İHD Lice İnceleme Tespit Raporu'nu açıkladı

14:07

JINHA


AMED - Lice olaylarına ilişkin ilçede incelemelerde bulunan İHD Diyarbakır Şubesi,  hazırladığı İnceleme Tespit Raporu'nu kamuoyu ile paylaştı. Raporu açıklayan İHD Genel Başkan Yardımcısı Serdar Çelebi, Lice de yaşanan barışçıl etkinliğin devletin ve siyasi iktidarın bu protesto eylemini görmezden geldiğini, göstericilerin taleplerini dinleyip çözüm bulma yerine olayı askeri birliklere havale ettiğini, protestoyu şiddetle sonlandırma yolunun seçildiğini, bunun sonucu olarak da iki sivil yurttaşın yaşamını yitirdiğini belirterek, "Çözüm sürecinin belirgin olmaması, bölgedeki askeri hareketlilik ve karakol yapımlarının devam etmesi halinde bu ve buna benzer olayların yaşanma riski vardır. Bu nedenle siyasi iktidarın acilen tedbir alması gerektiği belirtiyor ve Lice'deki olaylara ilişkin soruşturmanın başlatılması çağrısında bulunuyoruz" dedi.


İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde askerlerce iki yurttaşın katledilmesi olayının ardından Lice'ye giderek çeşitli incelemelerde bulundu. İncelemenin sonuçlarını raporlaştıran İHD sonuçlarını dernek binasında yaptıkları bir basın toplantısı ile açıkladı. Açıklamaya İHD Genel Başkan Yardımcısı Serdar Çelebi, İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici ile İHD yöneticileri katıldı. Basının yoğun ilgi gösterdiği açıklamada rapora ilişkin görüşlerini belirten İHD Genel Başkan Yardımcısı Serdar Çelebi, Demokratik Çözüm Süreci'nde karakol ve kalekol yapımlarının barışa olan inancı bitirdiğini dile getirerek, AKP hükümetinin ve devletin savaş hazırlığı içerisinde olduklarının gözler önünde olduğunu belirtti.


'Bölge genelinde 341 yeni karakol yapımı ihale edildi'


Serdar, konuşmasının ardından Lice ilçesinde 7 Haziran günü meydana gelen ve iki yurttaşın yaşamını yitirdiği Lice olaylarına ilişkin yaptıkları İnceleme Tespit Raporu'nu şu şekilde açıkladı:


"Elde ettiğimiz veriler ve Milli Savunma Bakanlığı'nın da açıkladığı bilgilere göre, son bir yıl içerisinde bölge genelinde 341 yeni karakol yapımı ihale edilmiş, bunların bir bölümünün yapımı tamamlanmıştır. 341 adet karakoldan 102 adedi inşaatları tamamlanarak, teslim edilirken, 143 karakolun inşaat çalışmalarının devam ettiği, 36 karakolun ise ihale aşamasında olduğu tespit edilmiştir.


- Barış sürecinin başlamasıyla birlikte dikkat çeken konulardan biri de 'güvenlik barajı' olarak tabir edilen barajların yapımına hız verilirken, Şırnak'ın sınır bölgeleri, Dersim ve Siirt başta olmak üzere, bölgenin birçok alanında güvenlik barajları yapıldığı tespit edilmiştir.


- Yaptığımız araştırmalar ve devletin resmi verilerine göre bölge genelinde kırsal alanda askeri güvenlik nedeniyle 820 kilometre 'güvenlik yolu' yapılmaktadır.


- Yine yaptığımız tespitlere göre, Şırnak, Van, Bitlis, Siirt, Bingöl ve Muş illeri ve bağlı ilçelerde toplamda 2000 civarında korucu kadrosu açılırken, bu kadronun bir bölümünün alımı tamamlanmıştır."


'Lice'de katledilen iki yurttaş öldürme kastıyla ateş edilmiştir'


Lice'de askerin ateşli silah kullanması sonucu yaşamını yitiren Ramazan Baran ve Baki Akdemir ile yaralanan Abdullah Akkulu ile ilgili olaya ilişkin ise şu tespitlere yer verildi:


"- Diyarbakır-Bingöl Karayolu'nda 15 gündür devam eden yol kesme eylemi, takriben karayolunun 60'ıncı kilometresinde Lice'ye bağlı Duru (Angul) Karakolu'na varmadan 2-3 kilometre mesafede gerçekleştirilmişken, 2 yurttaşın yaşamını yitirdiği bölge ise, yol kapatma eylemi alanının Bingöl istikametine doğru takriben 8-10 kilometre mesafedeki Biryas (Yukarı Çalıbükü) köyü yakınlarında ormanlık alan olduğu görülmüştür.


