Köylerine dönen kadınlar yakılan köylerini inşa ediyor

08:34

 


Bêrîtan ELYAKÛT / JINHA


MÊRDÎN - Mardin'in Mazıdağ ilçesine bağlı Işık Ağa (Xirabekure)köyünün 1993 yılında yakılması sonucunda göç eden köy halkı topraklarına geri dönüyor. Yaşatılan savaş psikolojisi en çok kadınları etkilerken, topraklarına geri dönmek isteyenlerde yine kadınlar oldu. Yıllar sonra yakılan köyünü tekrar inşa etmeye başlayan kadınlardan Hasime Koldaş, "Köyümüzü, toprağımızı bizden çaldılar, ama biz topraklarımızın peşini bırakmadık. Toprağına sahip çıkan, tarihine, kimliğine sahip çıkar" dedi.


Bölge'de 1990'lı yılların baskı ve asimilasyon politikaları nedeniyle binlerce yurttaş köylerinden göç etmek zorunda bırakıldı. PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın 2013 Newrozu'nda başlattığı "Demokratik Çözüm Süreci"yle birlikte köylerine dönüş yapan yurttaşlar, savaşın kaybettirdiklerini tekrar kazanmaya çalışıyorlar. Mardin'in Mazıdağ ilçesine bağlı olan Işık Ağa (Xirabekure) köyüne dönüş yapan Şaristan Kaya ve Hasibe Koldaş ailesi yakılan köylerinden geri kalanlar ile yeniden bir yaşam kurmaya çalışıyor. Köylerinin yakılması nedeniyle göç ettikleri kentlerde çok zorluklar yaşadıklarını belirten Şaristan Kaya,  "Bizim olan topraklardan sürüldük, yaşamımızı alt üst ettiler, ama biz topraklarımıza gelmeyi bırakmayacağız" dedi.


'Yakılan köyümüzü tekrar inşa edeceğiz'


Yakılan köylerini tekrar inşa edeceklerini dile getiren Şaristan, "Köyümüzün yok olmasını istemiyoruz. Köyümüzde yaşadığımız dönemler mutluyduk, hiç kimseye muhtaç değildik. Kendi topraklarımızda yaşıyorduk. Köyümüz yakıldıktan sonra göç etmek zorunda kaldık. İlk olarak Diyarbakır'a ardından da İstanbul'a göç ettik. Ancak tanımadığımız bir kentin, bilmediğimiz bir kültürün içine girdik. Ağır travmalar yaşadık. Metropol kentlere alışmak öyle kolay olmadı. Yaşama bir türlü ayak uyduramıyorduk. Ancak alışmak zorundaydık başka çaremiz yoktu. Çünkü arkamızda yakılan köyümüzü bıraktık. Şehir yaşamı, köy yaşamı kadar güzel değil, çocukların yaşamını olumsuz yönde etkiliyor ve tehlikeli bir ortamı var" şeklinde konuştu.


 'Köyümüzü başkalarına bırakmaya niyetimiz yok'


Şaristan, "Biz yaşadığımız sürece köyümüze gelmeyi sürdüreceğiz, öldüğümüzde çocuklarımız bu mirasa sahip çıkmak isterlerse gelip giderler. Aksi halde köyümüzü başkalarına bırakmaya niyetimiz yok" ifadelerini kullandı. Mart ayında köye döndüklerini söyleyen Şaristan, "Bu dönemlerde toprağımızı eşelememiz gerekiyor. Bu mevsimde toprağı eşelemediğimizde yerini yabani otlar alıyor ve toprak verimini yitiriyor. Toprağımızı temizledikten sonra İstanbul a gidiyoruz, 3 ay sonra geri gelip ekiyoruz ve ağaçlarımızı buduyoruz. Bizim olan topraklardan sürüldük, yaşamımızı alt üst ettiler, ama biz topraklarımıza gelmeyi bırakmayacağız" dedi.  


'Gözlerimizin önünde köyümüz yok edildi'


22 yıl önce köylerinin yakıldığını ve Diyarbakır'a göç etmek zorunda kaldıklarını belirten Hasibe Koldaş ise, "O dönem bir panzer yakılmıştı. Ve ardından askerler bizim köyü bastılar. Sebebini bile soramadık ama çok sonra anladık ki bizim köye hücum etmelerinin sebebi bu eylemi yapan gerilla gruplarını sakladığımızı düşünmeleriymiş. Köye öyle bir nefretle geldiler ki çocuk, kadın, yaşlı, hayvan demeden dışarı çıkarıp köyümüzü ateşe verdiler. Gözlerimizin önünde köyümüz yok ediliyordu ve biz bir şey yapamıyorduk, sadece yaşlı gözlerle izleyebildik" sözlerini vurguladı. Hasibe, köylerinin yakılmasının ardından herkesin ailesini alıp şehre göç ettiğini ifade etti. Şehir yaşamının kendilerine ve çocuklarına zor geldiğini belirten Hasibe, "Bilmediğiniz, alışık olmadığınız bir yere gidiyorsunuz ve oraya ayak uydurmaya çalışıyorsunuz, işte o zaman tüm tehlikelere karşı kendinizi korumaya alıyorsunuz" şeklinde konuştu.


'Toprağına sahip çıkan tarihine sahip çıkar'


 İş yaşamına atıldıklarını ancak çocukları başta olmak üzere herkesin tökezlediğini söyleyen Hasibe, "İlerleyen zamanlarda köyümüze geri dönmeye karar verdik, toprağımızı yeniden canlandırdık ve geçimimizi, ev ihtiyaçlarını yine kendi topraklarımızda elde ettik. Köy yaşamı şehir yaşamından daha güzeldir. Köyde kendimiz oluyoruz, çünkü doğayla iç içeyiz, birbirimizi tanıyoruz ama şehir yaşamı öyle değil o bize yabancı biz ona yabancı birbirimizi kabul etme konusunda zorluk çekiyoruz" ifadelerini kullandı. Köylerine dönmelerinin sebebini anlatan Hasibe, "Bize ait olanla, ait olduğumuzla mutluyuz biz. Köyümüzü, toprağımızı bizden çaldılar ama biz topraklarımızın peşini bırakmadık, kimse toprağının peşini bırakmasın ona sahip çıksın. Toprağına sahip çıkan herkes tarihine, kimliğine sahip çıkar" dedi.


(be/mg)