‘Barışa giden yolda Türkiye elinden geleni yapmalı’

17:46

JINHA


İSTANBUL – Dünya Deneyimleri ve Liderlerin Rolü Konferansı'nda konuşan Kolombiya Sussex Üniversitesi Küresel Araştırmalar Okulu Öğretim Üyesi DR. Andrei Gomez-Suarez, “Türkiye’de gerçek anlamda barışın sağlanması için hükümetin kendini korumaya almasından vazgeçmesi gerekir. Barış için hükümetin yapacağı en büyük adım müzakere sürecini başlatması ve bu süreç için elinden geleni yapmasıdır” dedi.


Barış İçin Öcalan’a Özgürlük Platformu tarafından düzenlenen “Dünya Deneyimleri ve Liderlerin Rolü Konferansı” devam ediyor. İki oturumdan gerçekleşen konferansın ikinci bölümünde Kolombiya Sussex Üniversitesi Küresel Araştırmalar Okulu Öğretim Üyesi Dr. Andrei Gomez-Suarez, “Ülke Deneyimi ve Liderlerin Rolü-Kolombiya Modeli” konulu sunum gerçekleştirdi. Kolombiya’nın son 50 yıldır bir çatışma sürecinde olduğunu belirten Andrei, çatışmada binlerce yurttaşın katledildiğini ifade etti. Kolombiya’da çözüm süreci için Kolombiya hükümetinin yeni bir entegrasyona girmesi gerektiğini vurgulayan Andrei, “Savaşa son vermek ve başka cinayetleri sonlandırmak için yeni bir adım atılması gerektiğini düşündük. Bu anlamda demokrasi için dürüst politikacıların belirlenmesi için seçim sürecine girdik. Bunun olması dahilinde Kolombiya’da insanlar katledilmeyecek” dedi.


‘Sürece tanıkların olması şart’


Andrei, “Ülkede önemli bir örgüt olan FARC ve hükümet arasında 6 aylık gizli görüşme gerçekleşti. Venezüella Başkanı Victor Chavez öncülüğünde silahsızlanmaya dönük kırsal kalkınma siyasi katılım, uyuşturucu kaçakçılığı ve mağdurları konusu üzerinde duruldu. İlk noktada taraflar anlaştı. Tarafların aldığı başka bir konu da müzakerelerin Havana’ya taşıması oldu. Resmi görüşmeler Ekim 2012’de Oslo’da başlatıldı. Küba, Şili, Norveç ve Venezüella da bu sürece dahil edildi. Bu sürecin tanıklığı anlamında önemliydi” diye konuştu.


‘Süreci sabote edenler oldu’


Sürece ilişkin 26 görüşmenin gerçekleştirildiğinin altını çizen Andrei, çözüm sürecini sabote etmeye dönük Kolombiya’da birçok provoke olayların gerçekleştirildiğini söyledi. Daha önce yapılan müzakereler süreci içerisinde tarım ve kırsal kalkınma anlamında sonuca varıldığını belirten Andrei, bu anlaşmaların doğru bir şekilde ilerleyebilmesini süreç içerisinde görebileceklerini kaydetti. Yapılan müzakerelerin kapalı kapılar tarafından ilerlediğini söyleyen Andrei, “Tarafların istemi doğrultusunda konuya ilişkin kararlar, kamuoyu ile paylaşılabilir. Ancak iki taraf da yıllardır birbirini katlettiği için müzakerenin gizliliği esas alınıyor.


‘Müzakere kapalı kapılar arkasında yapıldı’


Andrei, FARC’ın 1960’lardan bu yana yaşanan çatışmalarda binlerce yurttaşın katledildiği ve bu nedenle çatışmanın maliyetinin çok fazla olduğunu savunduğunu belirtti. Müzakerelerin altıncı ayında silahların bırakılması konusunun tartışıldığını belirten Andrei, “Müzakerelerde, silahlı çatışmanın asıl nedeninin uyuşturucu kaçakçılığı olduğu fikri ortaya çıktı ve bu konu üzerine altı ay konuşuldu. Anlaşmalara varıldıkça mutabık bırakılan konuların ardından taraflar Kolombiya halkına, Havana’da ne olup bittiği konusunda teknik komite aracılığıyla aktarımda bulunuldu” diye belirtti. Müzakere sürecinde yurttaşların sürece dahil edilmediğini ifade eden Andrei, “Örneğin tarım reformu konusunda çiftçiler sürece dahil edilmedi. Uyuşturucu reformunda ise siyasi kanatlar bu sürece dahil edilmedi. İnternet üzerinde yapılan anket sonucunda ise Kolombiya halkının en temel sorunun yoksullukla boğuştuğu konusu oldu. Bu sonuçlar Havana’da tartışıldı” sözlerine yer verildi.


‘Kolombiya hükümeti özür diledi’


Kolombiya hükümetinin çatışma sürecinde gerçekleştirdiği katliamlara ilişkin özür dilediğini ifade eden Andrei, Kolombiya’da FARC’ın ateşkes ilan ettiğini söyledi. Andrei, “Ateşkes, geçiş sürecindeki adaletin sağlanması için hükümetin şiddet uygulamasının kapılarını kapatıyor. Fakat hala savunma bakanlığı tarafından FARC kamuoyuna terörist diye tanıtılıyor. Bu yaklaşımlar barış sürecinin önüne konmak istenen engelleridir” ifadesinde bulundu. Kolombiya’daki barış sürecindeki kazanımlara dikkat çeken Andrei, “Tarım reformu konusunda bir anlaşmaya ulaşılması önemli bir anlaşma yapılacak. Toprak tazminat reformu hazırlanacak. Verimli olan ve olmayan yerler çiftçiler arasında bölüştürülecek. Kırsal kesimi metropol kesimiyle birleştirmek için adımlar atılacak. Siyasi katılımla ilgili anlaşma kapsamlı bir güvenlik mekanizması oluşturulacak. FARC üyeleriyle ilişkilenenlerin güvenliğini oluşturma ve FARC üyelerinin siyasete katıldığında güvenliklerini oluşturma sağlanacak. Yasa dışı uyuşturucu sorunun çözülecek. Kolombiya’da uyuşturucudan kazanç elde eden örgütler ortadan kaldırılacak. Uluslararası sistemde kalan paranın izlenmesi için sistem oluşturulacak. Ölümler ve kayıplar konusu üzerinde durulacak. İki tarafında silahlı çatışmada kayıplar verdiklerini tanıması ve mağdurların tazmin edilmesi sağlanacak” şeklinde konuştu.


 ‘Türkiye hükümeti elinden gelenin en iyisini yapmalı’


Kolombiya’da çatışma mağdurları için bir araya gelen örgütlerin olduğunun altını çizen Andrei, örgüt içerisinde birçok senatörün yer aldığını belirtti. Türkiye’de gerçekleşen çözüm sürecine ilişkin konuşan Andrei, “Barışa giden yolda Kolombiya’da halk aslında tarafların aynı olduğunu fark etti ve bu nedenle çözüme gitti. Çözüm için tarafların kendilerini koruduğu bir çözüm süreci her zaman sekteye uğrar. Bu nedenle Türkiye’de gerçek anlamda barışın sağlanması için hükümetin kendini korumaya almasından vazgeçmesi gerekir. Barış için hükümetin yapacağı en büyük adım müzakere süreci başlatması ve bu süreç için elinden geleni yapmasıdır” dedi.


(at-zd/mg)