Kağıt üzerindeki yasalar erkek şiddetini azaltmıyor

15:25

 


JINHA


HABER MERKEZİ – Mor Çatı Kadın Dayanışma Merkezi’nin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, İstanbul Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi, İstanbul Valiliği, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bilgi edinme hakkı çerçevesinde sorduğu sorulara aldığı yanıtlar, “Erkek Şiddetini Önlemede 6284 Sayılı Kanun” adı ile raporlaştırıldı. Raporda dikkat çekilen ilginç konuların başında, şiddet gören kadınlardan delil istenmesi, kadın ve çocukların resmi bilgilerinin gizli tutulmaması gibi başlıklar geliyor.


Erkek şiddetinin engellenebilmesi için uzaklaştırma ve diğer tedbirleri içeren 6284 sayılı yasa ile ilgili uygulamalar Mor Çatı tarafından 1 yıl boyunca düzenli olarak izlendi. 15 Nisan 2013 – 15 Nisan 2014 tarihleri arasında Mor Çatı Dayanışma Merkezi ile iletişime geçen 1377 kadın ve çocuğa ilişkin bilgiler kayıt altına alındı. Ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, İstanbul Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi, İstanbul Valiliği, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bilgi edinme hakkı çerçevesinde soru soruldu ve elde edinilen bilgiler derlendi. Mor Çatı tarafından hazırlanan 6284 Sayılı Kanun Uygulamaları İzleme Raporu, birçok sorunun nedenlerine yanıt oluyor.


‘Kadınların haklarına erişimde zorluk yaratılıyor’


Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından verilen cevapta, “Yasanın yürürlüğe girdiği 20.3.2012 tarihinden Şubat 2014’e kadar Türkiye genelinde 26 bin 504 koruyucu, 183 bin 215 önleyici tedbir kararı verilmiştir” denildi. Verilen cevapta bu tedbirleri talep eden kaç kadın olduğu bilgisi ise verilmedi. Aile mahkemelerinin çıkardığı kararların benzer tedbirleri içerdiği görüldü. En sık verilen tedbirler; şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmama, uzaklaştırma, yaklaşmama ve iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme olarak tespit edildi. Kadınların kanun hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşamamaları ve bu konuda bilgilendirilmemelerinin, haklarına erişimde zorluk yarattığı görüldü.


Kadınların ‘delil’ sunması isteniyor


Mahkemelerin tedbir isteyen kadınlardan delil istediklerine tanık olduk. Şiddete maruz kaldığına dair delil sunamayan kadınların daha kısa süreli olarak kararlardan faydalandığını ya da hiç faydalanamadığı gözlemlendi. Daha önce şiddet uygulayan kişiyi 6284 Sayılı Kanun kapsamında uzaklaştıran ve bu süre içinde şiddet uygulayanla hiçbir şekilde iletişim kurmayan kadınlar, tekrar koruma kararı talep ettiklerinde, şiddet sürmediği gerekçesiyle ret cevabı ile karşılaştılar. Yasa şiddeti geniş tanımlıyor, ancak yasa uygulayıcılar hala fiziksel şiddet dışındaki şiddet biçimlerini risk kapsamında görmüyor. Bu nedenle yasada engel bulunmamasına rağmen psikolojik, cinsel vb. şiddet biçimlerini yaşayan kadınlar yasadan yararlanamayabiliyorlar.


Uzaklaştırma kararına uymayan erkeklere ceza yok!


Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bilgi edinme kanunu kapsamında Mor Çatı tarafından sorulan soruya verilen yanıtta, “2917 şiddet uygulayan hakkında önleyici tedbir kararını ihlal etmesi nedeniyle zorlama hapsi kararı verilmiştir” denildi. Açılan dava sayısına ilişkin verilen bir yanıt olmamakla beraber, bu süre içinde verilen önleyici tedbir kararı sayısı 185 bin 215 olarak bildirildi. Aradaki ciddi fark, şiddet uygulayanların çoğunun kararı ihlal etmediğinin değil, birçok ihlalin cezalandırılmıyor olmasının sonucu olarak görülebilir.


Kadınların şikâyetleri karakolda hala göz ardı edilebiliyor


Mor Çatı, şiddete maruz kalan kadınların ilk adımda başvurduğu kurumların başında gelen karakollarda, şikâyetlerin kayda alınmadığı, personelin yeterli bilgiye sahip olmadığı, şiddet yaşantısından gelen kadınlara suçlayıcı tavırla yaklaşıldığı, şiddet uygulayanın lehine manipülasyon yapıldığı, “şikâyet etsen de bir şey çıkmaz, sonra daha kötü olur” denilerek şikâyetçi olmaktan vazgeçmesinin teşvik edildiği durumlar belirledi. 6284 Sayılı Kanun’un 8. Madde’sinde “Tedbir kararları en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden talep edilebilir” denmesine rağmen, tedbir kararı almak isteyen kadınlara ikametlerinin bulunduğu yere başvurmalarının söylendiği görüldü. Bu durumun hem kollukta hem de mülki amirliklerde yaşanıyor olduğu belirlendi. Mor Çatı’nın dayanışma içinde olduğu birçok kadın, karakolda arabuluculuk yapılıp şiddet uygulayanla tekrar bir araya getirilmelerine çalışıldığını belirtti.


