‘Eğitim sistemi her yerde bilimsel olmalı’
19:31
JINHA
WAN - Eğitim-Sen Van Şubesi Eş Başkanı Şakir Talay, 2011 Van Depremi’nin ardından eğitim-öğretimde yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek, “Eğitim sistemi her yerde bilimsel olmalı, yerel isteklere ve özgünlüklere göre düzenlenmelidir. Kaliteli, donanımlı, insan hak ve özgürlüklerini bilen, uygulayan, demokrat ve evrensel ahlakı benimseyen bireylerin yetiştirilmesi temel amaç olarak benimsenmelidir” dedi.
Eğitim-Sen Van Şubesi, Van’da artan eğitim sorunlarına şube binasında basın toplantısı düzenledi. 2011 yılında yaşanan büyük Van depreminin ardından ortaya çıkan sorunların giderilmediğini söyleyen Eğitim-Sen Van Şubesi Eş Başkanı Şakir Talay, “Yaralar sarılmadı. Van’da deprem sürecini yaşayan her öğrenci hala travmalarla yüz yüzedir. O süreçte il dışına gidip tekrar dönen öğrencilerin hala oryantasyon sorunları yaşadığı bilinen bir gerçektir. Öğrencilere dönük psikolojik be rehberlik süreci etkin işe koşulmadı” ifadelerini kullandı. Eğitim sisteminin, eğitim ve bilim emekçilerinin yıllardır birikerek artan sorunlarını aktaran Şakir, “Eğitim sorunları 2013-2014 eğitim-öğretim yılı süresince katlanarak artmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı çözüm üretmekten çok yeni sorunlar yaratan politika ve uygulamaları nedeniyle eğitim emekçileri, öğrenciler ve veliler sürekli mağdur edilmiştir” ifadelerine yer verdi. AKP hükümetinin, kendisinden önceki iktidarların izinden giderek, eğitim sistemini piyasacı projeler haline getirdiğini kaydeden Şakir, “Angarya çalışma uygulamaları ve son olarak iki yıldır eğitim biliminin en temel ilkelerine meydan okuyarak, hayata geçirdiği 4+4+4 dayatması, derinleştirdiği sorunlarla 2013-2014 eğitim-öğretim yılına damgasını vurmuştur” şeklinde konuştu.
‘Eğitim formalite düzeyinde yürütüldü’
Van Depremi’nin ardından öğretmen ve öğrencilerin bir kısmının uzun bir süre konteynırlarda eğitime devam ettiğini, bir kısmının ise hala devam etmekte olduğunu söyleyen Şakir, “Bu durum öğrencilerin eğitimden kopmalarına, motive olamamalarına ve sürekli deprem travmasıyla yaşamalarına yol açtı” şeklinde belirtti. Yeterli fiziksel imkânın sağlanmamasının kalabalık olan sınıf mevcutlarının daha da artmasına sebep olduğunu dile getiren Şakir, bu durum eğitimin sadece formalite düzeyinde yürütülmesine yol açtığını ve eğitim sorunlarını derinleştirdiğini kaydetti. Eğitimin bir insan hakkı olduğunu belirten Şakir, “Herkesin eğitim hakkından eşit, parasız ve kendi anadilinde yararlanmasının önündeki bütün yasal ve fiili engeller kaldırılmalıdır. Eğitim sistemi her yerde bilimsel olmalı, yerel isteklere ve özgünlüklere göre düzenlenmelidir. Kaliteli, donanımlı, insan hak ve özgürlüklerini bilen, uygulayan, demokrat ve evrensel ahlakı benimseyen bireylerin yetiştirilmesi temel amaç olarak benimsenmelidir” sözlerini ifade etti.
(bs/mg)

