Kadına Şiddete Karşı Müslümanlar İnisiyatifi:Sığ'ın'amıyoruz

17:12

 


JINHA


HABER MERKEZİ - Kadına Şiddete Karşı Müslümanlar İnisiyatifi'nin  kadın sığınma evlerin açılması için içişleri Bakanlığı ve Belediyelere dönük başlattıkları kampanyaya ilişkin açıklamasında, "Her geçen gün artan aile içi şiddetin önüne geçmek adına kaçınılmaz olan derhal sığınma evlerinin sayıları çoğaltılmalı" denildi.


Kadına Şiddete Karşı Müslümanlar İnisiyatifi, kadın sığınma evlerin açılması için içişleri Bakanlığı ve Belediyelere dönük kampanya başlattı. Kampanyaya ilişkin inisiyatif "sığınamıyoruz" ifadeleriyle yazılı açıklamada bulundu. Açıklamada, "Türkiye’de kadınların neredeyse yarısı şiddete maruz kalıyor, geri kalanı ise her an şiddet görme tehdidi ile karşı karşıya.  Kadınlar hem aile içinde hem de aile kurumundan bağımsız olarak hayatın diğer alanlarında şiddetle içiçe yaşıyor. Bu ciddi toplumsal sorunun en yakıcı boyutunu ise sığınacak yeri olmadığı için şiddete katlanmak zorunda kalan, öldürülme riski ile yaşayan kadınlar oluşturmakta" diye belirtildi. 


'Kadını korumak devletin görevidir'


Kadınları şiddetten korumanın hükümetin ve hukukun görevi oluğunun altı çizilen açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti, imzacısı olduğu uluslararası Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi  (CEDAW) ve öncülük ettiği Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi) bağlamında şiddet mağduru kadınları korumak ve bu mağdurlara yardım edilmesi için politikalar geliştirmek ve tedbirler almakla yükümlüdür" ifadelerine yer verildi. Kadına yönelik şiddetin hem aile üyeleri hem de toplum açısından oldukça zararlı sonuçlar doğurduğuna vurgu yapılan açıklamada, sorunların çözümü noktasında sığınma evlerinin en acil ihtiyaç olduğunun altı çizildi.


 'Mevcut sığınma evleri yetersi'


Belediye Kanunu’na göre, belediyelerin her 100 bin nüfus için bir kadın sığınma evi açması mecburiyetinin olduğuna dikkat çekilen açıklamada, " Fakat ne yazık ki bu kural gereğince uygulanmamaktadır. Örneğin; İstanbul’da adalar dışında bütün ilçelerin nüfusu yüz binin üzerindedir. Fakat 39 ilçenin yalnız 14’ünde yerel yönetimlere ait sığınma evi bulunmaktadır. Türkiye genelinde ise bu sayı yalnızca 32’dir" diye belirtildi. Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün son verilerine göre, tüm Türkiye’de yerel yönetimlerin, bakanlığın ve sivil toplum kuruluşlarının açtığı sığınma evlerinin toplam kapasitesinin ancak 3 bin248 kişi olduğu belirtilen açıklamada ayrıca geçtiğimiz yıl Türkiye genelinde 290 bin kadın hakkında önleyici tedbir kararının alındığını göz önünde bulundurulduğunda mevcut sığınma evlerinin kapasitesinin yetersiz kaldığı ifade edildi.


Kadına yönelik şiddet meselesinin aciliyetle çözülmesi gerektiğine işaret edilen açıklamada Kadına Şiddete Karşı Müslümanlar İnisiyatifi, yerel yönetimlere şu önerilerde bulundu:


"* Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve iç hukuk dolayısıyla mecbur olduğu kadın sığınma evlerinin sayısının arttırılmasını,


 *Değişen yerel yönetimlerin inisiyatifinden bağımsız olarak sığınma evlerinin kendilerini idame ettirebileceği bir iç tüzük düzenlemesine gidilmesini,


 *Var olan sığınma evlerinde her bir kadın için meslek edindirmeye yönelik ciddi bir program uygulanması ve on beş dakikalık psikolog görüşmesi yerine daha kapsamlı ve ciddi psikolojik ve psikiyatrik destek verilmesini,


 *Kadınların 12 yaşından büyük çocukları ile de sığınabileceği, gerekli fiziksel koşullara uygun yerleşkelerin inşa edilmesini,


*Sığınma evi çalışanlarının istihdamında kadına yönelik şiddet konusunda duyarlı ve kadın bakış açısına sahip olmalarının belirleyici olmasını, 


*Güvenliğin sağlanmasında hassas olunurken kadınların, katı kontrol mekanizmaları ile özel hayatlarına müdahaleden kaçınılmasını,


 *Sığınma evlerinin kullanımına yönelik 6 aylık süre sınırlaması, her ne kadar yetkili makamın onayı ile uzatılabilir olsa da kadınların üzerinde oluşturduğu psikolojik baskı sebebiyle süre sınırlamasının tamamen kaldırılmasını,


 *Kadınların özgüven duygusunu tekrar kazanarak kendi hayatlarını kurabilecekleri koşulların sağlanmasını; sığınma evinden çıkan kadınlarla düzenli olarak iletişimde olunmasını ve destek sağlanmasını talep ediyoruz."


'Sığınma evi nihai çözüm değil'


 "Bunlarla birlikte, sığınma evlerinin kadına yönelik şiddet sorunun nihai çözümü olmayacağının da farkındayız" denilen açıklamada kadına yönelik şiddetin önlenmesi için politikaların üretilmesi, bu mücadele için yeterli bütçenin ayrılması, hukuksal sürecin doğru şekilde işletilmesi, koruma talep eden kadınların güvenliğinin ve ihtiyaçlarının temin edilmesi gerektiğinin altı çizildi.


 


(zd)