Faraşin Derîk: Kadınlar için öz örgütlenme şart

08:27

 


Zinarin Aydin / JINHA


AMUDÊ- Rojava'da yeni bir yaşam modeli oluşturdukların belirten YPJ Komutanlarından Faraşin Derik, "YPJ sadece Rojavalı kadınlar için değil, aynı zamanda Suriye'de yaşayan bütün kadınlar için anlamlı bir birlikteliktir" dedi. Rojava'da  PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın etkisi olduğunu dile getiren Feraşin, "Mevcut İktidar  toplumun ve kadının özgürleşmesine izin vermiyor" ifadelerine dikkat çekti.


Kadın devrimi olarak anılan Rojava'da kadınların eliyle demokratik özerkliğin kurumları inşa ediliyor. Hemen her kurum ve kantonda cins ve ulus eşitliğinin, yani demokratik ulusun örüldüğü Rojava'da öz savunma güçlerini oluşturan kadın birliklerine her geçen gün daha fazla katılım oluyor. Yekîneyî Parastina Jinê (YPJ - Kadın Savunma Birlikleri) Komutanlarından Faraşin Dêrik YPJ'ye ilişkin sorularımızı yanıtladı. Faraşin YPJ'nin örgütlenme sistemi ve YPJ'nin hedeflerine ilişkin JINHA'ya değerlendirmelerde bulundu. 19 Temmuz 2012 devriminden sonra kadınların yaşamında çok ciddi değişimlerin olduğunu söyleyen Faraşin, "Kadınlar yaşamın bütün alanlarında aktif olarak rol üstlendiler. Kadınlar sadece öncülük yapmadılar; aynı zamanda siyasette, savaşta, kültürde, güvenlik, dil ve hatta toplumsal sorunlarda kadınlar çalışmalarında aktif görev aldılar" dedi.


'Tüm kadınların iktidara karşı öz savunması olmalı'


"Rojava'da kadınlar tüm zorluklara  ve yönelimlere karşı yaşam içerisinde önemli bir misyon üstlendiler" diyen Faraşîn, devrimin en büyük aydınlanmasının öz savunma bilinci olduğunu vurgulayarak, "Rojava devrimini en büyük kazanımlarından biri de öz savunmadır. Kadınlar için sadece savaş zamanlarında değil günlük yaşam içerisinde de öz savunmaya ihtiyaç var. Sadece Kürt kadınları değil aynı zamanda Arap, Süryani, Ermeni kadınların da iktidar zihniyetine karşı öz savunmasının olması gerekiyor" belirlemesinde bulundu.


'YPJ aile ve toplum ilişkilerinde kadına bakış açısını değiştirdi'


YPJ'den sonra, toplumun kadınlara olan güvensizliğinin ortadan kalktığını dile getiren Faraşin, kadınların devrim sürecine katılımından sonra erkeklerde de ciddi bir değişim olduğunu kaydetti. "Kadınların kahramanlıkları ve direnişleri YPJ içerisinde geri, geleneksel düşünen ve cinsiyetçi yaklaşımları da ortadan kaldırdı" diyen Faraşin, "Yine erkeğin yaklaşımlarında aile ilişkilerinde de bu değişim fark ediliyor. Rojava devrimi klasik aile modelini ortadan kaldırarak, yeni bir yaşam ortaya koydu" vurgusunu yaptı.


'Mücadelemiz diğer halklar için de bir arayış oldu'


Faraşin Derik, kadın örgütlülüğü  ve birlikteliğine  ilişkin konuşurken, "Kürt kadınların direnişi Rojava devriminde bütün düşman güçlerinde korku yarattı" dedi. Rojavalı kadınların bütün Suriyeli kadınlar için güç ve moral kaynağı olduğuna işaret eden Faraşin, savaş ve devrimin ortaya çıkardığı en büyük kazanımın da Arap, Asuri ve diğer halklarla ortak oluşturulan yeni yapılar olduğunu kaydetti. Suriye'nin çok kültürlü ve çok yapılı bir coğrafyaya sahip olduğuna da değinen Faraşin, "Bizim mücadelemiz diğer halklar içinde bir arayış oldu. Rojava devriminde kadınlar hem direnişin sembolü, hem de yeni sistemin ve özgür toplumun öncüsü oldu. Özgürlük misyonu kadar Suriye'nin demokratik ulus olması içinde önemlidir" açıklamalarında bulundu.


'YPJ ve YPG Kürt halkının büyük bedeller sonucu yaratıldı'


Kadınların toplumsal yaşam içerisindeki misyonlarını da değerlendiren Faraşin, "Şehir içinde gerillacılık yapmak, direniş tarihimizde yeni bir durumu yaratıyor. YPJ ve YPG güçleri Kürt halkının büyük bir fedakarlıkla gerçekleştirdiği bir örgütlenmedir ve toplumun öz savunması için yeni döneme damgasını vurmuştur. YPJ ve YPG gerçekliğinde de görüldüğü gibi özgürlük için büyük kararlılıkla yola çıkanlar kendi ihtiyaç ve şartlarına göre de adımlar atıyorlar" dedi.


'Kadınlar kimlikleri ne olursa olsun şiddete maruz kalıyorlar'


"Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın da söylediği gibi, 21.yy kadın özgürlük ve  mücadele yılı olacak" ifadelerine yer veren Faraşin, mücadelelerinin, kadın mücadelesi ve birlikteliği ile hızlı bir şekilde sonuç alacağına dikkat çekti. Kadınların ulusal kimliği ne olursa olsun her yerde kadına yönelik şiddet ve kadın katliamlarıyla karşı karşıya kalındığını söyleyen Faraşin, "Bunun için kadınlar hangi ulus ve toplumdan olursa olsun kadınlar birbirlerini tamamlıyorlar. Kadınlar daha hızlı ortaklaşabiliyorlar, kadınlar birbirlerini anlayabilirler. Çünkü kadınların hepsi erkek egemen sisteme ve onun yaratmış olduğu şiddet ortamına maruz kalıyorlar. Kadın mücadelesinde de birlikte mücadele etme gücüne sahipler" şeklinde konuştu.


'Dünya kadınları erkek sisteme karşı ortaklaşıyor'


Faraşin, "Tarihten bugüne kadınların hep komünal ve özgür toplumun öncüsü oldu. Kadınların düşünce felsefesinde bu var" dedi. Bu nedenle kadınların uygarlık tarihi boyunca hep direnişte olduklarını belirten Faraşin, "Önder Apo son savunmalarında demokratik ulusu böyle tanımlıyor. Aynı felsefe ve kültürü paylaşan insanlar aynı ulustandır" sözlerine işaret etti. Faraşin, tarih içinde ortak aklın, erkek iktidarına karşı yeni mücadele alanlarını yaratacağını vurgularken, dünyadaki kadınların ortaklaştığı alanlardan birisinin de erkek sistemine karşı mücadele olduğuna değindi.


(pk/gk)