'Zanaatlar yok olmasın gelenekler renk bulsun'

09:04

 


Derya CEYLAN - Beritan ELYAKUT / JINHA


MÊRDÎN - Mardin'de tutunmaya çalışan "telkârî"  ve "semer" ustaları, yaptıkları işin zorluğuna rağmen hala bu sanatı yaşatma mücadelesi veriyor. Telkârî gibi birçok el yapımı zanaatına ilginin azaldığını belirten Mardinli ustalar, "Fabrikasyon ürünlerin artmasıyla beraber, kültürümüzün rengini yansıtan zanaata karşı bir soğuma oldu. Fabrikalar kültürümüze karşı en büyük asimilasyon tehlikesiyken, gençlerimizin bu zanaatı yaşatma görevini üstlenmemeleri bizi üzüyor. Oysa biz, bu topraklarda zanaatlar yok olmasın, gelenekler renk bulsun isterdik" dedi.


Milattan önce 3000'li yıllara kadar dayanan telkârî (gümüş işleme sanatı) ve semer yapımı, 5 bin yıllık serüveninin ardından Mardin'de kapitalizmin fabrikasyon ürünlerine direnmeye devam ediyor. Endüstriyel üretimin revaçta olduğu günümüzde, yaşam mücadelesi veren telkârî ve semer zanaatı, son ustalarının ellerinde çırpınıyor. Gençlerin ilgi duymadığı zanaat, aynı zamanda Uzakdoğu'nun fabrikasyon ürünlerinin satılmasıyla yok olmaya yüz tutmuş durumda. Telkârî Ustası Suphi Hindiyerli, "Telkârî ustası yetiştirmek istiyorum, fakat bugüne kadar sadece bir kadın yanımda sekiz yıl çalışarak ustalaştı. Şimdi kendisi de Mardin'in Yeşilli ilçesinde yeni ustalar yetiştirmeye çalışıyor" dedi.


'Telkârîye Mardin ve Midyat sahip çıktı'


Ankara İhracatçıları Geliştirme Merkezi'nin yaptığı araştırmalar neticesinde telkârînin milattan 3 bin yıl önce Mezopotamya'da yapıldığının tespit edildiğini söyleyen Telkari Ustası Suphi Hindiyerli, telkârî sanatına günümüzde sadece Mardin ve ilçesi Midyat'ta sahip çıkıldığını dile getirdi. Uzun yıllardır telkârî ustası yetiştirmeye çalıştığını ifade eden Suphi, "Şimdiye kadar bir kadın 8 yıl yanımda çalışarak telkârî ustası olmayı başardı, kendisi de şimdi Yeşilli'de telkârî ustası yetiştirmeye çalışıyor. Bunun dışında 3 usta ve 5 kalfa daha yetiştirdim" dedi.


'Telkârî bir kez daha yok ediliyor'


Suphi, piyasada Uzakdoğu'nun fabrikasyon ürünlerinin Mardin telkârîsi diye satılarak zanaat işine yönelik katliamın gerçekleştirildiğini ifade ederken, "Telkârî zaten yok olmuştu, bir daha yok olacak. Bu konu üzerinde kimse durmamakla beraber, ciddiye de alınmıyor. Sadece hobi olarak merak edenler oluyor. Oysa bizim genç kadınlarımız ve genç erkeklerimiz var. Gerekirse onlar için bugün köylerde bile atölye açabilirim. Telkârî sanatının yok olması kimsenin umurunda değil" diyerek, toplumun telkârî zanaatına karşı ilgisizliğinden yakındı.


'Fabrikasyon ürünler kültür katilidir'


Mardin'de 30 yıldır at ve eşek semerciliği yapan Fikri Doğan, semer yapımının değerli bir zanaat olduğunu söyledi. Semer yapımında Mardin'in doğal ip ve renklerinin harmonisiyle oluşan kültürel bir zanaatın ortaya koyulduğunu ifade eden Fikri, yıllardan bu yana icra ettiği semer zanaatının ayakta duramadığını belirterek, "Eskiden bu tarihi çarşı, semer, ayakkabı, bakır, şahmeran ve telkari atölyeleriyle doluydu. Fabrikaların çoğalmasıyla, halkın ilgi alanları da kaydı. Artık kimse bir ürünün orijinal ve sağlam olmasına bakmıyor. Rağbet neye varsa insanlar da ona yöneliyor. Fabrikasyon ürünler kültür katilidir. Tek tipleşmeden uzak duran Mardin'de bile bunun etkisini görebiliyoruz" dedi.


'Gençler ilgisiz'


Fikri, semerlerin eskisi gibi artık satılmadığını dile getirerek, semerlerin satılmayışının kendilerini maddi ve manevi açıdan etkilediğine dikkat çekti.  Kültürel zanaatların genlere aktarılması gerektiğinin altını çizen Fikri, "Semercilik en fazla Mardin'de yaygındı, fakat arabalar çoğaldı, birçok insan göç etti. İnsanlar ekonomik olarak da zorlandığı için hayvanlarını besleyemez duruma geldi. Hayvan sayısında gün geçtikçe azalma oluyor. Bununla beraber semer ustalarında da bir azalma yaşanıyor. Günümüzde gençler ise bu zanaata ilgisiz ve kendilerini eğitmemizi istemiyor. Oysa biz, bu topraklarda zanaatlar yok olmasın, gelenekler renk bulsun isteriz" sözlerine yer verdi.


'Semercilik güç ve sabır isteyen bir zanaattır'


Semer yapımının zor bir meslek olduğunu belirten 40 yıllık semer ustası Aydın İldoğan ise, semerciliğin güç ve sabır isteyen bir zanaat olduğunu söyledi. Semercilik gibi birçok mesleğe kendini adamış insanların değerinin günümüzde pek fazla bilinmediğini ifade eden Aydın, "Semercilik yok olmak üzere, çünkü bizim dışımızda bu meslekle uğraşan kimse yok. Çırak yetiştiremediğimiz için bizim dışımızda kimse kalmadı. Gelişen teknoloji nedeniyle insanlar artık hayvanlara ihtiyaç duymuyorlar. Hayvanları alsalar da besleyemiyorlar. Her şeyin para olduğu günümüzde ise, bu zanaat ancak semer yapmayı öğrenmek isteyen gençlerle devam edebilir" dedi.


(be-dc/zd/gk)