İdris Baluken'den iş kazalarının önlenmesine yönelik kanun teklifi

12:51

 


JINHA


AMED - Soma maden faciasında 301 maden işçisinin yaşamını yitirmesiyle beraber yeniden kamuoyunun gündemine gelen iş kazalarına sebebiyet veren nedenlerin ortadan kaldırılmasına yönelik HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Meclis Başkanlığına kanun teklifi sundu.


Manisa'nın Soma ilçesinde 13 Mayıs günü yaşanan ve resmi rakamlara göre 301 işçinin yaşamını yitirmesine neden olan maden faciası ile yeniden gündeme gelen iş kazalarında sebebiyet veren nedenlerin ortadan kaldırılmasına yönelik Halkların Demokratik Partisi Grup Başkanvekili ve Bingöl Milletvekili İdris Baluken, 26.09.2004 tarihli ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair gerekçesi ile birlikte kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu.


'İhmaller yaşamın doğal akışına aykırıdır'


Son yıllarda iş kazalarının giderek arttığının ifade edildiği kanun teklifinde İdris, "Başta inşaat ve maden sektörü olmak üzere çeşitli iş kollarında insanlar, yaptıkları işe hayatlarını teslim etmektedirler. Oysa birçok iş kolunda tehlike arz eden unsurlar söz konusu olup, işveren ve işverenle birlikte hareket edenlerin ölüm riskini öngörmemeleri hayatın olağan akışına aykırılık teşkil etmektedir. Zira birçok iş kazası incelendiği vakit, gerekli önlemlerin alınmadığı, işçilerin sağlıksız ve güvenliksiz koşullarda çalıştırıldığı görülmektedir" dedi.  


'İş kazalarında işveren ve işverenle birlikte hareket edende sorumlu'


İşveren ve işveren ile birlikte hareket eden kişilerinde iş kazalarında sorumlu olduğunun ifade edildiği kanun teklinin devamında, "İşçinin vefatı ya da ağır sakatlanması ile neticelenen iş kazalarında işveren ve işverenle birlikte hareket edenlerin sorumlulukları taksirli suçlar kapsamında değerlendirilmektedir. Taksir; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmesi neticesinde kişinin isteği dışında, dikkatsizliği ile ölüm yahut yaralamaya sebebiyet verilmesine tekabül edip, kişinin ihmali davranışı hususu göz ardı edilmektedir. Bu nedenle de iş kazalarında birincil derecede sorumluluğu bulunanların etkin bir şekilde yargılanmaları mümkün olmamaktadır. Zira işverenin taksiri davranışından ötürü sorumluluğu hem mağdurun şikâyetiyle sınırlıdır hem de daha az ceza ile yargılanmaları nedeniyle yaptırım gücü zayıftır" denildi.


'İş kazalarının olmaması için önlemler alınmalı'


Yüksek risk içeren meslek gruplarının çalışmaları sırasında meydana gelen kazaların ölümle sonuçlanmasından dolayı ve buna dönük önlemlerin alınmasının gerektiğinin belirtildiği teklifte, "Önlemlerin nitelikli ve gerektiği gibi alınmaması durumunda sorumlu kişilerin Türk Ceza Kanunun 83 üncü maddesi (ihmal sureti ile öldürme) ve Türk Ceza Kanunun 21 inci maddesinin iki inci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları şeklinde bir hüküm içeren değişiklik yapılması elzemdir. Bu değişiklik yasalaştığı takdirde; ölümlü yahut yaralamalı iş kazalarında sorumluluğu bulunanlar, hem almadıkları önlemler nedeniyle hem de gereği gibi almadıkları önlemler nedeniyle yargılanabileceklerdir. Yine bu düzenlemenin yanı sıra bu fiil sonucu oluşacak suçlarda TCK m. 43/2 uyarınca aynı neviden fikri içtima hükmünün uygulanmaması da hükme bağlanmalı ve taksirli suçlarda meydana gelen olayların tek bir vakıa gibi algılanıp tek bir ceza ile geçiştirilmesi önlenmelidir" ifadelerine yer verildi.


