Aleksandro Capuzzo'dan Suriye savaşına karşı örgütlenme çağrısı
08:48
Zehra DOĞAN/JINHA
SARAYBOSNA - Suriye'de yaşanan savaş politikalarına dikkat çeken Bosna Barış Hareketi Üyesi Ernada Abdıbegoviç, "Rojava halkının Suriye'de gerçekleşen savaş politikalarına karşı demokratik özerkliğini ilan etmesinin önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. Rojava halkının ilan ettiği demokratik yaşam modeli herkesçe örnek alınmalıdır" dedi. İtalya Barış Hareketi Üyesi Aleksandro Capuzzo da, tüm barış aktivistlerini Suriye savaşına karşı örgütlenmeye çağırdı.
Tüm dünyanın yüzyıllarca savaşmasına neden olan 1. Dünya Savaşı'nın üzerinden yüzyıl geçti. Avusturya-Macaristan prensinin Sırp milliyetçileri tarafından vurulmasıyla başlayan 1. Dünya Savaşı'nın üzerinden 100 yıl geçti ancak savaş politikaları halen devam ediyor. Uluslararası egemen güçler tarafından sürdürülen savaş politikalarının son bulması için dünya barış dinamiklerinin bir araya gelerek dünya savaşlarına son vermesi gerektiğini belirten Bosna Barış Hareketi Üyesi Ernada Abdıbegoviç , "Bosna'da yaşanan savaşlar nedeniyle halk sayısız acı çekti ve bu travmayı hala atlatamadı. Bununla beraber Ortadoğu'da da halklar hala acı çekiyor. Bu yaşananların bir an önce önlenmesi gerekiyor" diye konuştu.
'Suriye egemenlerin savaş arenasına dönüştü'
Savaşların egemen güçler tarafından devam ettirildiğini dile getiren Ernada, "Şu an Suriye'de yaşanan savaşlar, yüzyıllar önce başlatılan savaş politikalarının bir devamıdır" dedi. Suriye'deki savaşın pek çok tarafının olduğunun altını çizen Ernada, Suriye'de ilk olarak halk ayaklanması başlatıldı. Dış egemen güçler halkların başlattığı ayaklanmayı kendi savaş politikalarına çevirerek, kirletti. Suriye'de birçok çetelerden söz etmek mümkün. Bu çeteler egemen güçler tarafından besleniyor. Uluslararası barış kurumları Suriye'deki savaşla daha fazla ilgilenmeli ve barışı getirmeli. Ben Ortadoğu'da halkların bir araya gelememesini bir türlü anlayamıyorum. Egemen güçlerin Ortadoğu'da böylesi kirli bir savaşı sürdürmesi söz konusu iken Ortadoğulu halkların örgütlenerek demokratik bir yaşam için egemenlere karşı mücadele etmesi gerekiyor. Ortadoğu, yine Ortadoğulu halkların mücadelesiyle kurtuluşu sağlayabilir" dedi.
'Rojava halkının demokratik yaşam modeli örnek alınmalı'
Rojava halklarının Suriye'de gerçekleşen savaş politikalarına karşı demokratik özerkliğini ilan etmesinin önemli bir adım olduğunun altını çizen Ernada, "Şu an Rojava'da halkın ilan ettiği demokratik bir yaşam modeli var ve bu model örnek alınmalıdır. Çeteci güçler, Rojava halkının ilan ettiği yeni yaşam modeline karşı katliam gerçekleştiriyor. Üstelik bunu din adı altında yapıyor. Suriye ve Rojava'da sorunun Müslüman veya Hıristiyan olmaktan kaynaklı olduğunu düşünmüyorum. Temel amaç bence halkı sömürerek yeni bir sömürge politikasını uygulamaktır. Egemenler bu politikayı çok iyi bir şekilde yıllardır zaten yapıyor. Din adı altında Rojava'da katliamları gerçekleştirenlerin din ile pek alakalı olmadığını tüm dünya zaten biliyor" ifadelerinde bulundu.
