Jonan Lekue'den 'Abdullah Öcalan'a özgürlük' çağrısı

13:15

JINHA


İSTANBUL -'Dünya Deneyimleri ve Liderlerin Rolü Konferansı'nda konuşan Bask Sortu Partisi Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Jonan Luke, Rojava'da çete şiddetini kınayarak, Lice ilçesinde yaşanan olaylar ve yaşamını yitirenler adına duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Kürt hareketinin çözüm sürecine uluslararası kurumları da dahil etmesi gerektiğinin altını çizen Jonan, "Türk yetkilileri Kürt halklarının ve Sayın Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü için elinden geleni yapmaya davet ediyoruz" dedi.


Barış İçin Öcalan'a Özgürlük Platformu'nun, çözüm sürecine katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirdiği dört konferanstan ilki olan "Dünya Deneyimleri ve Liderlerin Rolü Konferansı" devam ediyor. Elit Wold Otel Konferans Salonu'nda gerçekleşen konferansın ilk oturumu, Bask Sortu Partisi Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Jonan Luke'ın "Ülke Deneyimleri ve Liderlerin Rolü- Bask Modeli" sunumuyla gerçekleşti. Konuşmasına Rojava'da gerçekleşen demokratik yaşam modelinin çeteler tarafından yok edilmeye çalışılmasını kınayarak, başlayan Jonan, "Geçen hafta Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yaşanan olaylar ve yaşamını yitirenler adına üzüntümüzü iletiyor ve Rojava'daki çete şiddetini kınıyoruz" dedi.


'Faşistlere karşı ETA oluştu'


Bask ülkesinin Fransa ve İspanya denetiminde üç milyon nüfusa sahip küçük bir ülke olduğunu söyleyen Jonan, "Bask'ın tarihi, 200 yıllık bir süreye sahip İspanya ulus devletinin yaratılmasından öncesine gidiyor. Baskın kabul edilmemesinin ardından Fransa'ya karşı taleplerini dile getirmeye başladılar" diye belirtti. İspanya'daki iç savaştan sonra ETA örgütünün oluştuğunun bilgisini veren Jonan, "ETA, İspanya ve Fransa sınırları içinde yaşayan Bask kökenli topluluğa ait bağımsız bir devlet kurma amacı güden Marksist-Leninist örgütün adıdır. Bask bölgesinde faşist lider Francisco Franco döneminden bu yana kanlı bir çatışma gerçekleşti ve Bask ülkesinde birçok masum insan bu yönetimin eliyle katledildi" ifadesinde bulundu.


'ETA'nın kararlığını gören İspanyol hükümet masaya oturdu'


ETA'nın 40 yıldan uzun bir süredir örgütlü mücadele verdiğini dile getiren Jonan, "Özellikle 1990'larda Bask bölgesindeki yurttaşlar kendi kaderlerini tayin etme mücadelesi verdi. Bunca kan ve mücadeleye rağmen faşist İspanyol yönetimi hiçbir zaman geri adım atmadı ve katliamlarına devam etti. İspanya'nın kuzeydoğusundaki ve Fransa'nın güney batısındaki Bask bölgesinin bağımsızlığı için 1968 yılından bu yana faaliyetlerde bulunan ETA, zaman içinde kültürel hakların savunuculuğu düzleminden, silahlı eylem biçimine yöneldi. Bu mücadeleye halk da destek verdi" şeklinde konuştu. Jonan, "Yıllarca verilen mücadelenin ardından ETA'nın kararlığını gören İspanyol hükümet, 2006 yılında ETA ile müzakere dönemini başlattı" diye kaydetti.


'İspanyol hükümet sürece sahip çıkmadı'


Çözüm sürecinin başlamasıyla beraber birçok aksaklıkların yaşandığını ifade eden Jonan, "Özellikle İspanyol hükümet barış sürecini başlatmasına rağmen, barışa dair hiçbir adım atmıyordu. Bu süreçte şeffaflık yoktu iki tarafta sorumluluklarını yerine getirmedi. Siyasi partiler arasında da anlaşmazlık olunca çözüm süreci durdu çok taraflı şiddet yaşandı. İspanya'da siyasiler hapse atıldı, sonrasında ETA'nın tekrar silahlanması başladı. Çünkü Bask bölgesi, yeni bir çerçeve oluşturamıyordu. Ve çözüm süreci denen hiçbir olgu ortada kalmadı" ifadelerinde bulundu.


'Çözümü halk sahiplendi'


Basklıların başlayan çözüm sürecini sahiplendiğini ifade eden Jonan, "Süreçle beraber Bask Lideri Arnaldo Otegi öncülüğünde 'Ülke ayağı kalk' kampanyası başlatıldı ve tüm Bask bölgesinde yaşayan halk, çözüm sürecine ilişkin örgütlendirildi. Halkın, neden çözümü istedikleri konusunda fikirleri olmalıydı. Bu çok önemliydi ve özellikle bu konuya hassasiyetle yaklaşıldı" diye belirtti. Çözüm sürecinin sekteye uğramasının, sürecinin bitmesi anlamına gelmediğini söyleyen Jonan, Bask'ın artık kendi kaderini tayin etmesi konusunda bilincin uyandırıldığını ve bu bilincin tekrar uyutulamayacağı derecede örgütlülüğün başlatıldığını ifade etti.