Soma maden faciası ile meydana gelen ölümlerle beraber iş kazalarında sorumluluğu bulunanların yargılanmasına yönelik hazırlanan kanun teklifinde şu maddelere yer aldı:


"1-Taksirle yaralama veya ölüme sebebiyet verme fiillerinde Soma faciasında olduğu gibi çoklu yaralama, çoklu ölüm olaylarında fikri içtima hükümlerinin uygulanmaması amacıyla işbu değişiklik yapılmıştır. Her ne kadar TCK m.43/3 uyarınca kasten öldürmede ilgili maddenin uygulanmayacağı belirtilmiş olsa da ceza arasındaki dengenin korunması amacıyla taksirli suçlar açısından da fikri içtima hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmalıdır.


2- Belli bir yükümlülüğün ihmali ile gerçekleşen ölümlü iş kazası neticesinde işçinin vefat etmesi sonucu işverenin cezai sorumluluğu hâlihazırda işbu kanunun taksirle yaralama ve taksirle öldürme hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu nedenle de iş kazalarında birincil derecede sorumluluğu bulunanların etkin bir şekilde yargılanmaları mümkün olmamaktadır. Çünkü işverenin taksiri davranışından ötürü sorumluluğu hem mağdurun şikâyetiyle sınırlıdır hem de daha az ceza ile yargılanmaları nedeniyle yaptırım gücü zayıftır. Oysa işyerinde iş sağlığı ve güvenliği için gerekli önlemleri almayan, işçiye iş sağlığı ve eğitimi vermeyen işverenin doğabilecek iş kazalarında ihmali davranışından ötürü önemli oranda sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Yine madde metnine eklenen dördüncü fıkrada ihmal suretiyle meydana gelen ölüm olaylarında sorumluların olası kast hükümlerinden sorumlu tutulmaları öngörülmektedir.  Zira maden, inşaat gibi yüksek risk alanlı meslek gruplarında ölümlü iş kazalarının öngörülmemesi mümkün değildir. Netice itibariyle Soma’da meydana gelen faciada işverenin kusuru ve ihmalinin, böylesi elim bir neticeye sebebiyet verdiği gerçeğinden hareketle iş kazalarında sorumluluğu bulunanların hem ihmal sureti ile öldürmeden hem de olası kasttan sorumlu tutulmaları gereklilik arz etmektedir.


Yine maddeye eklenen diğer fıkra ile tüzel kişiliğin sorumluluğu yükseltilerek kanunda öngörülen cezai yaptırımların caydırıcı etkisinin artırılması amaçlanmıştır.


3- Belli bir yükümlülüğün ihmali ile yaralanmalı iş kazasının meydana geldiği vakalarda işverenin cezai sorumluluğu hâlihazırda işbu kanunun taksirle yaralama hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu nedenle de iş kazalarında birincil derecede sorumluluğu bulunanların etkin bir şekilde yargılanmaları mümkün olmamaktadır. Çünkü işverenin taksiri davranışından ötürü sorumluluğu hem mağdurun şikâyetiyle sınırlıdır hem de daha az ceza ile yargılanmaları nedeniyle yaptırım gücü zayıftır. Oysa işyerinde iş sağlığı ve güvenliği için gerekli önlemleri almayan, işçiye iş sağlığı ve eğitimi vermeyen işverenin doğabilecek iş kazalarında ihmali davranışından ötürü önemli oranda sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Yine madde metnine eklenen dördüncü fıkrada ihmal suretiyle meydana gelen yaralamalı iş kazalarında sorumluların olası kast hükümlerinden sorumlu tutulmaları öngörülmektedir.  Zira maden, inşaat gibi yüksek risk alanlı meslek gruplarında iş kazalarının öngörülmemesi mümkün olmayıp yüzlerce işçi bu kazalar neticesinde sakat kalmakta, hayatlarını iademe ettirmede güçlük yaşamaktadırlar. Netice itibariyle Soma’da meydana gelen faciada işverenin kusuru ve ihmalinin, böylesi elim bir neticeye sebebiyet verdiği gerçeğinden hareketle iş kazalarında sorumluluğu bulunanların hem ihmal sureti ile yaralamadan hem de olası kasttan sorumlu tutulmaları gereklilik arz etmektedir.


Yine maddeye eklenen diğer fıkra ile tüzel kişiliğin sorumluluğu yükseltilerek kanunda öngörülen cezai yaptırımların caydırıcı etkisinin artırılması amaçlanmıştır.


4- Kanunun yürürlük tarihini belirtmektedir.


5-Kanunun uygulanmasına dair hükümdür. "


(dc/gk)