Kadın ve çocukların güvenliği tehlikeye atılıyor


Kanuna göre, kadın ve çocukların can güvenlikleri söz konusu olduğunda tüm resmi bilgilerinin gizli tutulması gerekirken, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bunu ihlal ettiği, “gizli kayıt” sisteminin işlemediği görüldü. Şiddet uygulayan erkekler sistemin açıklarını kullanıp çocuklarının yeni kayıt yaptırdığı okullara ulaşabildiler. Milli Eğitim Bakanlığı’nın internet sisteminde gizli kayıtla ilgili olarak hazırladığı butonun işlevinin, birçok okul yöneticisi tarafından bilinmediği görüldü. SGK kayıtlarının gizlenmesinde de sorunlar yaşandığı tespit edildi.  Kadınlar işe girdiğinde SGK kayıtları gizlenmediği için şiddet uygulayan tarafından çok çabuk bulunabildi.


Yardım başvurusunda bulunan 8 kadından birine cevap geliyor


Yasaya göre kadınlara verilmesi gereken maddi yardım boş vaatten öteye geçemedi. Kaymakamlıklardaki görevliler, maddi yardımdan yararlanmak isteyen kadınlara konuyla ilgili bilgilerinin olmadığını belirttiler, nitekim kaymakamlıklarda konuyla ilgili bir birim de bulunmuyordu. Geçici maddi yardım ile ilgili Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na sorulan soruya gelen yanıta göre, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten, dilekçenin yazıldığı 6 Mart 2014’e kadar geçen 2 yıllık süreçte, sadece 371 kadına geçici maddi yardım sağlanmıştı. Mor Çatı’ya başvuran kadınlardan 8’i bundan faydalanmak için mülki amirliklere yazılı başvurdu, 7’si bu desteği alamadı. 


Kimlik ve diğer bilgilerin değiştirilmesi kadınlara yeni güçlükler getirdi


6284 Sayılı Kanun'da hâkim tarafından verilecek koruyucu tedbir kararlarından biri de kadınların Tanık koruma kanunu uyarınca kimlik ve diğer bilgilerinin değiştirilmesidir (Madde-4/ç). Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan bilgi edinme kanunu kapsamında alınan bilgiye göre, kanunun yürürlüğe girdiği 20 Mart 2012 tarihinden yanıtın geldiği 6 Mart 2014 tarihine kadar, 123 kadının kimlik bilgi ve belgeleri değişti. Mor Çatı’nın dayanışma içinde olduğu, kimlik değişimi için başvuran ve kanun çıktıktan kısa bir süre sonra başvuruda bulunarak bu hakkı elde eden bir kadın, başvurusunu yaptıktan 1 yılı aşkın süre sonra kimliğini değiştirebildi. Kimlik değişimi sürecinde, güvenliği sağlanamayacağı gerekçesiyle çocuğunun okul kaydı özel bir okula alındı fakat okulun masrafları karşılanmadığı için ekonomik zorluk yaşadı. Yine bu süreçte uzun bir süre çalışmasına izin verilmemesi ve verilen maddi yardımların ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde olmaması da zorlayıcı bir diğer unsur oldu. Kimliği değiştikten sonra İŞKUR’a başvuruda bulunan kadın, geçmiş iş deneyimlerinin ve eğitim bilgilerinin silinmesi nedeniyle iş bulmakta zorluk yaşadı.


Şiddet Önleme Merkezleri yeterli değil


Yasa kapsamında kurulması öngörülen ŞÖNİM’lerin sayısı Türkiye ölçeğinde hala sembolik düzeyde. Oysa Sosyal Hizmet ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun kaldırılmasıyla birlikte bu alanda büyük bir boşluk doğmuş durumda. Şiddete uğrayan kadınların alabilecekleri destekler konusunda yeterli bilgiye ulaşamadıkları, bunun da erkek şiddeti ile baş etmelerini çok daha zor hale getirdiği görülüyor. Sembolik sayıdaki ŞÖNİM kadınlara yeterli sayıda sığınak, ayni ve nakdi destek, kreş desteği, mesleki eğitim desteği, iş bulma desteği sağlamakta yetersiz kalıyor.


7/24 esasına göre ve şiddete maruz kalan kadınların “oradan oraya” gitmesinin önüne geçmek için hizmet vereceği duyurulan ŞÖNİM’lere başvuran kadınların, sığınak için karakola, hukuki destek için Baro’ya, nakdi yardımlar için mülki amirliğe, iş bulmak için İŞKUR’a yönlendirildiği ve bu yönlendirmelerin de sistemli yapılmadığı, saat 5 itibariyle kendilerine destek verecek hizmetli bulamadıkları görüldü.


(gk)