Mersin'de kadınlar Saada için karalara bürünerek yürüdü
19:33
JINHA
MERSİN – Mersin Kadın Platformu üyesi çok sayıda kadın, geçtiğimiz günlerde Türkiye sınırında iki çocuğunun gözleri önünde askerler tarafından vurularak katledilen Saada Darwich için sokağa çıktı. Kadınlar, bileklerini zincirleyerek ve karalara bürünerek yürüyüş gerçekleştirdi.
Mersin Kadın Platformu, Saada Darwich'in sınırda askerler tarafından iki çocuğunun gözleri önünde vurularak katledilmesini yürüyüşle protesto etti. Tren istasyonu önünde bir araya gelen çok sayıda kadın buradan Özgür Çocuk Parkı’na kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Kadınların bileklerine zincir takmaları ve siyah elbiseler giymesi dikkat çekti. Yürüyüşte, "Rojava Ağlıyor", "Sınırlara ve Kadın Katliamına Son", "Em Jinin Ne Namusa Tu Kesî Ne" yazılı pankart ve dövizler ile savaşlarda yaşamını yitiren çocuk ve kadınların fotoğrafları taşınırken, "Rojavalı Kadınlar Yalnız Değildir", "Kadını Yaratan Öcalan'a Bin Selam", "Jin, Jiyan, Azadî", "Jin Jiyane, Jiyanê Nekuje" sloganlarını atıldı. Yürüyüşlerini tamamlayan kadınlar, park önünde bulunan caddeyi trafiğe kapatarak özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamlarını yitirenler için "Çerxa Şoreşê" marşı eşliğinde saygı duruşunda bulundu. Ardından ise Kürtçe ve Türkçe açıklama yapıldı.
'Türk devleti katliamda sınır tanımıyor'
Türkçe metni okuyan platform üyesi Tuna Şahin, devlet şiddetinin, militarizmi körükleyen politikalarının, kadın ve çocuk katliamlarının en büyük sebebi olduğuna vurgu yaparak, savaş ortamı ve ardından yaşanan zorunlu göç sonucunda yüzlerce kadının insanlık dışı koşullara maruz kaldığını söyledi. AKP iktidarının 15 yıllık iktidar sürecinde kadın katliamlarının hız kazandığına dikkat çeken Tuna, "Çeteler tarafından kaçırılan Kürtler ve yapılan hendekler bu zihniyetin sonucudur. Biz kadınlar tüm bu şiddet biçimlerinin erkek egemen kapitalist sistemin bir ürünü olduğunu biliyoruz" dedi. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "Kadın da olsa çocukta olsa gereken yapılacaktır" cümlesini hatırlatan Tuna, bu sözün sınırda aynı zihniyetle bir kez daha ortaya çıktığını söyledi. Tuna, "Kürdistan'ı dört parçaya bölen sınırlarda, egemen devletlerin Kürtleri hoyratça öldürmeleri yeni değil. Türk devleti sınırdaki katliamlarında 'sınır' tanımıyor" diye konuştu.
'Sınırları tanımıyoruz'
Ardından Kürtçe açıklama yapan Nuray Başboğa ise, Saada Darwich’in Türk askerlerinin açtığı ateş sonucunda yaralandığını, saatlerce yerde bekletildikten sonra babası tarafından iki çocuğu ile birlikte sürüklenerek askerlerin bulunduğu noktaya kadar getirildiğini aktardı. Nuray, Saada'nın yaralı halde bekletildiğini ve bu nedenle kan kaybından yaşamını yitirdiğini söyledi. AKP politikalarına sessiz kalınmaması gerektiğine dikkat çeken Nuray, “Bütün kesimlerin duyarlılığı burada çok önemlidir. Katledilen kadınlar ve çocuklar karşısında duruşumuz ve mücadelemiz gün be gün büyüyecektir. Biz kadınlar, sınır tanımadığımızı ve sınırları yıkacağımızı, dimdik sınırlara doğru yürüyeceğimizi haykırıyor, tüm kesimleri seslerini yükseltmeye çağırıyoruz" dedi.
Açıklamaların ardından eylem sona erdi.
(zk/gk)