'Hükümet sürece dahil olmak zorunda kaldı'


"Çözüm sürecine ilişkin devletten hiçbir zaman bir garanti gelmedi" diyen Jonan, İspanyol hükümetinden çözüme dair herhangi bir adımın gelmemesiyle beraber, Bask'ın çözümü uluslar arası düzeye taşıdığını belirtti. Brüksel deklarasyonuyla beraber Nelson Mandela, Desmond Tutu gibi isimlerin Bask sürecine aktif katıldığına dikkat çeken jonan, "Mandela ve Tutu'nun ardından yüzlerce barış aktivisti ve siyasi liderler Bask sürecine katkıda bulundu. Bu nedenle halk aslında kendi barış sürecini başlatmış oldu. Artık sürecin tek taraflı yürümesi pek önemli değildi. Önemli olan sürecin ne derecede ilerlediği oldu. Bunu gören İspanyol hükümeti sürece tekrar dahil olmak zorunda kaldı" ifadelerine yer verdi.


'ETA silahsızlanmaya davet edildi'


Jonan, "Nihayetinde yeni bir anlaşmayla beraber tüm tarafların katılımıyla 2011 Eylül'de uluslararası ateşkesin başlaması için ETHA'ya önerilerde bulunuldu. Son olarak her iki işleyen tarafta hem BASK'ın içinden gelenler ve uluslararası barış aktivistleri bir araya geldi" diye belitti. Çözüm sürecinin dünyanın tüm siyasi aktörleriyle desteklendiğine dikkat çeken Jonan, "Dünyanın birçok yerinden iş insanları ve uluslararası barış aktivistleri İspanya hükümetinin yeni yapılanmasına katkı sağladı ve yeni önerilerde bulundu. Bu kişiler, aynı zamanda çözüm için ETA'yı silahı bırakmaya davet ettiler. Bu süreçte ETA, İspanya ve Fransa bir araya gelerek Bask bölgesinin geleceği için yeni bir diyalogu başlattı" şeklinde konuştu.


'ETA çözüm için silahları bıraktı'


Yeni bir çözüm sürecinde ETA ve İspanya hükümetinin karşılıklı adımları attığına dikkat çeken Jonan,"ETA çözüm sürecinin başlangıcında sonsuza dek silahı bırakma kararı aldı. ve o günden bu güne ETHA çatışmıyor. O zamana uluslararası boyutla baktığımızda IETHA deklarasyonunun çok öneli olduğunu görüyoruz. Şu ana bu süreç sayesinde çok önemli yol kat edildi" diye konuştu. Bask'ın sosyal ve politik yapılanmasında ETA ve hükümetin bir araya oturarak, mahkumların serbest bırakılması ve sürgün edilenlerin geri getirilmesi konusunda sonuca oluştuğunun altını çizen Jonan, "Bask ülkesindeki halk, hak ihlallerinin tazmin edilmesi ve bir daha yaşanmaması uluslar arası mahkemelerde kabul edilmesini istiyor. Bu adım çok önemlidir. ETA şu anda devletin yaptığı işkenceler ve terörizminin kınanmasını istiyor ve biz bu konunun üzerinden ciddi bir şekilde duruyoruz" dedi.


'Tutuklular serbest bırakıldı'


Çözüm süreçlerinin devletin katılımıyla gerçekleşmesi gerektiğini vurgulayan Jonan,"Geçtiğimiz yıl Bask barış sürecinin ilerletilebilmesi için sosyal forum düzenlendi. Sosyal forumda farklı siyasal aktörler, 12 uluslararası çözüm süreci uzmanları ve 500 barış aktivisti katılım gösterdi. Bu sosyal forumda, ETA'nın militer döneminin son bulması, tutukluların serbest bırakılması ve sürgündekileri geri getirme konuları ciddi bir şekilde konuşuldu. Çünkü bu sürece yurttaşların da dahil olması gerekiyordu ve bu nedenle tutuklular serbest bırakılmalıydı. Şu anda bağımsızlıkçı sol partinin geçtiğimiz yıl aldığı kazanımlara baktığımızda, birçok deneyim ve kazanımlara sahip olduğumuzu görür" diye kaydetti.


'İspanya en büyük cezayı seçimlerde aldı'


Çözüm süreciyle beraber yetmişten fazla tutuklunun serbest bırakıldığını ifade eden Jonan, yüzlerce sürgünün geri getirildiğini belirtti. Çatışmaların son bulması için devlet terörüyle mağdur edilen kişilerin tespit edilmesi ve bunun giderilmesi için yasal işlemlerin de yapıldığını söyleyen Jonan, İspanya hükümetinin yıllarca sürdürüldüğü anti-demokratik tutumunun geçirdiğimiz seçim süreciyle beraber cezalandırıldığını belirterek, "Hükümet geçtiğimiz seçim sürecinde az oy alarak ceza aldı" ifadesinde bulundu.


'Türkiye'yi barışa davet ediyoruz'


Jonan, Bask sürecinin kısmen başarıya ulaştığını ifade ederek, "Hala bir çatışma var ama Bask ülkesinde çatışmalar dahi biraz daha demokratikleşti. Müzakere sürecini, küresel bir mücadeleye çevirmek lazım. Kürt hareketi tüm çözüm sürecine uluslararası kurumları da dahil etmeli. Bu olmadığı halde süreç tek taraflı ilerler. Bask olarak, Türk yetkililerden müzakere sürecine katkıda bulunmasını istiyoruz. Türk yetkilileri Kürt halklarının özgürlüğü için ve Sayın Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü için elinden geleni yapmaya davet ediyoruz" dedi.


Oturum verilen aranın ardından Jonan'ın "Bask sürecinde liderlerin rolü ve konumu" başlıklı sunumuyla devam edecek.


(at-zd/mg)