Kadın Koalisyonu toplantısını gerçekleştirdi
17:43
JINHA
İSTANBUL - Kadın Koalisyonu, 70’e yakın kadının katılımıyla İzmir Foça’da toplantı düzenledi. Üç gün süren toplantıda yerel seçimler, kreş hakkı, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) incelemeleri ve Soma katliamı gibi ülke gündemi, kadınlar ve LGBTİ dernekleri tarafından değerlendirildi.
Kadın Koalisyonu, farklı bölge ve çalışma alanlarından 70’e yakın kadının katıldığı geniş kapsamlı toplantısını İzmir’in Foça ilçesinde gerçekleşti. 3 gün süren toplantıda yerel seçimler, kreş hakkı, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) incelemeleri ve Soma katliamı gibi ülke gündemi, kadınlar ve LGBTİ dernekleri tarafından değerlendirildi. Kaos GL Danışma Kurulu üyesi Nilgün Toker, “Katılım nedir?” sorusu üzerinden bir sunum gerçekleştirdi. Katılımın yalnızca bir eşitlik meselesi olmadığını, eşitler arası kurulmuş yeni bir dünyaya işaret ettiğini, diğer bir ifadeyle katılımın, var olan düzeni “tamir etmekten” öte düzeni bir kaosa ve/veya bir dönüşüme taşıdığını ifade etti. Nilgün, katılımın “Görünmeyenin görülmesi, görülmeyenin kendini görünür kılması” olarak tanımlarken katılım hakkının herkesin var olma hakkıyla eşit olduğunu ifade etti. Nilgün, “Katılım, bir var olma, eşitlik ve özgürlüğün açığa vurulması, diğer bir ifadeyle, bir var olma mücadelesidir. Zira katılım özgürlüğün görünür kılınmasının adıdır. Kadına yönelik tarihsel tanımın reddedilmesi mücadelesidir” diye konuştu.
‘Katılım temsile indirgenirse eşitsizlik sürer’
LGBTİ mücadelesine de değinen Nilgün, katılım hakkının var olmanın ifadesi olduğunu belirterek, LGBTİ grupların “biz varız” dedikten sonra duyulmaya ve görülmeye başlandıklarını kaydetti. Katılım ve temsil arasındaki farkın altını çizen Nilgün, katılım meselesi temsile indirgendiğinde var olan eşitsizliğin yeniden üretildiğini ifade etti. Nilgün, temsil meselesinin “hangi kadının temsili” sorusunu da beraberinde getirdiğini dolayısıyla temsile indirgenen siyasette kadın anlayışının kadınları homojen bir grup olarak varsaydığının altını çizdi. KADAV’dan Özgül Kaptan toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine duyarlı yerel yönetim için SPOD ile bir araya gelerek, hazırladıkları seçim çalışmasını aktardı.
‘Kreş hakkı heteroseksist kurguyu da bozuyor’
Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi’nden (KEİG) Gülnur Elçik kreş hakkı üzerine kadın, LGBTİ, emek, meslek ve hak örgütleri, sendikaların kadın yapılarının bir araya gelerek oluşturduğu Kreş Haktır Platformu’nu ve taleplerini aktardı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın dahi kreşinin olmadığını ve Çalışma Bakanlığı kreşinin sorunlu olduğunu aktaran Gülnur, “Erken çocukluk dönemi bakımı ve eğitimine yönelik hizmetlerin kapsamından yola çıkarak, bir ülkenin kadınları erkek egemenliğinin hangi noktasında, ne düzeyde konumlandırdığını görmek de mümkün. Bir mikro devlet olarak aile, kadının çocuk doğurduğu ve esas görevinin çocuğun bakımı üstlendiği bir mekanizma olarak oluşturulduğundan, kamusal bir hizmet olarak kreş hizmetleri neredeyse sağlanmıyor. Bu anlamda, çocuk bakımının kamusallaşmasına yönelik hizmetlerin desteklenmesi, anneliğin sosyal bir görev olarak kabulüne yönelik bir itiraz olarak heteroseksist kurguyu da tehdit ediyor” dedi.
ŞÖNİM’ler nasıl çalışıyor?
Koalisyon toplantısında aktarılan diğer çalışmalar ise Urfa ŞÖNİM ve “Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı”nı imzalamış Trabzon Belediyesi’ni izleme çalışmalarıydı. Kadın Koalisyonu ŞÖNİM’leri izlerken şiddet izleme değil katılım odaklı bir izleme gerçekleştirdi. Bu bağlamda 60’a yakın soru hazırlandı. Bu sorular toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli sorulardı. Kadın ve LGBTİ örgütlerinin katkısı ile hazırlanan sorular “katılım” konusunda farklı sorunlara işaret etti. Urfa Yaşam Evi Derneği’nden Emine Çiftçi ve Şevreş Yazar yaptıkları çalışmada Urfa’da bulunan ŞÖNİM’in alt yapısının sıkıntılı olduğunu belirtirken, ŞÖNİM’in yeri, hastane ve belediyelerin ŞÖNİM konusundaki bilgileri, burada çalışan uzmanların kadın odaklı çalışmaması gibi sıkıntıları araştırdıklarını söyledi. Kadınların buraya nasıl başvurduklarını değerlendirdiklerini aktardı.
Trabzon Belediyesi eşitlik sözleşmesine uymuyor
Karadeniz Kadın Dayanışma Derneği, Trabzon Belediyesi’nin imzalamış olduğu “Yerel Yaşamda Kadın Erkek Eşitliği Şartı”nı yerine getirmediğini anlattı. Belediyenin bir çok alanda bu belgeyi imzaladıklarını ifade edilen toplantıda, aynı zamanda görüş aldıklarını ancak bunun toplumsal yaşama geçmediği kaydedildi. KA-DER Ankara ve Kaos GL Derneği üyesi Zehra Tosun, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) izlemesini aktararak, “Verilere göre komisyon ne yazık ki atıl kalıyor, kanun tasarılarında kendisinden görüş talep eden bir yasa teklifi geldiğinde ancak toplanıyor bu durum da kanun taslakları kadın erkek eşitliği açısından değerlendirilmeden sunuluyor” diye konuştu.
Kadın Koalisyonu toplantısı daha sonra Kaos GL Danışma Kurulu üyesi Gülşah Şeydaoğlu’nun analiz ve istatistik üzerine katkısı, Ferya Salman’ın uluslararası mekanizmalar hakkındaki sunumu grup çalışmaları ve önümüzdeki süreçte neler yapılacağının planlanmasıyla geçti.
(mg)
