da en uzun yaşatıldığı bir mekandır. Mezopotamya, insanlar gibi birçok canlı türü için de yaşam alanları yaratmıştır. Bunlardan birisi de şu an sadece Urfa'nın Birecik ilçesinde koruma altına alınan kelaynak kuşlarıdır. Nesilleri tükenmek üzere olan kelaynak kuşları, karşı karşıya kaldıkları bu tehlike nedeniyle koruma altında. Kelaynak kuşları, üreme dönemleri olan Şubat-Temmuz arası ayları Birecik'te, kış dönemini ise (Ağustos- Ocak ayları) Eritre, Etiyopya, Yemen ve Suudi Arabistan'da geçirirler. Ortalama ömürleri 25-30 yıl olan bu kuşlar, 3-4 yaşlarında erginleşirler, 1-1 buçuk kilogram ağırlığına ulaşırlar. Kelaynak kuşları, yılda bir defa ürerler ve en az 1 en fazla 3 yumurta yumurtlayarak kuluçkaya yatarlar. Kuluçka süreleri ise dört haftadır. Bu kuşların erkek ve dişilerini ayırt edebilmek için belirgin özellikler yoktur ve her iki cins de aynı davranışları göstermektedir. Kelaynaklar, doğadaki besinini dana burnu, çeşitli böcekler, ve larvaları, çekirgeler, akrepler, kırkayaklar, çıyanlar, solucanlar, kertenkeleler ve karıncalar gibi canlılar oluşturur.
Göçe giden kuşlardan sadece biri geri döndü
Kelaynaklara ilişkin bilgi veren Birecikli yurttaşlardan Mahmut Arıkan, kelaynak kuşlarının doğal yaşam alanlarının daralması ve kontrolsüz tarım ilaçlarının kullanılması nedeniyle türlerinin yok olma seviyesine geldiğini ifade etti. Mahmut, 1950'li yıllarda sıtma hastalığına karşı yürütülen kimyasal mücadele sonucunda kelaynakların sayısında ciddi bir düşüş olduğunun gözlemlendiğini belirtti. Kelaynakların neslinin tükenmemesi için 1977 yılında Kelaynak Üreme İstasyonu'nun kurulduğunu kaydeden Mahmut, "İstasyonda bulunan kuşlar kış aylarında doğaya bırakılır, göç döneminde ise tekrar kafeslere alınır. Bunun nedeni ise 1990 yılında göçe giden kelaynak kuşlarından sadece bir tanesinin geri dönmesidir. 1990-1997 yılları arasında ise göçe giden kuşlardan bir tanesi dahi geri dönmedi" şeklinde konuştu.
Amaç: Kelaynakları göç edebilen duruma getirebilmek
Kelaynak kuşlarının sayısının 50'nin altına düşmesi sonucu 1998 yılında itibaren kelaynakları göç döneminde kafeslere alma işlemi başladı. 2007 yılında sayıları 100'ü geçen kelaynaklara uydu vericili takip cihazı takılarak yeniden göçlerin başlatıldığını kaydeden Mahmut, kelaynak kuşlarının şimdilik istasyon tarafından günlük hazırlanan ve kırmızı et, tuzsuz peynir, havuç, civciv yemi ve haşlanmış tavuk yumurtasından oluşan yemle beslendiklerini söyledi. Ayrıca Mahmut, kelaynak kuşlarını koruma altına alma çalışmasının hedefinin, kuşların kendi kendine yetebilen ve göç edebilen duruma gelmesini sağlamak olduğuna işaret etti.
(gk/mg)

