‘Doğanın kirlenmesinden herkes sorumludur’
16:39
JINHA
WAN - Van ÇEV-DER Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında Van TSO binasında panel düzenledi. Çevre kirliliğinin Van’a ve ülkenin en büyük gölü olan Van Gölü’ne verdiği zararın anlatıldığı panelde konuşan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Peyami Battal, doğanın kirlenmesinden herkesin sorumlu olduğunu söyleyerek, “Bizler elbette kendimizden sonra ki nesilleri düşünmeliyiz eğer doğayı bu şekilde kullanmaya devam edersek bizden sonraki nesillere bir doğa bırakamayacağız” dedi.
Van TSO AB Bilgi Merkezi ve Van ÇEV-DER, Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında, VATSO binasında panel düzenledi. Panele çok sayıda ilkokul, lise ve üniversite öğrencisinin yanı sıra, Van TSO Başkanı Nejdet Takva, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal, İHD Van Şube Başkanı Ersin Biricik, Van ÇEV-DER Başkanı Ali Kaçık katıldı. “Herkes sağlıklı, dengeli bir doğal çevrede yaşama hakkına sahiptir” pankartının asıldığı panelde, Van bölgesinde yaşanan çevre sorunlarının yanı sıra, Van Gölü’nün kirliliği, kanalizasyon, taş ocakları, HES’ler, çimento fabrikaları, güvenlik barajları ve çarpık kentleşme başlıkları çerçevesinde ilerledi.
‘Van Gölü için yasa tasarısı hazırlıyoruz’
Panelin açılış konuşmasını yapan Van TSO Başkanı Nejdet Takva, Van Gölü’nün bölge için önemine değinerek, gölün korunması adına bir yasa tasarısı üzerine çalıştıklarını bildirdi. Hazırlanan tasarının Van Gölü’nü koruma adına atılan ilk somut adım olduğunu belirten Nejdet, “Bu yasa tasarısı elbette önemlidir, fakat biz ne kadar yasal adımlar atarsak atalım Van Gölü’nün korunması bireysel çabaya bağlıdır” şeklinde konuştu.
‘Bizden sonraki nesillere bir doğa bırakamayacağız’
Nejdet’in ardından konuşan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal ise çevre bilincinin öneminden bahsetti. “Bireyler aileden başlayarak üniversite sıralarına kadar çevre bilinciyle büyümelidir ve bu bilinci çevrelerine aşılamalıdır” diyen Peyami, konu çevre olduğunda insanların suçlu aradıklarını belirtti. Suçlu aramanın yerine doğanın korunması ve aslında doğanın kirli oluşundan herkesin kendini sorumlu tutması gerektiğini kaydeden Peyami, “Bizler elbette kendimizden sonra ki nesilleri düşünmeliyiz eğer doğayı bu şekilde kullanmaya devam edersek bizden sonraki nesillere bir doğa bırakamayacağız” açıklamalarında bulundu.
‘Doğayı insan bireysel çabasıyla var eder’
Van Gölü için hazırlanacak olan yasaların çok önemli olduğunu ifade eden Peyami, “Hiçbir şey tek başına kanunla muhafaza edilemez. Doğayı insan bireysel çabasıyla var eder. Van olarak baktığımızda Van Gölü bu bölge için çok önemli bir unsurdur. Son zamanlarda ne acıdır ki Van Gölü taş ocakları yüzünden çamur yığınına dönüyor. Bunun yanı sıra evsel atıkların Van Gölüne boşaltılması gölde yaşayan canlılarda hormonel bozukluklara yol açıyor. Tüm bunlar ekolojik bozukluktur” şeklinde konuştu. Son olarak herkesin çevre konusunda çok duyarlı olması gerektiğini dile getiren Peyami, bu konuda kişilerin bilinçlendirilmesinin şart olduğunu belirtti.
‘Önlem alınmazsa Van Gölü Tuz Gölü’ne benzer’
Çevre ile alakalı çok sayıda teknik bilginin verildiği panelde konuşmacı olan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Çevre Mühendisliği Fakültesinde öğretim üyesi Fatih Şevki Erkuş ise, yine Van Gölü’nün önemine değinerek, “Van Gölü bir kapalı havzadır ve eğer gerekli önlemler alınmazsa yine bir kapalı havza olan Tuz Gölü gibi kuruyabilir” dedi.
(ss/mg)

