Tecavüze uğrayan kadına İHD'den destek

09:12

 


Sarya Gözüoğlu / JINHA


AMED – Rojava'dan Diyarbakır'a zorunlu göç ile gelen N.M isimli kadının, akrabası O.T. tarafından tecavüze uğradığı davaya ilişkin konuşan İHD Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Av. Hatice Demir Dava'nın 2. duruşmasının 28 Mayıs günü Siverek Adliyesi'nde görüleceğini söylerken, sanığın soruşturma sırasında tutuksuz yargılandığını dile getirdi. Hatice, bu duruma itiraz ettiklerini, fakat itirazlarına herhangi bir yanıt alamadıklarını altını çizdi.  


Kadın ve çocuklara yönelik cinsel saldırıların önüne geçilmesi bir yana, her gün bir yeni vaka ile karşı karşıya kalıyor kadınlar. Özellikle Ortadoğu'da yaşanan savaş süreci, en çok da kadınları ve çocukları "mağdur" ediyor. Türkiye’ye göçmen olarak gelen kadınlar ise ölüm ve tecavüz olaylarıyla yüz yüze kalıyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Av. Hatice Demir, Rojavalı 22 yaşındaki N.M isimli kadının, 42 yaşındaki akrabası O.T. tarafından tecavüze uğradığı davaya ilişkin konuştu. N. isimli genç kadının yaklaşık 6 ay önce akrabası O. tarafından zorla kaçırıldığını belirten Hatice, kadının Siverek'te zorla alıkonulduğunu ve ailesine ulaşamaması için telefonuna da el koyduğunu kaydetti. Sanığın bu süre zarfında genç kadına tecavüz ettiğini ifade eden Hatice, sanığın bu tecavüzü meşrulaştırmak için sahte bir imam nikâhı da kıydığını dile getirdi. Hatice, "Evlilik cüzdanını görmeden imam nikâhının kıyılması da bir suç. Bu nedenle imam da suçlu. Bunun için  nikâhı kıyan İmam hakkında da suç duyurusunda bulunacağız" dedi.


'Şüpheli tehditlerine devam ediyor'


Alıkonulan genç kadının durumuna ilişkin konuşan Av. Hatice, "N. Türkçe, okuma yazma bilmiyor. Suriye'deki iç savaş nedeniyle ailesiyle kaçıp Diyarbakır'a gelmiş. Diyarbakır'a gelmeden önce yaklaşık bir ay çadır kentte yaşamışlar. Sonra burada iş bulmuşlar ve buraya yerleşmişler" dedi. Sanığın genç kadının peşini uzun zaman bırakmadığı ve evliliğe zorladığını dile getiren Hatice, yasalara göre sanığın zaten evlenmesinin mümkün olmadığına, sanığın hali hazırda evli ve üç çocuğunun olduğuna dikkat çekti. Genç kadının kaçırılmasının ardından ailesi ve kolluk kuvvetlerinin devreye girdiğini ifade eden Hatice, "Mağdur kadın ailesinin yanında. Ancak şüpheli tehditlerine devam ettiği için mağdur ve ailesi evden çıkamadı. Genç kadında öldürülme, kaçırılma korkusu vardı. Kadın ailesinin öldürülmesiyle tehdit ediliyordu. Can güvenlikleri olmadığı için aile Rojava’ya döndü”şeklinde konuştu.


‘Baro ve İHD davaya müdahil olacak’


Hatice, sanığın yapmaya çalıştığı baskının açık ve net görüldüğünü dile getirerek, "22 yaşında genç bir kadın ailesi ile birlikte savaştan kaçıyor. Kürt olduğu için hem Suriye'de hem de Türkiye'de bir vatandaşlığı yok, dil bilmiyor. Sanık bu durumdan faydalanıyor" şeklinde konuştu.  Mağdurun İHD'ye başvurduğu dönemde çok zor bir durumda olduğunu dile getiren Hatice, İHD'nin yanı sıra Diyarbakır Barosu'nun da davaya müdahil olacağını kaydetti. Dava'nın 2. duruşmasının 28 Mayıs günü Siverek Adliyesi'nde görüleceğini söyleyen Hatice, sanığın soruşturma sırasında tutuksuz yargılandığını dile getirdi. Hatice, bu duruma itiraz ettiklerini, fakat itirazlarına herhangi bir yanıt alamadıklarını ve hatta davanın Mart ayında görülen celseden haberdar edilmediklerini sözlerine ekledi. Sanığın davada rıza faktörünü öne sürerek cezadan kaçmaya çalışacağına da dikkat çeken Hatice, cinsel istismar ve tecavüz vakalarında en çok karşılaştıkları durumun "rıza faktörünün öne sürtülmesi" olduğunu ve yargılamayı yapan heyetlerin ise bu duruma çok fazla inandıklarını belirtti.


'Bizim için kadın beyanı esastır’


Kendileri için en önemli delilin doktor raporu olduğunu ifade eden Hatice, "Çünkü cinsel saldırının nitelikli hali gerçekleştirilmiştir. Bir diğer husus da müvekkilimin telefonuna, sim kartına el konulmasıdır" dedi. Bu tür suçların "tanık bırakmayan suçlar" olduğunu söyleyen Hatice,  "Bu tür gizli suçları delillendirmek zor.  Bizim için tabi ki kadının beyanı esastır. Ancak mahkeme delillere göre değerlendirme yapacak. Bizim dayandığımız nokta, suçun zorla ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakılarak işlenmiş olmasıdır. Sanık her türlü zor kullanmış. Bu durumu meşrutlaştırmak için de sahte bir imam nikâhı kıyıyor" şeklinde konuştu.


Sanığın hala genç kadına yönelik tehditlerini sürdürdüğünü yineleyen Hatice, "Bu nedenle müvekkil Türkiye'ye gelememekte ve bu nedenle mahkemeye de katılamayacak. Biz bu tehditlerin bertaraf edilebilmesi için mağdurun ifadesinin talimat yoluyla Diyarbakır'daki mahkemede alınmasını talep edeceğiz. Böylece mağdur faille yüzleşmemiş olacak" dedi.


Hatice İHD olarak davanın takipçisi olacaklarını dile getirdi.


(sg/gk)