Februniye Akyol: Tüm kadınlar için mücadele edeceğim

08:40

 


Nurcan Yalçın / JINHA


MÊRDÎN – Türkiye'nin ilk Süryani belediye eş başkanı olan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Februniye Akyol, belediyenin yeni döneminde kente ilişkin projelerini paylaştı. Mardin'de yaşayan bütün kadınlara ulaşmayı ve kadın bilincini açığa çıkarmayı hedeflediklerini ifade eden Februniye, çok dilli bir kent olan Mardin'de dil merkezi açacaklarını dile getirdi. Februniye, kadınlar için ise akademi, kooperatif, yaşam alanları kurulacağının müjdesini verirken, "Ben Süryani kadınlar ve ezilen tüm kadınlar için mücadele edeceğim" dedi.


5 bin yıl önce Mezopotamya'da yeşeren ve uygarlığın gelişiminde önemli rol üstlenen köklü bir kültürün mirasçıları olan Süryaniler, bugüne kadar birçok baskı, ezilmişlik, devlet eliyle gerçekleştirilen faili meçhuller, soykırım politikaları ve zorunlu göçe tabi tutuldu. Devletin yürüttüğü bu yok etme-eritme politikalarına karşı direnen bazı aileler her şeye rağmen kendi topraklarına sahip çıktı. 25 yaşındaki Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Februniye Akyol da topraklarını sahiplenerek direnen ailelerden birisine mensup. Marmara Üniversitesi Sigortacılık Bölümü mezunu ve 8 çocuklu bir ailenin kızı olan Februniye, 30 Mart yerel seçimleri ile Türkiye'nin ilk Süryani Belediye Eş Başkanı oldu. Yaşamının yönünü siyasete çeviren Februniye, "Ben Süryani kadınları ve bu topraklarda yaşayan, baskı gören ve emeği sömürülen, eril zihniyetin gölgesinde kalan kadınlar için mücadele edeceğim" dedi.


'Süryanilik çok zengin ve kadim bir kültürdür'


Süryani kadınlara ilişkin konuşan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Februniye Akyol, günümüzde Süryani kadınların eril zihniyetin ve bölgede yanşanan baskıların etkisiyle geriye itildiğini dile getirdi. "Süryanilik çok zengin ve kadim bir kültürdür" diyen Februniye, Süryaniliğin kökeninin Asurî, Babil ve Tanrıçalar zamanına dayandığına işaret etti. Hıristiyanlıktan sonra ise yine eril zihniyetin etkisiyle Süryanilikte de kısıtlanmışlık söz konusu olduğunu ifade eden Februniye, eskiden Süryani kültüründe kadınların daha ayrıcalıklı ve özgür olduklarını belirtirken, "Fakat bugün Süryani kadının durumu içler acısı. Bir ötekileşme, içe kapanma ve kabuğuna çekilme söz konusudur" dedi.


'Süryani kültürü kadınların eseridir'


Süryani kadınların üretken ve yapıcı bir karaktere sahip olduğuna, fakat yaşam alanlarının çok dar olduğuna sözlerinde yer veren Februniye, "Süryani geçmişine baktığımız zaman el işi telkari ve yemekleri gibi Süryani kültürünün büyük bir bölümü kadınların eseridir. Ama Süryani kadınların üzerinde büyük bir baskı oluştu. Süryani kadınların üzerinde 1915'ten bugüne gelen dönemde Süryani kadınlarıyla evlenmek Hıristiyan kadınıyla evlenmek, kaçırmak cennete girmek vesilesi olarak kullanıldı. O dönemlerde Süryani kadınları üzerinde büyük bir baskı ve kaçırma söz konusuydu. Bunlardan kurtulma sebebiyle Süryani kadınları kapatıldı ve üzerlerinde baskı oluşturuldu günümüze kadar" ifadelerini kullandı.


Süryaniler üzerindeki baskılar kadınlı etkiledi


Februniye, "Biz Süryani kadınları olarak birçok açıdan ve birçok şeyle savaşıyoruz" derken, Süryani kadınların kendilerini özgür gördüklerini fakat özgür olmadıklarını söyledi. Turabdin, Midyat ve çevresinde büyük şehre üniversiteye giden ilk Süryani kadın olduğunu belirten Februniye, "Ben bu yolda ilerlerken çok zorluklarla karşılaştım. Benim dönemimde, yani 2005'te Süryani bir kadının liseye bile gitmesi ayrıcalık olarak görülüyordu. Geçmişte yaşanan zulümlerden dolayı, kız çocukları okutulsa da, sonrasında eve kapatılırdı. Çünkü 'Farkı bir yere giderse zarar görür ve kaçırılır' gözüyle bakılıyordu, geçmişte bunlar yaşandı" dedi. Süryani kadınları kadınlara yönelik baskı ve tecavüzlerin had safhada olduğuna dikkat çeken Februbiye, 90'lı yıllarda Süryanilere yönelik faili meçhullerin de yoğun yaşandığını dile getirdi.


Tüm kadınlara dönük çalışmalar gerçekleştirilecek


Üniversiteyi bitirdikten sonra tekrar Midyat'a geri döndüğünü ve Turabdin Süryani Akademik Birliği Çalışma Grubunun kurucusu olduğunu belirten Februniye, "Bu çalışmadaki temel amacım başta Süryani kadınları olmak üzere Süryani gençleri üniversiteye gitmeye ve kendi kültürel çalışmalarını aktif bir şekilde yürütmeye teşvik etmekti" dedi. Süryani kadınların mücadele etmek için öncelikle kendi aralarında örgütlenmeleri gerektiğini söyleyen Februniye, bu amaçla Süryani kadınlarıyla bire bir görüşmeler gerçekleştirerek var olan bilinci açığa çıkarmayı hedeflediklerine değindi. Sadece Süryani kadınlara değil, bölgede bulunan bütün halklardan kadınlara hitap edeceklerinin vurgusunu yapan Februniye, kadın bilincinin yükseltilmesi amacıyla çalışmalarının olacağını kaydetti. Februniye, ilk defa bir Süryani'nin belediye eş başkanı olduğunu dile getirirken, "BDP'li arkadaşlarla görüşmelerimizde de ortak bir mücadelede içerisinde olduğumuzu gördük ve bu anlamda ortaklaştık. Benim seçilmiş olmam özelikle Süryani kadınlara bir özgüven ve umut kaynağı oldu" ifadelerinde bulundu.


'Kadının görünmeyen emeğini görünür kılacağız'


Sözlerinde Mardin'in çok dili çok kültürlü olması nedeniyle kendi özgünlüğüne uygun olarak bir dil merkezi kuracaklarını paylaşan Februniye, "Partimizin ilk projesi bir dil merkezidir. Ya başlı başına bir dil merkezi ya da her mahalleye kuracağımız halk evinde bir dil merkezi olacak. Bu da halkımızın taleplerine göre değişecek. Bu dil merkezlerinde bir dil merkezinde bu bölgeye özgün diller Zazaca, Süryanice, Mihellemice, Arapça ve Kürtçe gibi birçok dil o merkezde verilecek" dedi. Belediye olarak örgütlenme yolunda olduklarına sözlerinde yer veren Februniye, projeleri arasında kadın akademileri, kadın kooperatifleri, kadın yaşam alanları ve kadın partilerinin kuruluşlarının da olduğuna işaret etti. Februniye, projeleri arasında yer alan kadın kurumları ile kadınların görünmeyen emeğini görünür kılmayı amaçladıklarının altını çizdi.


(ny/gk)