- Askerlerin konuşlanmış olduğu alanın yol kesme eyleminin yapıldığı alana uzak olması, bu alanda da herhangi bir eylemselliğin olmadığı tespitlerinden yola çıkarak, askerlerin 'operasyon amaçlı mı' orada olduğu yönünde kuşkular hem bölge halkında hem de heyetimizde oluşmuştur.


- Heyetimiz olay yerinde yaptığı incelemeler sırasında askerin bulunduğu tepelik yerde askeri mevzilerin olduğu, mevzilerde olayda kullanıldığı düşünülen silahlara ait boş kovanlar olduğu görülmüştür. Yine asker mevzilerine yakın bir noktada patlayıcı madde olduğu düşünülen bir cismin 'bubi tuzağı' diye tabir edilen bir yöntemle tel bağlanmak suretiyle tuzaklandığı görülmüştür.


- Yöre halkının askeri birliğin konuşlandığını duyum alması üzerine, muhtemel bir askeri operasyon olabileceği yolunda kaygı ve kalekol yapımlarını protesto amacıyla birliğin bulunduğu alanda gösteri yaptığı tanık anlatımlarıyla da tespit edilmiştir.


- Yine tanık anlatımlarına göre, gösteri yapan grubun 25-30 kişiden oluştuğu, askerin konuşlu olduğu tepe ile göstericilerin arasında 100-150 metre mesafe olduğu, eylem sırasında göstericilerin askerlerin bulunduğu alanı terk etmesi yönünde taleplerinin olduğu ve askerlere doğru yürümeye başladıkları, askerlere yaklaştıktan sonra askerlerin birkaç gaz bombasıyla onları dağıtmaya çalıştığı, başarılı olamayınca da kitlenin üzerine direk ateş açamaya başladığı anlaşılmıştır.


- Olay yeri incelemesi ve görgü tanıklarının anlatımı sonucunda, olayın silahlı bir grubun askeri birliğe saldırısı sonucu çatışma çıktığına ilişkin herhangi bir emareye rastlanılmamış olması ve yine Genelkurmay Başkanlığı'nın yaralanan askerin kurşun yarası almadığı yönündeki açıklamasından yola çıkarak,  2 yurttaşın ölümünden önce herhangi bir çatışmanın çıkmadığı tespiti yapılmıştır.


- Olayda yaşamını yitiren Ramazan Baran'ın vücuduna isabet eden iki kurşununda sırt bölgesinden giriş yapıp göğüs bölgesinden çıktığı dikkate alındığında askerlerin göstericilere arkadan silah sıktığı ve öldürme kastıyla ateş edildiği tespiti yapılmıştır."


'İktidar acilen tedbir almalı ve karakol yapımlarına son vermeli'


Serdar, Lice de yaşanan barışçıl etkinliğin devletin ve siyasi iktidarın bu protesto eylemini görmezden gelerek, göstericilerin taleplerini dinleyip çözüm bulma yerine olayı askeri birliklere havale ederek protestoyu şiddetle sonlandırma yolunun seçildiğini belirtti. Bunun sonucu olarak da iki sivil yurttaşın yaşamını yitirmesine yol açtığını dile getiren Serdar, çözüm sürecinin belirgin olmaması, bölgedeki askeri hareketlilik ve karakol yapımının devam etmesi halinde bu ve buna benzer olayların olma riskinin olduğuna dikkat çekti. Siyasi iktidarın acilen tedbir alması gerektiği çağrısında bulunan Serdar, "AKP acilen karakol yapımlarına son vererek, çözüm sürecinde daha etkin adımlar atmalıdır" ifadelerinde bulundu. Serdar ayrıca, olayın savcılık tarafından etkin bir şekilde soruşturularak sorumluların yargı önüne çıkarılması gerektiğinin vurgusunu yaptı.


'Gençlerin üzerine basından doğru çok baskı uygulandı'


Okunan raporun ardından kısa bir konuşma yapan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, süreçle beraber olarak yerelde valiliklerin ve hükümetin tutumunun çok sert olduğuna işaret ederek, bu tutumun yaşam hakkının ihlaline neden olduğunu ifade etti. AKP tarafından gerçekleştirilen çalıştayda, çözüme dönük açıklamalar yapılmak yerine çözümsüzlüğü dayatan söylemlere yer verildiğini dile getiren Raci, bu yaklaşımın eylemcileri umutsuzluğa düşürdüğünü ve çözüme olan inançlarını azalttığını sözlerine ekledi. Ana Akım medyayı da eleştiren Raci, "Gençlerin üzerine basından doğru çok baskı uygulandı. Evet, yollar kapatıldı ancak basın karakolların gereksizliğine de değinebilir daha objektif haberler yapabilirdi" dedi.


 


(sg-şh/mg)