Alevilerin ölümü Hükümet eliyle gerçekleştirilen katliamlardır'

08:37

 


JINHA


AMED - Okmeydanı Cemevi bahçesinde bulunduğu sırada polis kurşunu ile katledilen Uğur Kurt ve birçok Alevinin katledilişine ilişkin konuşan PSAKD Diyarbakır Şubesi Eş Başkanı Nurşen Akbal, "Gezi olayları sırasında ve sonrasında polis kurşunu ile öldürülen insanların büyük çoğunluğu Alevi. Bu durum tesadüf değil. Bu ölümler Hükümet eliyle sistematik olarak gerçekleştirilen katliamlardır" dedi.


Türkiye tarihi boyunca Aleviler, çeşitli şekillerde ölüme mahkum edilmiştir. Koçgiri İsyanı'ndan, Dersim İsyanına, Maraş, Çorum, Sivas katliamlarına ve Gezi olaylarına kadar varan Alevileri yok sayma ve hedef gösterme politikalarının son örneği ise Uğur Kurt oldu. Berkin Elvan'ın vuruluşunun yıldönümü olan 22 Mayıs tarihinde Okmeydanı'nda yapılan eyleme polisin silahlarla karşılık verdiği sırada Okmeydanı Cemevi bahçesinde bulunan Uğur Kurt isimli yurttaş boynundan vurularak kaldırıldığı hastaneden yaşamını yitirmişti. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin başından bugüne kadar yaşanan Alevi katliamlarına ilişkin konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şubesi Eş Başkanı Nurşen Akbal, bu ölümlerin Hükümet eliyle gerçekleştirilmiş katliamlar olduğunu kaydetti.


'Ölümler tesadüf değil'


Uğur Kurt'un ölümüne ilişkin toplumun çeşitli kesimlerinden ve Alevilerden tepkiler yükselirken, PSAKD Diyarbakır Şubesi Eş Başkanı Nurşen Akbal, Alevi ölümlerinin rastlantı olmadığını belirterek, "2013 - 2014 yılları arasında yaşanan Gezi olayları sırasında ve sonrasında polis kurşunu ile öldürülen insanların büyük çoğunluğu Alevi. Bu durum tesadüf değil. Bu ölümler hükümet eli ile sistematik olarak işlenen cinayetlerdir" dedi.


'Alevileri yok sayma politikası geçmişten gelmekte'


Alevileri yok sayma ve hedef olarak görme politikalarının, geçmişteki politikaların devamı olduğuna dikkat çeken Nurşen, Osmanlı İmparatorluğu döneminde de Yavuz Sultan Selim'in 40 bin Alevi'yi katlettiğini hatırlattı. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin başlangıcından beri de bu katliamların sürdüğünü vurgulayan Nurşen, "Türkiye Cumhuriyeti döneminde de Koçgiri, Dersim İsyanı, Maraş, Çorum, Sivas katliamları, Gazi ve Gezi olayları ile Aleviler katledilmeye devam edildi" derken, bu politikaların son olarak Okmeydanı Cemevi bahçesinde bulunduğu sırada polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt olduğu belirtti.


'Gelin canlar bir olalım'


Uğur Kurt'un ölümünün ardından başta İstanbul olmak üzere, Ankara, İzmir, Hatay, Antalya, Adana, Diyarbakır, Dersim, Eskişehir, Kayseri, Kahramanmaraş ve Tokat gibi şehirlerde yapılan kitlesel yürüyüşlere işaret ederek, bu yürüyüşlerin yeterli olmadığını söyleyen Nurşen, "Bu yürüyüşler olumlu fakat yeterli değil. Hacı Bektaşi Veli'nin bir sözü vardır: 'Gelin canlar bir olalım.' Bu sözde belirtildiği gibi şimdiye kadar yaşanan bütün haksızlıklara karşı adaletin yerine getirilebilmesi için, bir çatı altında birleşip tepkimizi göstermemiz gerekiyor. HDP bunun için uygun bir çatı" şeklinde konuştu.


'Ölümler Roboskî Katliamının devamı'


Son süreçte yaşanan ölümlerin Roboskî Katliamının devamı olduğunu belirten Nurşen, "AKP Hükümeti başa geldiğinden beri katliamlar arttı. Bu katliam olaylarının bir örneği de Roboskî Katliamı'dır. Eğer Roboskî Katliamı'nın sorumluları tespit edilip cezalandırılsaydı, bugün bu kadar fazla ölüm yaşamayacaktık. Polisler veya askerler insanları bu kadar kolay katledemeyecekti. Suçlularda oluşan algı şu: Ben insan öldürsem dahi cezalandırılmayacağım o zaman istediğim şekilde hareket edebilirim" ifadelerine dikkat çekti.


'AKP Hükümeti barış yanlısı değil'


AKP Hükümetinin barış yanlısı olmadığını vurgulayan Nurşen, AKP Hükümeti barış yanlısı olduğunu söylüyor , fakat insanları öldürüyor, kalekol ve karakol inşa ediyor. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın inşa edilen karakol ve kalekolların savunma amaçlı olduğunu söylediğine dikkat çeken Nurşen, "Madem savunma amaçlı yapılıyor bu karakollar, neden Rize'ye, Muğla'ya, İzmir'e yapmıyorlar? Neden sadece Kürtlerin ve Alevilerin yoğunlukta olduğu bölgelere kalekol ve karakol yapıyorlar?" dedi.


Ezilen tüm halklara seslenen Nurşen, "Gelin zulme karşı hep beraber mücadele edelim bu haksızlıkların karşısına ancak böyle geçeriz" şeklinde konuştu.


(my/gk)