'Barışı konuşan bunca insan varken…'
Saraybosna'da gerçekleştirilen Dünya Barış Etkinliği ile dünyanın birçok ülkesinden barış aktivistlerinin bir araya gelerek barış üzerine konuştuğunu söyleyen İtalya Barış Hareketi üyesi Aleksandro Capuzzo ise, "Uluslararası barış etkinlikleri tüm dünya halkları için çok önemlidir. Saraybosna'da gerçekleşen barış etkinliği tüm dünya için çok önemlidir. Bu kentte yüz yıl önce bir savaş başladı ve o günden bu yana başlatılan savaş bir şekilde kendini farklı kılıflarla gösterdi" dedi. Yapılan barış temalı panellerin güçlü geçtiğini ifade eden Aleksandro, "Savaşın yıllarca sürdürüldüğü Saraybosna'da barışı konuşmak çok anlamlıydı. Bu anlamda çok duygulandım. Barışı konuşan bunca insan varken hala savaşların yaşanmasını çok anlamsız buluyorum" diye konuştu.
Suriye savaşına karşı örgütlenme çağrısı
Savaşın Suriye üzerinden hala devam ettiğine dikkat çeken Aleksandro, "Şu an Suriye'de dünya savaşı gerçekleşiyor. Suriye'deki bölücü çeteler, sömürgeci güçlerin gönderdiği birer güçtür aslında. Bunu böyle okumak gerek. Bu nedenle Suriye tablosuna bakan dünya halkları kimin haklı, kimin halksız olduğunu kestiremiyor. Çünkü Suriye tablosu uzaktan bakıldığında savaşların yoğun yaşandığı ve masum hakların katledildiği kirli bir arena olarak görünüyor" dedi. Aleksandro, "Uluslar arası birçok güç var orada ve kimin haklı, kimin haksız olduğunu kestiremiyoruz. Beni özel olarak ilgilendiren orada suç ve şiddetin uygulandığıdır. Şiddeti uygulayanlar Suriye'den temizlenmeli. Suriye halk ayaklanmasıyla başladı ancak şu anda egemenlerin çetelerini gönderdiği bir arenaya döndü. Uluslar arası barış güçleri Suriye'de yapılan hak ihlallerine karşı ayağa kalkmalı ve bu çetelerin oluşturduğu kirliliği temizlemeli. Tüm barış aktivistlerini Suriye savaşına karşı örgütlenmeye davet ediyorum" diye çağrıda bulundu.
'Savaşı isteyenler kadar barışı isteyenler de var'
"Suriye'de gerçekleşen savaş kirliliğinin bir barış masası oluşturularak sonlanabileceğinden umutluyum" diyen Aleksandro, "Dünya'da savaşı isteyen ve savaş üzerinden rant sağlayan güçlerin olduğu kadar barışı isteyen ve güzel bir dünya umut eden barış dinamikleri de var. Bu nedenle, barışı isteyenlerin yapılan hak ihlallerine karşı, uzak veya yakın demeden çalışması gerekiyor. Şu an Suriye'de sivil halk katlediliyor ve bunun olmaması için elimizden geleni yapmalıyız" şeklinde konuştu.
'Halk direnişi özgürlükle son bulmalı'
Ukrayna'da geçtiğimiz aylarda Ukraynalıların yönetime karşı başlattığı eylemlerin olumlu yönde evrildiğini ifade eden Aleksandro,"Ukrayna'da halk ayaklanması benim açımdan doğruydu. Oradaki halk ayaklanmasına haklı veya haksızın dışında bakmak gerekirse, halkın kendine başına başlattığı eylemlilikler yine aynı şekilde sürdürüldü. Yani Ukrayna'daki ayaklanmaya egemen güçler dahil olamadı. Bu nedenle çirkin bir savaş arenasına da dönmedi. Suriye'de böyle kalmalıydı. Fakat olmadı. Çünkü Ortadoğu'da yeraltı zenginliği söz konusu ve egemen güçler bunu fırsat bilerek ayaklanmaya dahil oldu" diye belirtti. Halkların haklı direnişinin özgürlükle son bulması gerektiğinin altını çizen Aleksandro, "Bu gün Rojavalılar bunu gerçekleştiriyor. Fakat çeteler tarafından engelleniyorlar. Rojava'daki örneğin tüm Suriye'ye yayılması için masaya oturulup yeni bir yaşam modeli için çalışmak gerek" dedi.
(ag-zd/mg)

