Diyarbakır’da ‘Kürt Atasözleri ve Deyimlerin Önemi’ paneli
15:57
JINHA
AMED – KURDİ-DER Diyarbakır Şubesi tarafından düzenlenen ‘Kürt Atasözleri ve Deyimlerin Önemi’ konulu panelde konuşan yazar Şehmuz Aslan, Kürtçe deyimlere ve söylemlere şimdiki neslin sahip çıkması gerektiğini belirterek, "Başkalarının bu kültürü ele geçirmesine izin vermemeliyiz. Bizlere düşen görev, yazmak olacaktır. Baskıları bahane etmek yerine bunun çözümünü üretmeliyiz. Herkes bildiği kadarıyla geliştirmeye çalışmalıdır" dedi.
KURDİ-DER Diyarbakır Şubesi, 15 Mayıs Dünya Anadil Günü kapsamında "Kürt Atasözleri ve Deyimlerin Önemi" konulu panel düzenledi. Cegerxwin Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen panelin yapıldığı konferans salonuna "Di zargotina Kurdî de Gotinen Pêşîyan û Biwej" yazılı pankart asıldı. Panele Yazar Şehmuz Aslan ve Yazar Mustafa Borak konuşmacı olarak katılırken panelin moderatörlüğünü ise Jehat Rojhılat yaptı. Jehat, yapılan panelin ilk olması sebebiyle önemli olduğu vurgusunu yaparak, konukların konuşmalarının Kürt dilinin gelişimi açısından büyük öneme sahip olduğunu belirtti.
‘Devlet Mezopotamya kültürünü bitirmek için çok uğraştı’
Panelde ilk olarak konuşan Yazar Şehmuz Aslan, yıllar öncesinde hiçbir şekilde Kürtçe dilinin konuşulamadığını ve yazılamadığını belirterek, "Bu zamanlar bize hayal gibi geliyordu. Şimdide gelecek için umutluyum. Kürt dili gelişecek ve dünyaca tanınan diller arasına girecek" dedi. Atasözlerin bir ulusun kültürünün formüle edilmiş hali olduğuna dikkat çeken Şehmuz, "Kürt deyimleri ve atasözleri o kadar güçlü ki bu güne kadar yaşanan tüm baskı asimilasyon ve soykırıma rağmen ayakta durmayı başarmıştır. Devlet Mezopotamya kültürünü bitirmek için çok uğraştı. Hala da bunu için çabalıyor" şeklinde konuştu.
‘Hikâye ve masalları kar üstündeki ayak izine benzer’
Kürtçe deyimlere ve söylemlere şimdiki neslin sahip çıkması gerektiğini belirten Şehmuz, "Başkalarının bu kültürü ele geçirmesine izin vermemeliyiz. Bizlere düşen görev, yazmak olacaktır. Baskıları bahane etmek yerine bunun çözümünü üretmeliyiz. Herkes bildiği kadarıyla geliştirmeye çalışmalıdır" diye konuştu. Hikâye ve masalları kar üstündeki ayak izine benzeten Şehmuz, "Dede ve ninelerimizden duyduğumuz her söylemi her hikâyeyi yazmamız gerekiyor. Yaşlılarımızın her biri birer tarihtir. Bizim onların tarihini yazmamız Kürt diline yapabileceğimiz en büyük iyilik olacaktır" ifadelerinde bulundu.
‘Hikâyeler halklar arasında birliği sağlar’
Deyim ve öyküler üzerine konuşan Yazar Mustafa Borak ise hikâye ve söylemlerin önemini bir örnekle belirterek, "Bir gün Einstaine ile karşılaşan bir anne, ona çocuğunun nasıl kendisi kadar zeki olabileceğini sormuş. Einstaine de, 'çocuklarınıza hikâye, öykü anlatın. Onların hayal gücü genişletmek onların zekâsına ve gelişimine en büyük yarar olacaktır' cevabını vermiş" ifadelerinde bulundu. Hikâyelerin halklar arasında birliği sağladığını dile getiren Mustafa, "Örneğin Newroz'da bir araya halen halklar arasında ömründe hiçbir toplantıya ya da etkinliğe katılmayan insanlar var. Newroz tarihi Kürtlerin hikâyesidir. Bu tarihten dolayı her Newroz günü Kürtler bir araya gelir" dedi.
‘Dengbejliğin temelini oluşturtanlar kadınlardır’
Dengbejliğin Kürt dilinin en büyük tarih kaynaklarından olduğunu dile getiren Mustafa, "Dengbejlik Kürt tarihinin temelidir. Dengbejliğin temelini oluşturtanlarda kadınlardır. Yıllarca en büyük acıyı sıkıntıyı baskıyı gören kadınlardır. Acılarını dengbej sanatıyla dillendirmişler. Bu sayede hem Kürt dilini, hem de dengbej kültürünü bu kadar ileriye taşımışlar" sözlerini ifade etti.
Konuşmaların ardından soru ve cevaplarla panel son buldu.
(sg-at/zd/mg)

