‘Dünya Deneyimleri’ konferansı devam ediyor
14:44
JINHA
İSTANBUL – ‘Barış İçin Öcalan’a Özgürlük Platformu tarafından düzenlenen 'Dünya Deneyimleri ve Liderlerin Rolü’ konferansı soru cevaplarla devam ediyor.
"Barış İçin Öcalan’a Özgürlük Platformu’nun, çözüm sürecine katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirdiği dört konferanstan ilki olan “Dünya Deneyimleri ve Liderlerin Rolü Konferansı” devam ediyor. Bask Sortu Partisi Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Jonan Luke’ın “Ülke Deneyimleri ve Liderlerin Rolü- Bask Modeli” sunumuyla devam ediyor. Konuşmasına “Bask Modeli’nde liderlerin rolü” sunumuyla devam eden Jonan, ETA lideri Anordu Otegi’nin süreçteki katkısını anlattı. Bask ulusal strateji değişiminin Anordu Otegi’nin başlattığına dikkat çeken Jonan, Anordu’nun ETA üyeleriyle birlikte barış görüşmeleri yaptığı bir sırada 2009 yılında İspanyol hükümeti tarafından gözaltına alınıp tutuklandığını söyledi. Bu duruma “İspanyol devleti, barış çabalarına insanlarını gözaltına alarak cevap verdi” diye tepki gösteren Jonan, “Anordo Otegi şu anda cezaevinde barış sürecine katkıda bulunmak üzere mektuplar yazıyor. İspanyol hükümeti, bu çatışmanın çözümü için tarihsel bir fırsatı kaçırıyor” dedi.
Sunumunun ardından oturum, katılımcıların Bask deneyimlerine ilişkin sorularıyla devam etti.
‘Kadınlar Bask sürecine katılım ağı oluşturdu’
Avukat Eren Keskin’in “Siyasete katılım konusunda Bask sürecinde kadınların katılımı ne düzeydedir” sorusuna cevap veren Jonan, “Diyalog sürecine katılan kadınlar var. Fakat bir kadın hareketi bakımından yok. Birkaç yıl önce kadınların sesi adlı başarılı bir platform oluşturuldu. Farklı politik görüşlerden bir araya gelen kadınlar, bu ağ içerisinde bir raya geldi. Şu an bu ağ pek güçlü değil. Fakat bu ağın güçlenmesini umut ediyoruz” şeklinde konuştu.
‘ETA devletten bağımsız silahsızlanma kararı aldı’
Abdullah Öcalan’a Özgürlük Platformu imzacılarından sanatçı Ferhat Tunç'un “Bask çözüm sürecinde ETA’nın tek taraflı silahsızlanmasının nedeni nedir? Çözüm sürecinin yanlış yöne evrilmesi noktasında alternatifiniz nedir?” sorusunu yanıtlayan Jonan, “ETA silahsızlanmayı devletten bağımsız bir şekilde aldı. ETA, silahlı çatışmanın demokratikleşmeye giden yolda olan en iyi olmadığı kararı ortaya çıktı. Ve ETA, halkın çoğunluğunun aldığı silahsızlanma kararı aldı. Silahsızlanma devletin talebi değildi. Fakat ETA şu an devletin de silahı bırakmasını istiyor ve bu konuda çağrıda bulunuyor. Sortu Partisi’nde demokratik bir çevre ve istiyoruz. Demokrasinin sosyal adaleti daha doğru bir şekilde ortaya çıkaracağını düşünüyoruz. Bunun dışında bir alternatifimiz yok. 50 yıldır bir çatışma başladı ve bunun olması için çözüm sürecinin dışında başka bir alternatifimiz yok. Biz kendimizi şu anda tamamen çözüm sürecine başlattık” sözlerine yer verdi.
‘Çözümün dünya çapında konuşulması gerek’
Özgür Gündem köşe yazarı Metin Yeğin’in “Barış sürecini uluslararası düzeye neden taşımaya çalışıyorsunuz?” sorusuna, Bask ülkesinin tüm dünyanın haberdar olduğu için çözüm sürecine siyasi kişiliklerin katılımıyla güçleneceğini düşündüklerini cevabını veren Jonan, “Uluslararası düzeyde barışın konuşulması dünya açısından çok önemlidir. Barış süreci dünya çapında konuşulması ve bu anlamda hareket edilmesi süreci hızlandırır” ifadesinde bulundu.
‘Bask bölgesinde birçok kimlik yaşıyor’
Katılımcılardan gelen, “Bask bölgesinde yer alan halkların çok kimlikli mi ve kadınlar bu süreçte neden aktif yer almıyor” sorusunu Jonan, “Bask bölgesinde tek kimlikli bir yapı söz konusu yok. Kimliklerin zenginliği gibi dini inanç zenginlikleri var. Halkının yüzde 50’sinden fazlası İspanyol. Çünkü Bask bölgesi, birçok İspanyol’un Bask bölgesinde yaşamasına demokratik zemin hazırladı. Biz buna renklilik olarak bakıyoruz. Bask bölgesinde barış için mücadele eden kadınların çoğu şuan cezaevinde. Yüzlerce kadın sayısız işkencelerden geçti. Bu mücadeleye rağmen şu an Bask sürecinde kadınlar yeterince görünür değil. Bu konuyu bence bir daha konuşmalı ve kadınların sürece daha aktif bir şekilde katılması için çağrıda bulunulmalı” ifadelerine yer verdi.
‘Sendikalar siyasal süreci hızlandırıyor’
Katılımcıların, “Bask bölgesinde asimilasyon ve STK mücadelesi ne düzeydedir” sorusuna Bask bölgesinde yaşayan halkın yıllarca asimilasyona uğradığı cevabını veren Jonan, Faranco döneminde “Bask’ı İspanyollaştırın” emriyle bölgede cunta başlatıldığını söyledi. Jonan, “Bask halkı yıllarca kendi bayrağını saklamak zorunda kaldı. Bayrağı taşıyanlar yıllarca ceza yedi. Okullarda İspanyolca eğitim verildi. Fakat Kürdistan’daki asimilasyon politikalar daha şiddetli bir şekilde. Sorunlarımız aynı ama Kürdistan’da bu sorunlar kendini daha katı bir şekilde gösteriyor. Bask bölgesinde yer alan STK ve sendikaların çoğunluğu politik faaliyet gösteriyor. Bölgede bağımsızlık yanlısı solcu sendikalar ve tam demokratik yaşamı benimseyen sendikalar var. Sendikalar, siyasi aktörlerin süreçte daha iyi yer almasını sağladı” dedi.
Oturum katılımcıların sorularıyla devam ediyor
(at-zd/mg)

